09.05.2008
27.03.2008 21:49

Türkiye’de iş kazaları ve üç ayrı raporun bize söyledikleri - Nazır Kapusuz

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ilk defa yaptığı, "İş Kazaları ve İşe Bağlı Sağlık Problemleri" konulu araştırmayı 25 Mart'ta İnternet sitesinde yayınlamıştı. Rapor 2007 yılı Nisan, Mayıs, Haziran aylarında yapılan Hanehalkı İşgücü Anketi ile birlikte gerçekleştirildi.

Araştırma sonuçları uygulama dönemi itibariyle istihdamda olan veya son 12 ay içerisinde bir işte çalışmış olan fertlerin, son 12 ay içinde herhangi bir iş kazası geçirip geçirmedikleri veya bu süre zarfında işe dayalı bir sağlık probleminin etkilerine maruz kalıp kalmadıklarına ilişkin bilgiler veriyor.

Her 100 çalışandan 2,9’u son bir yılda iş kazası geçirmiş

Rapora göre istihdam edilenlerden yüzde 2,9’u son 12 ayda bir iş kazası geçirdi. Bu oran erkeklerde yüzde 3,6'yken, kadınlarda yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Erkekler toplam içinde yüzde 86,8’lik bir paya sahip.

Madencilik sektörü %10,1 ile ilk sırada

İş kazası geçirenlerin sektörel dağılımına bakıldığında ilk sırayı madencilik ve taşocaklığı alıyor. Bu sektörü yüzde 7,7 ile elektrik, gaz ve su sektörü izliyor. Bu iki sektörü, yüzde 5,2 ile imalat sektörü, yüzde 4,6 ile inşaat sektörü ve  yüzde 3,7 ile taşımacılık, haberleşme ve depolama sektörü izliyor.

Rapor kaza geçirenlerin eğitim durumları, ücretli, yevmiyeli ayrımlarını da veriyor.

Raporda önemli iki nokta da:

* İş kazası geçirenlerin yüzde 56,6’sı on kişiden az çalışan olan işyerlerinde meydan gelmesi,

* İş kazası geçirenlerin yüzde 40,4’ünün geçirmiş olduğu kaza nedeniyle işinden uzaklaşmış olması.

Her 100 çalışandan 3,7’si çalıştığı işle bağlantılı meslek hastalığına yakalandı.

Raporun ilginç verilerinden biri de meslek rahatsızlıklarıyla ilgili verilerinin şimdiye kadar yayınlanan veya kamuoyunda bilinen verilerin çok ötesinde meslek rahatsızlıklarına referansta bulunması.

Özellikle Çalışma Bakanlığı verilerinde meslek hastalıkları neredeyse "yok" denecek bir istatistik veri. Aynı şekilde Sağlık Bakanlığı, Sağlık-Sen'in bilgi edinme yasası çerçevesinde kendisine sorduğu "Türkiye’de meslek hastalıklarına yakalanan çalışan sayısı" sorusuna "elimizde yeterli veri yok" yanıtını vermişken, TÜİK verilerinde bu oran oldukça yüksek çıkıyor.

TÜİK verilerine bakarsak;

* Okuma yazma bilmeyen çalışanları yaşadığı rahatsızlıklar diğer eğitim seviyelerine göre oldukça yüksek. (yüzde 4,8)

* Yevmiyeli olanların yaşadığı rahatsızlık diğer gruplara göre yüksek. (yüzde 4.9)

* İş kazalarında olduğu gibi en yüksek sektör madencilik ve taşocakçılığı. (yüzde 8.1)

* Yine iş kazaları istatistiklerinde olduğu gibi 10 kişiden az çalışan olan işyerlerinde sağlık sorununa maruz kalan çalışan sayısı, toplamın yüzde 61,8 gibi yüksek bir oran.

* Sağlık sorunu yaşayanların yüzde 47,6'sı bir günden fazla süreyle işten uzak kaldı.

Özellikle Türkiye’de iş kazaları konusundaki birçok araştırmada neredeyse tek referans verisi olarak kullanılan Çalışma Bakanlığı 2006 verileri ile beraber bu rapor incelendiğinde ilginç sonuçlar çıkıyor.

2006 Çalışma Bakanlığı verileri ile TÜİK araştırması üç aylık dönem dışında hemen hemen aynı bir yıllık periyodu kapsıyor. Ocak -Aralık 2006 verileriyle Nisan-Mart 2007 verileri arasında radikal bir kopuş olmadığı ve 12 aylık veri setini incelediği varsayımıyla iki raporu kıyaslayabiliriz.

Her çalışma saatinde 88 iş kazası

Çalışma Bakanlığı verilerine göre 2006 için 79 bin 27 iş kazası meydana geldi. Ancak çalışma bakanlığının verileri toplam 7 milyon 818 bin 630 sigortalı işçiyi kapsıyor. TÜİK’in Hanehalkı işgücü anketindeki araştırma yaptığı dönem ortalama çalışan sayısı ise 23 milyon 309 bin işçiyi kapsıyor.

Yaklaşık 2,98 katı bir veri üzerinden yapılmakta. TÜİK verilerine göre yüzde 2,9 oranından hesaplanınca 676 bin işçi iş kazasına maruz kaldı. Çalışma Bakanlığının verilerinde işçi sayısı vermemiş iş kazası sayısı vermekte.

Çalışma Bakanlığı verilerini TÜİK’in istidam edilen sayısına oranla iş kazası sayısına oranlarsak, Türkiye’de yaklaşık 236 bin iş kazası yaşandı, tahmini olarak 676 bin çalışan etkilendi. Bu yaklaşımla her kazadan ortalama üç işçinin etkilendiğini söyleyebiliriz.

Bu kaza sayısı elbette iyimser. Çünkü sigortalı çalışanlarda, kayıtdışı sigortasız çalışanlara göre iş kazası oranının düşük olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu sadece sezgilerimizle bile söylemek mümkün. Yine de bu iyimserliğe rağmen yılda 300 çalışma günü varsayımıyla her çalışma günü 787 iş kazası olduğunu, ortalama günlük dokuz çalışma saatine göre de saat başı 88 iş kazası olduğu söylenebilir. Hatta siz bu yazıyı okumaya başladığınızdan itibaren yaklaşık 10 iş kazasından yaklaşık 30 çalışan etkilendi.

Metal Sanayicileri Sendikasının (MESS) 2006 için 153 üye işyerinde yaptığı anketin verileri de yukarıdaki verileri destekliyor. 153 işyerinde toplam 107 bin işçi içerisinde 6 bin 370 işçi iş kazasına uğradı. Oranlarsak yüzde 5,9 gibi bir orana ulaşmaktayız ki, bu oran TÜİK’in imalat sektörü için verdiği yüzde 5,2 oranından bile yüksek.

İçlerinde Arçelik, Tofaş gibi ünlü markalara ait MESS işyerlerinin birçok imalat sektörü firmalarına göre iş güvenliği konusunda daha tedbirli olduklarını varsaydığımız (belki de varsaymamak gerekir) bu işyerlerinde bile bu oranlara ulaşmaktayız. MESS verileri yine yukarıdaki verilerimizi hemen hemen destekler nitelikte. Kaza sıklığı oranı yüzde 2,9. Yani her iş kazasından ortalama iki işçi etkileniyor.

İş yaşamının buz dağı: Meslek hastalıkları

TÜİK araştırmasının en çarpıcı yanının, çalışanların meslek hastalıklarına yakalanma oranının yüzde 3,7 gibi göre oldukça yükse bir oran çıkması. Çarpıcı yanı oranın kendisinden öte gerek Çalışma Bakanlığının verilerinde gerek MESS verilerinde bu oranların oldukça düşük yayınlanması.

Çalışma Bakanlığı verilerine göre 2006'da 7,8 milyon işçi arasında meslek hastalığına yakalanların sayısı sadece 564. Yani yüz binde yedi gibi varsayılması bile önemsiz bir oran. Elbette iş kazası yaşayanların mesleki hastalıklara yakalananlara göre 419 kat fazla olması hiç de gerçekçi değil. Yani istatistikten sıkılanlar için her iş kazası yaşayan 419 işçiye sadece bir tane meslek hastalığı yaşayan işçi düşüyor.

MESS verileri de bu anlamda Çalışma Bakanlığı verilerini ilginç bir şekilde destekliyor. 107 bin işçi içerisine sadece 15 işçi meslek hastalığına yakalandı. Halbuki aynı işvelerinde sadece 6 bin 370 işçinin iş kazası yaşadığını belirtmiştik. Yani 424 iş kazası yaşayan işçi başına sadece bir meslek hastalığı yaşayan işçi düşüyor.

Ki 2006'nın temmuz ve ağustos aylarında sırf Ford Otomotiv Fabrikasından 60 işçinin, eklem ağrılarına bağlı olarak performans düşüklüğü nedeniyle işten çıkartılması hazırladığımız Hak İhlalleri Raporlarında yer almışken kimsenin hastalanmadığı bu işyeri ortamlarında bu kadar iş kazası yaşanması elbette hiç inandırıcı ve gerçekçi değil.

TÜİK verilerini yine yorumlarsak Türkiye’de 862 bin işçi meslek hastalığına yakalandığını kendi beyan etti. Bu meslek hastalığı beyanlarını en az bir gün iş göremezlik olarak yorumlarsak bile bu rakam 410 bin işçiye ulaşıyor.

Bu üç veri arasındaki uçurum Türkiye’de Meslek Hastalıklarını tespit etmenin ve doğru düzgün bir yasal tanımlaması olmadığının net bir resmi.

İşçinin kaza sonucu ölümü

İş kazalarında ölen işçi sayısı konusunda TÜİK araştırması herhangi bir veri vermiyor. Ancak eldeki Çalışma Bakanlığı verilerine göre 2006'da bin 601 işçi hayatını kaybetti. Bunun bin 592’si iş kazaları sonucu dokuzu meslek hastalıkları sonucu hayatını kaybetti.

MESS verilerinde ise bu sayı altı. Çalışma Bakanlığı verilerinde ölüm oranının onbinde iki olduğu varsayımıyla TÜİK’in istihdam sayısına bu rakamı yuvarlarsak beş bine yakın gibi bir yüksek sayıya ulaşırız. Her ne kadar insan hayatını "yuvarlayarak" yazmanın vicdani bir rahatsızlığı olsa da Türkiye’deki hemen her araştırmada referans olarak verilen bu sayıların çok üzerinde işçinin hayatını kaybettiğinin vurgulanması gerek.

Daha önce de belirtildiği gibi, TÜİK verilerini Çalışma Bakanlığı verileri ile karşılaştırmak bile oldukça iyimser bir bakış açısı. İstihdamın sadece sigortalı kapsamında olan yüzde 34’lük kesimin verilerinin, sigortasız ve kayıt dışı çalıştırılan milyonlarca emekçinin yaşamlarında daha kötü sonuçlar içerdiğini görmek için kahin olmak gerekmiyor.

Ne yazık ki, bu verilere ulaşmak için yapılan küçük bir araştırmada, Çalışma Bakanlığı verilerini inceleyen araştırmacıların iş kazalarının yüksekliği ve işçi kayıplarından çok "kaybedilen iş günü" ve bunun "maliyetini" araştırmalarının ve haberlerinin spotuna taşıdıkları görülüyor.

MESS ise o "ihracatın şampiyonları" diye tanıttığı üyelerine ait işyerlerinde yapılan anketten yüksek iş kazası oranını ön plana çıkartmadı. MESS, sayfalarca rapor sonucundan, iş kazalarının yoğunlaştığı günleri ayrıştırarak, pazartesi günlerinin iş kazaları yaşanma oranının diğer çalışma günlerine göre daha fazla olmasını basına servis etti.

Böylelikle iş kazalarının nedenini işçilerinin tatil sonrası dikkatsizliğine bağlayarak sorumluluğu yine üstlerinden attılar.

Bianet / 27.03.08


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1