13.04.2008 22:45
Büyükçekmece 2. İşçi Kurultayı...
Fabrikalara dayalı coşkulu bir etkinlik!
(14.04.08) - Bir süredir hazırlıkları sürdürülen 2. Büyükçekmece İşçi Kurultayı 13 Nisan Pazar günü çeşitli fabrikalardan işçilerin katılımıyla gerçekleşti.
Kurultay kapitalist barbarlığa karşı işçi sınıfının devrimci mücadelesinde şehit düşenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Kurultay Hazırlık Komitesi adına açılış konuşmasına geçildi.
Kurultayın hedefi, bölge işçilerinin birliği!
Konuşmada kısaca kurultayın ön sürecine değinilerek nasıl bir çalışma yürütüldüğü ifade edildi. Kurultayın hangi ihtiyacın ürünü olarak şekillendiği, neden böyle bir kurultayın örgütlenmesine ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Bölgenin durumuna değinilerek bölge işçilerinin yaşadığı sorunlar ana hatlarıyla ortaya konuldu. Bu sorunların üstesinden gelmenin yolunun örgütlenmekten ve mücadele etmekten geçtiği ifade edildi. Kurultayın bu mücadelede bir araç olduğu, hedeflenenin bölge işçilerinin birliğini sağlamak olduğu, bundan sonraki süreçte de kurultaydan çıkan ortak iradeyle bu mücadelenin devam edeceği vurgulandı. KHK temsilcisi konuşmasını 1 Mayıs’a katılım çağrısıyla sonlandırdı.
Ardından sinevizyon gösterime sunuldu.
Daha sonra tebliğ sunumlarına geçildi. İlk tebliğde bölgedeki genel durumu ele alındı, bölge işçilerinin yaşadığı sorunları işlendi. Bölgenin yeni sanayileşmesinden dolayı işçileşme süreçlerinin de yeni olduğuna dikkat çekildi. İşsizliğin temel bir sorun olduğu vurgulandı. Taşeronlaştırma ve kayıt dışı çalıştırmanın yaygın olduğu, sistemli düşük ücret politikasının uygulandığı, uzun çalışma saatlerinin yanısıra performans dayatması ile sömürünün yoğunlaştırıldığı, sendikal örgütlenmenin son derece zayıf olduğu dile getirildi. Ayrıca SSGSS gibi sınıfa yönelik genel saldırılar ele alındı.
Taban örgütlenmelerinin önemi...
“Örgütlenme sorunu” başlığıyla sunulan ikinci tebliğ, birinci tebliğde ortaya konulanları bütünleyen bir biçimde hazırlanmıştı.
Sendikaların sınıf mücadelesinde işlevsel araçlar olduğu, ancak verili haliyle sendikaların sermayenin denetiminde bulunduğu, sendikalı olmalarına rağmen işçilerin örgütsüz olduğu vurgulandı. Bölgede sendikal örgütlenmenin zayıflığına işaret edilerek, sendikaların bölgede örgütlenme çalışmasına yanaşmadığı vurgulandı.
Patronların sınıfın örgütlenmesinin önüne geçmek için hayata geçirdiği saldırılara değinilerek, işçi sınıfının sorunlarının çözümünün tabana dayalı örgütlenmelerden geçtiği dile getirildi. Her fabrikada bu örgütlemelerin yaratılması için fabrika komitelerinin kurulması gerektiği vurgulandı. Ayrıca tek tek fabrikalardaki örgütlenmenin sınırları olduğu ifade edilerek, bölge açısından en belirleyici halkanın, bölgede temel fabrikalara dayanan, bölgenin öncü ileri işçilerinin birliğini sağlayan bir örgütlenme olduğu dile getirildi. Sermayeye karşı topyekûn bir mücadele hedefiyle hareket eden bu tür örgütlenmelerin yaratılmasının önemi vurgulandı.
Tebliğlerin sunulmasının ardından Emekçi Kadın Komisyonları adına bir arkadaş kürsüye çıktı. Konuşmada, bölgede kadın işçilerin yaşadığı sorunlara değinilerek ayrımcı uygulamalar teşhir edildi. Kadın ve erkek işçilerin ortak mücadelesinin önemine vurgu yapıldı.
Hak gasplarına karşı mücadeleye!
Ardından kurultay hazırlık çalışmaları kapsamında oluşturulan Tekstil Komitesi'nden bir tekstil işçisi tarafından SSGSS saldırısına ilişkin bir konuşma yapıldı.
İşçi sınıfının mücadele ve örgütlenmesinin önemine vurgu yapılarak, sermayenin boş durmadığı, her alanda saldırdığı ifade edildi. Birkaç yıl önce sermaye devletinin işçi sınıfına kölelik yasasını dayattığı, işçi sınıfı cephesinden bu saldırıya karşı koyuşun yetersiz kaldığı, kölelik yasasının meclisten geçerek yasalaştığı vurgulandı. Sermayenin şimdi de yeni hak gasplarına giriştiği, sırada sosyal güvenliğin ve kıdem tazminatı hakkının gaspının olduğu, işçi sınıfının buna karşı mücadeleyi yükseltmediği koşullarda bu hakların da gaspedileceği dile getirildi. Saldırı yasasının kapsamı ve ne tür hak gasplarına yol açtığına değinilerek, hak gasplarına karşı mücadele çağrısı yapıldı.
Yapılan konuşmanın ardından yarım saatlik bir ara verildi.
Sınıf mücadelesinin coşkusunu salona taşıyan konuşmalar...
İkinci bölüm müzik dinletisiyle başladı. Koma Karker grubunun seslendirdiği türküler salonda coşkulu bir atmosfer yarattı.
Daha sonra kurultaya katılan konuk temsilciler kürsüye çıkarak düşüncelerini ifade ettiler.
İlk olarak Küçükçekmece İşçi Platformu adına bir konuşma yapıldı. Konuşmada mücadele çağrısı yapılarak bütün işçilerin mücadeleye omuz vermesi gerektiği ifade edildi. 1 Mayıs’ın her alanda güçlü bir şekilde örgütlenmesi gerektiği vurgulandı.
Ardından Güven Elektrik işçileri ve TİB-DER adına birer konuşma yapıldı. Bu konuşmalarla sınıf mücadelesinin coşkusu salona taşındı.
Daha sonrada KHK’nin kurultaya sunduğu karar önerileri divan tarafından kurultay sunularak serbest kürsüye geçildi.
Serbest kürsüyle bölge fabrikalarının sorunları ve bölge işçilerinin mücadele isteği kürsüye taşındı. Bölgedeki birçok temel fabrikadan işçiler söz alarak kurultayı selamladılar. Fabrikalarında yaşadıkları sorunları dile getirip, mücadeleye ilişkin duygu ve düşüncelerini ifade ettiler. Konuşmalara metal işçileri daha etkin bir şekilde katıldılar. Serbest kürsü kurultayın en canlı bölümü oldu.
İşçi sınıfının devrimci gücünü açığa çıkarmak!..
Son olarak bir sınıf devrimcisi söz alarak düşüncelerini ifade etti. Konuşmasında, 20 yıldır bu ülkede işçi sınıfının devrimci gücünün açığa çıkarılmaya çalışıldığı, sermayeye karşı sınıfa karşı sınıf çizgisi temelinde, çeşitli yol ve yöntemlerle sınıfın devrimci enerjisini açığa çıkarma doğrultusuda etkin bir çaba harcandığı vurgulandı. Büyükçekmece İşçi Kurultayı’nın da bu çabanın bir parçası olduğu dile getirildi. İşçi sınıfının devrimci enerjisi açığa çıkarılamadan bu topraklarda hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği vurgulanarak 1 Mayıs’a çağrı yapıldı.
Bu konuşmanın ardından sloganlar eşliğinde kurultay sonlandırıldı.
Coşkulu bir atmosferde geçen kurultayın en önemli başarısı, bölgedeki önemli fabrikalara dayanması, katılımcı kitlenin büyük bölümünün fabrikalardan olmasıydı. Kurultay çalışmasının yoğunlaştığı alanlardaki fabrikalardan kurultaya belli bir katılımın gerçekleşmiş olması, önümüzdeki süreçte bölgedeki mücadelede daha ileri hedeflere yürümek açısından anlamlı bir adım oldu.
Kurultaya yaklaşık 120 kişi katıldı.
Kurultaydan notlar:
* Etkinlik süresince “İşçi sınıfı savaşacak, sosyalizm kazanacak!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!”, “1 Mayıs’ta Taksim’e, mücadeleye!” sloganları sık sık atıldı.
* Kurultaya Çiğli İşçi Kurultayı Hazırlık Komitesi, BEKO işçilerin ve Alınteri gazetesinden gelen mesajlar okundu.
* Esenyurt jandarması kurultayı sabote etmek için provokatif tutumlar sergiledi. Kurultayın başlamasının ardından, aldıkları "mahkeme kararı"yla içerde çekim yapmak istediler. Zorla içeriye girmeye çalışan jandarmaya kararlı bir tutum alınarak geri adım attırıldı.
Kızıl Bayrak / Esenyurt