19.07.2008
15.04.2008 18:24

Bir grevin gösterdikleri ve öğrettikleri...

 

(15.04.08) - Mersin Tarsus yolu üzerinde kurulu bulunan Rus-Alman ortaklı SCT Or Turbo Filtre Fabrikası işçilerinin 2006 yılının Mart ayında başlattıkları grevleri geçtiğimiz haftalarda zaferle sonuçlandı.

2 yıl süren grevin ardından DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası Anadolu Şube üyesi SCT işçileri birçok kazanım sağlayan getiren toplu sözleşmeyle uzun soluklu grevlerini başarıyla sonlandırdılar.

Grev süreci, sınıf dayanışması, bilinç gelişimi...

SCT işçilerinin birçok engeli aşarak başlattıkları ve zaferle sonuçlandırdıkları grev sürecini, SCT işçisinin grev sürecinde yaşadığı gelişimi ve sınıf dayanışmasının önemini SCT işçisi Ümmühan Doğan ile konuştuk.

Gazetemize konuşan Doğan hiç bitmeyecek sandıkları grevlerine öncü bir işçinin gözünden bakarak soğukkanlı cümleler kuruyor ve şöyle diyor:

“Çünkü çoğu arkadaşımız grevin anlamını bilmiyordu.  Şimdi ise giden arkadaşlarımızın birçoğu pişmanlık yaşıyor. Giden arkadaşlarımız belki de bitmeyecek gözüyle bakıyorlardı.”

Mevzu para değildi artık, sonunda patronun değil işçinin inadı üstün geldi!

Doğan, iki yılı aşan grev süreçlerine sınfın kazanımları üzerinden bakıyor ve kendi yaşadığı gelişimi ve sınıf bakışını ses kayıt cihazımıza şöyle aktarıyor:

“Ben her zaman söylüyorum biz oradaki 28 kişi onur mücadelesi ve gurur mücadelesi verdik. Para mevzu bahis değildi. Biz asgari ücretli ama sendikalı olarak çalışmayı düşünüyorduk.  Ve sözleşmemiz bizim beklediğimizin çok üzerinde bir şey oldu. Diyordum ben: Almanla karşı karşıyayız. Alman’ın inadı mı üstün Türk’ünkü mü? Şimdi de diyorum ki ‘işçinin inadı üstün geldi’”

“Sendikanın birebir bizimle olması çok önemliydi!”

Doğan röportajında, beraber mücadele yürüttükleri sendikaları Birleşik Metal-İş’in hakkını da vermeden geçemiyor. Doğan, sendikasına duyduğu güveni kenetlenmeyi şu sözlerle dile getiriyor:

“Ben diğer sendikalı dönemde de çalıştığım zamanı biliyorum. Diğer sendikaya göre çok daha iyi bir sendika, sendikamız. Örgütlenme döneminde sürekli dersler, eğitimler aldık. Bir şeylerin anlamı öğretiliyordu. Biz normalde görmedik böyle bir şey. Diğer sendikanın şube başkanıyla bir şeyleri böyle tartışamıyorduk. Ama burada da sendika olarak bir ilki gördük. Genel merkez yöneticilerimiz bizim her yaptığımız eylemde yanımızdaydılar. Bizle beraber yürüdüler. Bakın bu çok önemli. Yöneticilerimiz en önde yürüdüler bizimle beraber. Sendikanın birebir bizimle olması çok önemliydi. Bırakıp gidebilirlerdi de…Deyim yerindeyse sarı bir sendika olmuş olsaydı bırakır giderdi. Ama dedi ki: ‘Siz nereye kadar varsanız biz oraya kadar arkanızdayız.’ Sürekli söylenen söz buydu.”

“1 Mayıs’ı iple çekiyoruz!”

Ümmühan Doğan 1 Mayıs 2008 tarihinde yapacakları 1 Mayıs kutlamasıyla fabrikalarına girecekleri günkü duygularını ise şu sözlerle dışavuruyor:

“1 Mayıs'ı iple çekiyoruz. 742 gün fabrikanın dışındayken içeriye geçişimiz çok büyük bir zafer olacak. Hislerim o gün çok farklı olacak.”

Sınıfa uyanış çağrısı...

Röportajın son bölümünde ise sınıf dostlarına ve kardeşlerine haklarına sahip çıkma uyanışa geçme çağrısı yapıyor Doğan ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ekliyor.

Doğan’ın SCT grevinin deneyimlerini, grevin öğretiklerini, grevle ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştığı röportajını sitemiz kizilbayrak.net’ın röportaj bölümünden okuyabilirsiniz.

kizilbayrak.net


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3