17.02.2008 06:53
TİB-DER’den iş cinayetlerini protestoya çağrı!
(17.02.08) - Tuzla tersanelerde iş cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor. 12 Şubat günü Dearsan Tersanesi'nde çalışan Cevat Toy’un ölümünün ardından aynı tersanede İshak Şahin isimli bir işçi de ağır bir şekilde yaralandı. Dün sabah ise Desan Tersanesi'ne bağlı Gemkur taşeronunda çalışan Mikail Kavak, elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
Tersanlerde son 8 ay içerisinde 16, 14 Ocak tarihinden bugüne 4 işçi yaşamını yitirdi.
TİB-DER, tersanelerde iş cinayetlerine karşı çıkmak, iş cinayetlerine karşı mücadeleyi büyütmek amacıyla bugün Kartal Meydanı’nda basın açıklaması yapacak. TİB-DER’in konuyla ilgili kamuoyuna yaptığı çağrıyı aynen yayınlıyoruz.
* * *
İş cinayetlerine karşı Kartal Meydanı’na!
Tersaneler cehennemi biz işçilerin yaşamlarını öğütüyor. Sigortasız, güvencesiz, düşük ücretlerle çalışan bizler her gün iş kazalarında yaralanıyor, sakat kalıyor ya da yaşamını yitiriyor.
2008 yılı 14 Ocak’tan itibaren 4 işçi kardeşimizi iş cinayetine kurban verdik. DESAN Tersanesi havuzunda çalışmakta olan Mikail KAVAK isimli işçi arkadaşımız elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Son 8 ayda 16. işçi kardeşimizi iş cinayetine kurban veren bizler, tersane patronlarının 3 kuruşluk iş güvenliği tedbirlerini almamasına kurbanı oluyoruz.
Sayısı 2500'e varan taşeronlar, üretim sahasının dar olması, iş yetiştirme baskısına bağlı hızlı üretim ile kötü hava koşulları nedeniyle yaralanmalara, sakatlanmalara ve ölümlere davetiye çıkarıyorlar. Yerlerde gezen çıplak elektrik kabloları, üzerimizden geçen tonlarca ağırlıktaki dev bloklar, kişisel koruyucu donanımların verilmemesi ve her şeyden önemlisi patronların işçi hayatına değer vermemesi bu kaçınılmaz sonucu doğuruyor. Oysaki tersane patronları bu kan deryası üzerinden saltanat kuruyorlar. Güya Çalışma Bakanı'yla kafa kafaya verip sorunu çözecekler, ölümleri durduracaklar. Ölümlerin durması bir yana tersine artmıştır.
Tersane patronları alınacak önlemleri masraflı olarak görüyor. Ve bu masrafı yapma niyetleri hiçbir şekilde yok. Dolayısıyla yaşanan ölümler patronların tabir ettiği gibi ne bir "kaza" ne de kaderdir. Düpedüz cinayettir. Hem de seri bir cinayettir. "Gecem gündüzüm Tuzla’da" diyen bakan Faruk ÇELİK'in de patronlara "müeyyide" yapma kaygısı ve gücü bulunmamaktadır. Bütün bunlara karşın yaşananlar açıktır. Bir savaş meydanını andıran tersanelerden parçalanmış, diri diri yanmış, elektriğe kapılmış, yüksekten düşmüş, sigortasız, kayıt dışı, üç kuruşluk yevmiyesiyle evine ekmek götürmeye çalışan işçi cesetleri çıkıyor. Birileri sıcak odalarında otururken, birileri buz kesen fırtınada elektriğe kapılıyor. Birileri Ankara’daki vekillerle işbirliği içerisinde "parlayan yıldız" olurken, tersane işçisi Cevat vücuduna batan sivri demirlerle üç saat sonra kalbi durur, Onur 19 yaşında kalır, İbrahim yanarak ölür, Nurdoğan'ın genç cesedine emniyet kemeri takılır. Bütün bu vahşeti yaşatanlar gül suyu ile şampanya ile büyük gemileri, lüks yatları denize indirir. Basına boy boy poz verir. Yeni yatırımlarla geniş alanlar açar… Yani yeni bir işçi mezarlığı.
Tüm bunlar İstanbul gibi bir megakentte yaşanıyor. Sermayedarlar için mega olan bu kent işçiler için 18. yüzyılı koşullarının yaşandığı bir cehennem. Bu cehenneme karşı sessiz kalmayacağız. İş cinayetlerine kurban giden işçi arkadaşlarımızı anmak, cinayet işleyen patronların yargılanmasını talep etmek ve İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün uygulanmasını talep etmek için 17 Şubat günü Kartal'da gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına basın emekçilerini, ilerici sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve tüm devrimci güçleri çağırıyoruz.
Basın açıklaması:
Tarih: 17 Şubat Pazar
Saat: 13.00
Yer: Kartal Meydanı
Tersane İşçileri Birliği Derneği
İrtibat tel: (0 216) 447 44 81