21.04.2008 16:37
Güvencesiz Çalışmaya, Geleceksiz Yaşamaya Karşı...
1 Mayıs’ ta alanda, 11 Mayıs’ ta kurultayda buluşalım!
- Şimdiye kadar iki kurultay gerçekleştirdiniz. 3. Çiğli İşçi Kurultayı’nı hangi ihtiyacın ürünü olarak düzenleme kararı aldınız?
KHK sözcüsü: İlk kurultayımız 2003 yılında kabul edilen 4857 sayılı kölelik yasasının uygulamalarına karşı mücadele ve örgütlenme çağrısıyla yürüttüğümüz bir çalışma olmuştu. İkinci kurultayımız ise Çiğli Organize’de yaşanan örgütlenme sorunları üzerine şekillendi. “İşyeri komiteleri kuralım, sendikalarda örgütlenelim!” şiarıyla Organize’deki sendikal örgütlenmeye ağırlık veren bir çalışma hattı izledik. O dönem kurultay çalışmasını tekstil, metal, plastik ve gıda sektörleri ile ilgili komiteler üzerinden yürüttük. Yani o dönemin kurultay hazırlıkları amacıyla bütünleşmişti.
Şu an uzunca bir süredir sermaye hükümetinin işçi sınıfına yönelik en büyük saldırısı sağlığı paralı hale getiren, emekliliği hayal eden, kıdem tazminatlarını ortadan kaldıran, işimizi ve geleceğimizi çalan SSGSS ve “İstihdam Paketi” adı altındaki yasalardır. Bu yasalar yaşamımızın her noktasına dokunduğu halde emek örgütleri bu saldırılara tok bir yanıt vermiş değildir. Bu saldırıların, işçi sınıfı ve emekçilerin onuru ve çocuklarının geleceği için geri püskürtülmesi gerekiyor. İşçi sınıfı bu büyük saldırıları ancak tabandan gelen birlikle yani taban örgütlenmeleriyle püskürtebilir, mücadeleye ivme kazandırabilir. Biz bu yüzden 3. Çiğli İşçi Kurultayı’nı “Geleceksiz yaşamaya, güvencesiz çalışmaya hayır!” şiarıyla örgütlüyoruz.
- Türkiye işçi sınıfın tablosunu hepimiz biliyoruz. Bu örgütsüz, dağınık tablonun Çiğli Organize’deki yansıması nedir?
KHK sözcüsü: Genel olarak Türkiye işçi ve emekçileri yoğun saldırıların hedefindedir. Bu saldırıları işçi ve emekçiler tok bir biçimde karşılayamamaktadır. Çiğli Organize’deki yansıması ise taşeronlaştırma ve diğer esnek üretim uygulamalarına bağlı olarak toplamında dağınık, örgütsüz bir tablodur. Sendikalı fabrika sayısının yok denecek kadar az olması, sendikalı yerlerin dahi taban inisiyatifinden yoksun olması özellikle bu dönemde işyerlerinde komitelerin oluşturulmasını ve taban inisiyatifini harekete geçirmeyi zorunlu kılıyor. Ayrıca Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde hafta sonu tatillerinin ortadan kaldırılması, işlerin yoğun olmadığı dönemlerde ücretsiz izine ayırma ya da patronun istediği zaman işe çağırması, yine yoğun olarak belirli süreli iş sözleşmelerinin imzalatılması (6 ya da 11 aylık sözleşmeler) gibi esnek üretim uygulamalarının yaygınlaşması, sigortasız çalıştırmanın yaygınlaşması, fazla mesailer, gece çalışmaları, iş kazaları gibi sorunların ön plana çıkması ve bunlara dönük tepkilerin yok denecek kadar az olması bu tabloyu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Çiğli Organize işçisi birbirinden habersiz bir haldedir. İşçilerin, yan fabrikadaki iş kazasından, sendikal çalışmadan, ücret zamlarından haberi yok. Aynı sendikada örgütlü farklı işyerlerinde ki işçiler bile birbirlerinin sorunlarına ilgisiz ve duyarsız davranmaktalar. Toplam bu tablo taban örgütlenmelerinin önemini çalışmamızın merkezine koyma ihtiyacını doğurmuştur.
- Kurultay hedeflerinizi anlatır mısınız?
- KHK sözcüsü: Başından beri anlattığımız bütün bu sorunların kurultayla birdenbire çözülmeyeceğinin farkındayız. Ancak bu kurultay işçilerin bir araya geleceği, kendi sorunlarını paylaşabileceği bir alan olacaktır. Yaşanan sorunlara ve bizi bekleyen saldırılara karşı duyarsız kalmamalıyız. Burada öncü ve sınıf bilinçli işçiler olarak bir araya gelip sorunları ve çözüm yollarını tartışıp bulunduğumuz alanlarda taban örgütlenmelerinin önünü açmak ve ortak tavır belirlemeyi kurultay çalışmamızın bir hedefi olarak belirledik. Sendikalı ya da sendikasız olalım tüm bu sorunlar ancak taban inisiyatifinin öne çıkarılmasıyla aşılabilir, bu bilinçle kurultaya hazırlanıyoruz.
Hedefimiz Organize’de işçi sınıfının sorunlarına duyarlı öncü işçileri bir tartışma zemininde buluşturup sermayenin topyekûn saldırılarına karşı Çiğli Organize’de örgütlü bir ses, bir duruş, bir karşı koyuş örgütleyebilmektir.
Yani geleceğimizi İMF kredilerine satanlara, işimizi elimizden alanlara karşı duyarlı öncü işçilere ulaşabilmek ve buradan bir birliktelik sağlamak için çalışma yürütüyoruz.
- Kurultay hazırlıkları çerçevesinde şimdiye kadar neler yaptınız? Bundan sonra neler yapacaksınız?
KHK sözcüsü: Elbette yakın işçi çevremiz arasında bir ön tartışma süreci yaşandı. Bu tartışmalar neticesinde kurultayı bir panelle dışa duyurma kararı aldık. Bu etkinlik 20 Ocak’ta yaptığımız Tez-Koop-İş Sendikası Eğitim Danışmanı Volkan Yaraşır’ın panelist olduğu, 70 kadar işçinin katıldığı ve işçi sınıfının örgütlenmesinde taban örgütlenmelerinin önemi gündemli paneldi. İkinci etkinliğimiz Dev Maden-Sen eğitim uzmanı Hacay Yılmaz’ın panelist olarak katıldığı ve DİSK’in kuruluşunda taban örgütlenmelerinin rolünün anlatıldığı ve Kurultay Hazırlık Komitesi çalışanı bir işçi arkadaşımızın da sendikalar ve sınıf sendikacılığı başlığıyla bir sunum yaptığı paneldi.
Diğer bir çalışmamız çoğunluğunu kurultay çalışmalarına ayırdığımız Çiğli İşçi Bülteni’nin Mart ayı sayısını hazırlamak ve dağıtmak oldu. Ayrıca kurultayda dört başlık altında sunacağımız tebliğ konularını belirledik ve kurultaya kadar bu başlıkları eğitim çalışmaları şeklinde ortak sunumlar olarak hazırlama kararı aldık. Bir kısmını gerçekleştirdiğimiz bu konuların kalan kısmını aynı şekilde hazırlamaya devam ediyoruz.
Çiğli İşçi Kültür Sanat Evi Emekçi Kadın Komisyonu’nun emekçi kadın kurultayı çalışmaları çerçevesinde kıdem tazminatının gaspını da kapsayan “İstihdam Paketi”ne karşı yürüttüğü çalışmalar, bizim SSGSS’ye karşı yürüttüğümüz çalışmaları destekledi. Biz de Sosyal Güvenlik Reformu çerçevesinde tartışmalara başlanan SSGSS yasa tasarısına karşı tasarının iptal edilmesi, kıdem tazminatının gaspına yönelik hazırlıkların iptali ve 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi için imza kampanyası başlattık. Kemeraltı, Karşıyaka, Çiğli Merkez, Soğukkuyu, Küçük Çiğli’de ve Güzeltepe sağlık ocağı önünde imza masaları açtık. Farklı fabrika ve semtlerde ev hanımlarına, işçilere imza föyleri vererek kendi çevrelerinden imza toplamalarını istedik. 14 Mart ve 1 Nisan eylemlerine katıldık. İmza föylerimizi Çiğli AKP önünde yaptığımız basın açıklamasıyla TBMM’ye gönderdik.
Bizler kurultay hazırlık komitesi olarak bu yasanın iptali için yapılacak bütün eylemlere katılım sunmaya devam edeceğiz. Ayrıca kurultay gündemimizi 1 Mayıs’a taşıyacağız.
- Son olarak neler söylemek istersiniz?
KHK sözcüsü: Önümüzde 1 Mayıs var. Tüm dünyada sermayenin sömürü politikalarına karşı işçi sınıfının ve emekçilerin tek yürek olarak bu sömürüye karşı kendi gücünü, sesini ve birliğini alanlarda haykırdığı gündür. Bu yıl ülkemizde kutlanacak 1 Mayıs gösterilerine “istihdam paketi” ve SSGSS saldırı yasalarına karşı koyuşun simgesi olan 14 Mart ve 1 Nisan eylemleri ve talepleri damgasını vuracak. Bu sene 1 Mayıs çalışmalarına bizde bu bilinç ve sorumlulukla yükleneceğiz. Buradan bir kez daha “Geleceksiz yaşamaya güvencesiz çalışmaya hayır!” diyerek alanda yerimizi alacağız.
Son olarak, işçi sınıfının bağımsız sınıf politikalarıyla tabandan örgütlenmesinin artık hayati bir zorunluluk olarak kendini dayattığını düşünüyoruz. Yani toplamından bakıldığında kurultay çalışması ve 1 Mayıs çalışması hemen hemen aynı gündemler üzerinden yürümektedir. Bu bütünsellik içerisinde çalışmalarımızı öreceğiz. Bu bilinçle şu şiarı benimsedik “Geleceksiz yaşamaya güvencesiz çalışmaya karşı öncü duyarlı işçiler olarak 1 Mayıs’ta alanda, 11 Mayıs’ta Kurultay’da buluşalım!”
Tüm İzmirli işçi ve emekçileri 1 Mayıs alanına, Çiğli’de oturan ve çalışan işçi sınıfının sorunlarına sahip çıkan, sıkıntılarını paylaşan tüm işçi ve emekçileri ise 11 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz 3. Çiğli İşçi Kurultayı’nda sözünü söylemeye çağırıyoruz. Bu davet bizim!
Kızıl Bayrak / Çiğli