28.02.2008 02:51
Tersane cehenneminde direniş: "Artık yeter!"
"Tersaneler cehennem, işçiler köle kalmayacak!"
(28.02.08) – DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası’nın peş peşe gelen işçi ölümleri sonrasında yaptığı ‘fiili grev’ çağrısı dün sabah saatlerinde başlatıldı. Onlarca işçi saat 06.30 sularında polis terörüyle karşı karşıya kaldı. Limter-İş yöneticileri, TÜMTİS üyeleri ve bazı kurum temsilcilerinin yer aldığı yaklaşık 100 kişilik kitle Tuzla Gemi Tersanesi önünde yolu trafiğe kapatarak işe gitmek isteyen işçilere iş bırakma çağrısı yaptılar. Yolu kapatma haklarının meşru ve demokratik bir hak olduğunu söyleyerek yolu açmadılar ve polis terörüyle karşı karşıya kaldılar.
Sabah saatlerinde polis terörü!
Saat 06.00’da Tuzla Gemi önünde önlükleri ve pankartlarıyla yolu kapayan ve işçilere işe gitmeme çağrısı yapan Limter-İş üyelerine “yolu kapatmayın!” çağrısı yapan kolluk güçleri müdahale ettiler. Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Cem Dinç, Sendika Genel Sekreteri Kamber Saygılı, Limter-İş üyeleri ve eyleme destek verenler dövülerek gözaltına alındılar.
Gözaltına alınanlar arasında TÜMTİS İstanbul Şube Başkanı Çayan Dursun ve Şube Sekreteri Ali Rıza Atik de yer alıyordu. Polis saldırısına karşı militanca direnen ambar işçileri dövülerek alındılar. Limter-İş yöneticileri, Limter-İş üyeleri, Tekstil Sen Genel Başkanı Ayşe Yumli Yeter’in yanısıra ESP ve Halkevleri’nden de gözaltına alınanlar oldu. Emekli-Sen Kartal Şube Üyesi bir emekli de gözaltına alınanlar arasındaydı.
TİB-DER’den “grev!” yürüyüşü!
Gözaltıların ardından işe gidiş saatinin yaklaşması nedeniyle tersanelere işçi gelişi hızlandı. Tuzla tersaneler havzası bu saatten itibaren eylem yerine döndü. İçmeler Tren İstasyonu’nda toplanan Tersane İşçileri Birliği üyeleri davul zurna eşliğinde grev halayı çektiler. Ardından Tuzla Gemi Tersanesi önüne doğru yürüyüşe geçtiler. “Gemileri yaktık geri dönüş yok!” pankartını açan TİB-DER üyeleri “Artık ölmek istemiyoruz!”, “Gemileri yaktık geri dönüş yok!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Katil GİSBİR hesap verecek!”, “Tersane işçisi köle değildir!” sloganlarını attılar. Tersane İşçi Kurulu da yürüyüşe dövizlerle katıldı. TİB-DER pankartı arkasındaki kitlenin sayısı barikatın açılmasının ardından 500’e ulaştı.
Selah Tersanesi önüne gelen tersane işçilerinin önü çevik kuvvet barikatıyla kesildi. Polis barikatının kurulduğu dakikalarda Limter-İş pankartını açan bir grup da Aydıntepe Tren İstasyonu tarafından Selah Tersanesi önüne doğru ilerliyordu. TİB-DER kitlesinin önünü kesen polis bir süre sonra barikatı kaldırdı ve yürüyüş tüm coşkusuyla kaldığı yerden devam etti. Coşkulu ve gür sloganlarla Limter-İş kitlesi ile Tuzla Gemi Tersanesi önünde buluşan TİB-DER ve Tersane İşçi Kurulu ortak sloganlar attılar.
Dar grupçu ilkel zihniyet bir kez daha sahnede...
Tuzla Gemi önünde buluşan ve sayısı her geçen dakika artmaya devam eden kitle gözaltıların serbest bırakılmasını talep eden sloganlar attı ve kararlılığını gösterdi. Tam da bu noktada Haydarpaşa’dan yola çıkan DİSK yürüyüş kolunun gelişene kadarki ‘oyun’ başladı. Limter-İş üyeleri TİB-DER’in kitlenin toparlanması ve Tuzla Gemi Tersanesi önündeki etkinliğinin gücüyle ilk etapta Tersane İşçi Kurulu ve TİB-DER’le ortak davranmayı tercih ettiler. Ancak, megafondan yapılan tüm çağrıların Limter-İş pankartı arkasında yer almaya kitlenmesi bir sonraki adımda yaşanacak gelişmeleri müjdeler gibiydi.
Bekleyiş devam ederken TİB-DER yöneticileri tüm güçleriyle kitleye ajitasyonlar çekerek sloganlar attırdılar. Emekli-Sen Kartal Şube Başkanı Yılmaz Gündoğdu, SES Anadolu Şube Yöneticisi Kadir Baydemir, Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Hava-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Munzur Pekgüleç kitleye yaptıkları konuşmalarda sarı sendikal anlayışa karşı mücadelenin yanısıra tersane işçilerinin örgütlü mücadelesine çağrı yapan konuşmalar gerçekleştiler. Konuşmaların bir kısmı ise “Limter-İş’te örgütlen!” çağrısı üzerine oturtulmuştu.
Burada söz alarak kitleye seslenen Tersane İşçileri Birliği Başkanı Zeynel Nihadioğlu, sabah erken saatlerde yaşanan polis terörünü kınayarak tersaneler havzasında ortak mücadelenin önemine vurgu yaptı. Nihadioğlu konuşmasında şunları söyledi: “Tersane patronları bugüne kadar bizleri iliklerimize kadar sömürdü, sigortalarımızı, ücretlerimizi, yaşam hakkımızı gaspettiler. Bugüne kadar bizleri aşağıladılar, insan yerine koymadılar. Ama artık yağma yok. Şimdi bu birliktelik onlara korku salacak. Eğer biz bu birlikteliğimizi koruyabilirsek kazanan daima biz oluruz. Bizim güçlü bir tarihimiz var. İlk grevi 1872’de biz yaptık. ‘80 darbesinden sonra ilk grevi yine biz yaptık. Biz bu mirasa sahip çıkmalıyız. Tersane patronları gerçek gücümüzü mutlaka görmeliler. Mutlaka biz kazanacağız!”
DİSK yürüyüş kolunun beklenmesi sırasında pankartların açılması konusundaki küçük gerginlikler DİSK kolunun gelmesiyle başka bir seviyeye çıktı. Bekleyiş sırasında birkaç sendika yöneticisi dışında yapılan konuşmalar da benzer hedefler dahilindeydi. DİSK Genel Merkez yönetiminin, meslek odaları ve DİSK’e bağlı sendikaların Tuzla Gemi önüne gelmesiyle birlikte dar grupçu zihniyet bir kez daha hortladı. Tuzla Gemi önündeki ortak iradeyi her koşulda ortaklaştırmaya çalışan TİB-DER yöneticileri ve üyeleri bu kez “pankart kapat!” dayatmasıyla karşı karşıya kaldılar. Bu dayatmayı reddeden TİB-DER üyesi işçiler ile Limter-İş üyeleri ve ESP'liler arasında gerginlik yaşandı. Yaşanan gergin tartışma zaman zaman sözlü sataşmalara da döndü. Ve kendinden başka bir gücün emeğini göremeyen ve etkinliğine hazmedemeyen o ilkel dar grupçu mezhepçi anlayış kendisini bir kez daha Limter-İş yönetimi üzerinden gösterdi. Yaşanan tartışmalara çeşitli sendika yöneticileri araya girerek müdahale ettiler. TİB-DER pankartı eylem sonuna kadar açık kaldı. TİB-DER üyeleri tartışmalar arasında sıkça tersane işçilerinin birliğine vurgu yapan sloganlar attılar.
DİSK’ten yürüyüşlü destek!
Saat 11.00’e gelirken DİSK Yönetim Kurulu üyeleri ve DİSK’e bağlı sendikalar İçmeler Tren İstasyonu’nda toplanmaya başladılar. Genel-İş Sendikası Anadolu Yakası 3 No’lu Bölge ve bağlı 1-2 No'lu şubeler, Genç-Sen, Mücadele Birliği, KOÜ’de grevlerini sürdüren OLEYİS grevcileri, Tuzla Arçelik Fabrikası önünde direnişte olan Nakliyat-İş üyeleri, Emekli-Sen İstanbul Şubeleri, TMMOB, Eğitim-Sen 6 No’lu Şube, Genel-İş 2 No’lu Bölge pankart açarak yürüyüşte yer aldılar. Yürüyüşe TTB Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, KESK Genel Başkanı İ. Hakkı Tombul ve DİSK Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri de katıldılar. Düzen partisi DSP ve CHP üyeleri de yürüyüşe katılanlar arasındaydı.
Yürüyüş kolu Tuzla Gemi önünde sloganlarla karşılandı. Yürüyüşçüleri basın ordusu ve tersane işçileri karşıladı. DİSK’in alana gelmesinin ardından tersane işçileri dağılma yaşadı, katılım azaldı. DSP milletvekilleri, ÖDP milletvekili Ufuk Uras ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer de kitle içinde yer aldı.
Tuzla gemi önünde kitleye seslenen Süleyman Çelebi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in sermayenin tarafında yeraldığını belirterek gözaltıların derhal serbest bırakılmasını istedi. Çelebi, tersaneleri izleme komisyonunun kurulması gerektiğini belirtti. Asıl amaçlananın Tuzla’da DİSK’i geriletmek ve yok etmek olduğunu söyledi. Böylelikle Çelebi, tersaneler sürecini havzanın örgütlenmesi noktasında bir basamak değil DİSK'in ön plana çıkması ve genel kurul sonrası prestij tazelemek olduğunu belli etmiş oldu.
Servi'den birlik çağrısı…
Çelebi’nin ardından İ. Hakkı Tombul, Ufuk Uras, Zeki Sezer, TTB Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin kitleye seslendiler. Burada yapılan konuşmalar içinden en dikkate değer olanı Deri İş Sendikası Genel Başkanı Musa Servi'nin seslenişiydi. Servi, tersaneler havzasındaki birlik sorununa vurgu yaptı, ortak hareket etme çağrısında bulundu. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve cumhuriyet mitinglerinin örgütleyicisi Tuncay Özkan da söz alarak boy gösterdi. Sezer ve Özkan'ın konuşmaları kitle içinden tepkiyle karşılandı.
Çadırlara el koydular, şoföre gözaltı!
Yapılan konuşmaların ardından DİSK yöneticileri 24 saatlik “oturma grevine” başladılar. Çadır kurarak geceyi Tuzla Gemi önünde geçirmeye hazırlanan DİSK'liler çadırlara ve çadırları taşıyan aracın sahibinin gözaltına alındığı haberini aldılar.
Tersanelerde fiili iş bırakma!
Dün 16.00 sularında ise gözaltına alınanlar serbest bırakıldı. Gözaltına alınan kitle Tuzla Gemi önüne slogan ve alkışlarla geldi. Burada yapılan konuşmalarda 'grevin devam ettiği' ve tüm engellemelere rağmen mücadelenin süreceği ifade edildi. Konuşmaların ardından Tuzla Gemi önünde bekleyişe geçildi. Ancak eylemin ardından kitlenin sayısında büyük bir azalış gözlendi. Bir süre sonra ise tersane önündeki bekleyiş noktasında çok az bir sayıda tersane işçisi kaldı. Gün boyu üç bini aşkın işçinin katıldığı eylemde fiili bir grev değil ancak fiili bir iş bırakma örgütlenmiş oldu. Birçok tersanede üretim devam ederken işe gitmeyen, işe de eyleme de gitmeyen işçiler de vardı.
Destek devam etti!
Türkiye Yazarlar Sendikası, Deri-İş Tuzla Şubesi, GYTE Öğrencileri, Şekerpınar’da kurulu Oschatz’da çalışan Çelik-İş üyesi işçiler, Birleşik Metal-İş üyesi Kurtköy Alkom işçileri, Harb-İş İstanbul şube yöneticileri ve Anadolu şubesi üyeleri, Genç-Sen, Kocaeli KESK, TMMOB ve Halkevleri, Kocaeli Dev-Sağlık-İş, EMEP, Yurtsever Cephe İşçi Birliği, DİK, EHP, Mayısta Yaşam Kooperatifi, Mücadele Birliği grevdeki işçilere destek için geldiler.
DİSK'in 24 saatlik oturma grevi bugün yapılacak eylemle sona ermiş olacak.
Kızıl Bayrak / İstanbul