28.03.2008 13:56
Sürgüne dayanışma duvarı!
(28.03.08) - Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu İstanbul bileşenlerinden İstanbul Tabip Odası SSGSS Yasa Tasarısı’na karşı yerellerde yürütülen mücadelenin etkisiyle işbirlikçi uşak iktidarın hedefe haline geldi. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen’e sürgün kararı çıktı. Demirdizen, SSGSS Yasa Tasarısı’na karşı İstanbul yerelinde yürütülen mücadelede muhalif kimliği ile ön plana çıkmış biriydi.
Toplantıdan 10 dakika önce sürgün geri çekildi!
Demirdizen hakkında verilen sürgün kararı, bugün gerçekleştirilen basın toplantısının hemen öncesinde geri çekildi. Demirdizen hakkında verilen sürgün kararının geri çekilmesinin gerekçesi ise şöyle açıklandı: “Yanlışlık olmuş. Adınızı görmemişiz!”
İTO’da sınıf dayanışması geçidi!
Tabip Odası Genel Sekreteri’ne dönük sürgün kararı protestosuna sendikalar, meslek odaları ve kitle örgütleri yoğun destek verdi. Kararırın geri çekilmesi ise salondan yükselen yoğun alkışla kutlandı.
Birçok kurum destek verdi...
İstanbul Tabip Odası’nda gerçekleştirilen basın toplantısına; TTB Merkez Konseyi Üyesi Ali Çerkezoğlu, İTO Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör, TMMOB İKK Sekreteri Tores Dinçöz, İstanbul Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Mustafa Düvencioğlu, Hava-İş Genel Başkan Yardımcısı Eylem Ateş, KESK MYK Üyesi Sevgi Göyçe, DİSK MYK Üyesi İsmail Yurtseven ve İstanbul Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Murat Arslan katıldılar.
Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu, KESK’e bağlı sendikalar, TMMOB’ye bağlı odalar, İTO üyeleri ve birçok kurum toplantıya destek verdi.
Aktan: “Odalar ele geçirilmeye çalışılıyor!”
Toplantıda ilk sözü alan İTO Başkanı Özdemir Aktan, alınan ve “yanlışlık oldu!” denerek geri çekilen sürgün kararının inandırıcı olmadığını, hastanelerde çeşitli baskılarla ve engellemelerle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. 20 Nisan’da gerçekleştirilecek olan İstanbul Tabip Odası seçimleri öncesinde yaşanan sürgünün AKP’nin odaları ele geçirme projesinin bir parçası olduğunu ifade etti. Sürgün iptal kararının kendilerine güç verdiğini sözlerine ekledi. Toplantıya katılan kurum temsilcilerini teşekkür etti.
Çerkezoğlu: “Yöneticileri uyarıyoruz!”
Aktan’ın ardından söz alan TTB Merkez Konseyi Üyesi Ali Çerkezoğlu ise sürgün hamlesinin ileriki dönem yaşanacak tehlikeler için turnusol işlevi gördüğünü belirterek TTB olarak İTO seçimleri öncesinde baskı uygulayarak odaları ele geçirmeye çalışan yöneticileri uyardı.
Güngör: “Öfkeliyiz!”
Basın toplantısı İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör’ün konuşmasıyla devam etti. Güngör; sürgün kararını kendilerine yapılmış saydıklarının altını çizdi. Dayatmaların mücadelelerini engelleyemeyeceğini belirtti. Oda başkanı konuşmasını; “Daha da güçleneceğiz!” diyerek sonlandırdı.
Düvencioğlu ve Arslan: “Kenetlenelim, mücadele edelim!”
Güngör’ün ardından söz alan İstanbul Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Mustafa Düvencioğlu ise kenetlenerek mücadeleye devam çağrısı yaptı. Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Murat Arslan da yaklaşan oda seçimlerinde delege sisteminin değiştirilerek muhalif kişilerin önünün kesilmek istendiğini vurguladı.
DİSK, KESK, TMMOB ve Hava-İş: “Sesimizi kısamazlar!”
Oda başkanlarının konuşmalarının ardından TMMOB, DİSK, KESK ve Hava-İş temsilcileri söz aldılar. Sendika ve oda temsilcilerinin konuşmalarında Demirdizen şahsında İstanbul Tabip Odası’yla dayanışma ve ortak mücadele mesajları vardı. Kurum temsilcileri “temel haklarımızı savunmaya devam edeceğiz!” dediler.
30.000 hekim içinden Hüseyin Demirdizen!
Kürsüden konuşan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen’de katılan herkese teşekkür etti. Basın toplantısından sonra İl Sağlık Müdürlüğü önüne siyah çelek bırakma kararı ise sürgün kararının geri çekilmesiyle iptal edildi. Hüseyin Demirdizen toplantı sonrası basına verdiği demeçlerde ise 30 000 hekimin yer aldığı bir şehirde sürgün kararının kendisine çıkmasının tesadüf olmadığını söyledi.
İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen sürgün kararını gazetemize değerlendirdi… Sadece meslek örgütü olarak hekimlerin sorunlarıyla uğraşmıyoruz. Bizim temel aldığımız 3 mücadele başlığımız var. Bunlardan bir tanesi meslektaşlarımızın ve mesleğimizin sorunlarıyla uğraşmak, diğer toplum sağlığı ve toplum sağlığını olumsuz etkileyebilecek süreçlere müdahil olmak sonuncusu ise ülkede barış, demokrasi ve temel hakların genişletilmesi yönündeki demokrasi mücadelesidir. Tabiki Türkiye’nin içinde bulunduğu son dönem özellikle Emek Platformu’nun kararıyla çalışanların, işsizlerin ve yoksulların ayağa kalkmasının üzerinden hükümetin bir panik içerisine girdiğini ve ne yazık ki Türkiye’de zaman zaman gündem saptırmaya dönük birtakım gelişmeler nedeniyle de bir miktar gölgelendiğini hatta emek örgütü temsilcileri adına yapılan görüşmede kısmi uzlaşma nedeniyle alanlara çıkan emekçilerin ve işsizlerin umutlarının bir miktar örselendiği bir süreci yaşıyoruz ama biz o sürecin ayağa kaldırılmasının içerisinde olduk. Bize uygulanmaya çalışılan sürgün aynı zamanda bu çaba ve mücadeleye ilişkindir. Sürgün, mücadele direncini kırmaya, mücadeleyi bütün olarak değilse bile parka parka geriletmeye dönüktür. Buraya gelen dostlarımız da bunu böyle anlamıştır. Sadece kişisel olarak bana destek vermek için değil aynı zamanda birlikte yürüttüğümüz mücadeleye ve değerlere sahip çıkmak için burada oldular. Birlikteliğimiz devam edecek.
Kızıl Bayrak/İstanbul