17.05.2008
28.04.2008 00:28

Kartal'da coşkulu bir 1 Mayıs etkinliği gerçekleştirdik!

 

“1 Mayıs'ta Taksim'deyiz!”

 

(28.04.07) - Maltepe-Kartal-Pendik bölgelerinde yaklaşık 1 aydır çalışmalarını sürdürdüğümüz 1 Mayıs etkinliğimizi dün (27 Nisan 2007) gerçekleştirdik. Geçtiğimiz haftaya kadar bir piknik olarak planladığımız etkinliğimizi, İstanbul'daki yoğun yağıştan dolayı son anda bir salon etkinliğine dönüştürmek zorunda kaldık.

“İşçilerin birliği, halkların kardeşliği” etkinliği dün saat 12.30'da başladı. Yoğun bir ön çalışmanın ve tümüyle kendi öz emeğimizin ürünü olan etkinlik programımızı ilk olarak 1 Mayıs '77'de Taksim Meydanı'nda katledilenler şahsında sınıf mücadelesinde ölümsüzleşen tüm devrimciler için saygı duruşu ile başlattık.

“Sınıfa karşı sınıf” şiarı ile 1 Mayıs'a!

Saygı duruşunun ardından pikniğin örgütleyicisi olan Anadolu Yakası İşçi ve Emekçi Platformu adına bir konuşma yapıldı. Konuşmada sermaye düzenini son dönemdeki saldırıları özlü bir biçimde tanımlandı, mücadelenin ve örgütlenmenin önemi vurgulandı. Anadolu Yakası İşçi Platformu adına yapılan konuşmada 2007 1 Mayısı'nın ardından gelişen süreç sınıf cephesinden yorumlandı. Telekom grevine, SSGSS karşısında gelişen hareketliliğe değinildi. Sınıf hareketinin geçmiş yıllara oranla daha canlı olduğunun ifade edildiği konuşmada, bu canlılıkta 2007 1 Mayısı'nın etkisi olduğunun altı çizildi ve bu canlılığın 2008 1 Mayısı'nı daha önemli hale getirdiğine dikkat çekildi.

1 Mayıs'ta Taksim'de olmanın önemi üzerine de anlamlı vurgular yapılan konuşmada, geçen seneki tablo hatırlatılarak, “yüzümüzü Taksim'e dönüyoruz! Gireriz ya da giremeyiz! Asıl mesele Taksim iradesini ortaya koymaktır! Bu iradeyi sonuna kadar korumaktır” denildi. 1 Mayıs'ta iki sınıfın karşı karşıya geleceğine dikkat çekilen konuşmada Tayyip Erdoğan'ın “ayaklar başı yönetmeye kalkarsa, kıyamet kopar” sözüne atıf yapıldı. Konuşmada “Kıyamet kopsun! Kopacak bizim lehimize, işçi sınıfının lehine kopacak” denildi. Her koşulda sınıfa karşı sınıf tutumunun savunucusu olmanın önemi ve anlamı tanımlandı.

İşçilerin örgütlenmesinin önemi üzerinde durulan konuşmada, taban örgütlülüklerine de değinildi. Platformun 1 Mayıs sonrası toplantı sürecini güçlendireceğinin de ifade edildiği konuşmada, ayrıca Haziran ayı sonlarına doğru bir işçi kurultayı örgütleme hedefiyle hareket edileceği belirtildi.

"Önümüzün kesildiği her yerden Taksim'e yürüyoruz!"

Anadolu Yakası İşçi ve Emekçi Platformu adına yapılan konuşmanın ardından BDSP adına da bir konuşma yapıldı. 2008 1 Mayısı'nın önemi ve 2007 1 Mayısı'ndan çıkarılan dersler üzerine yapılan konuşmayı katılımcılar yer yer alkışları ile coşkularını dışavurdular.

BDSP temsilcisi konuşmasında özel olarak 2007 1 Mayısı'ndan devletin de, sendikaların da, devrimcilerin de çok şey öğrendiğini vurguladı. Bütün bu kesimlerin “Taksim iradesinin kırılamayacağını” öğrendiğini söyleyen BDSP temsilcisi, “biz bu iradeyi güçlendirmek, Taksim Meydanı'na kitleleri yığmak sorumluluğu ile karşı karşıyayız” dedi.

Bu sene tüm Türkiye'de işçi ve emekçilerin kalbinin Taksim'de atacağını söyleyen BDSP temsilcisi, son günlerde sürekli tartışılan devlet terörü, Taksim yasağı vb konulara da açıklık getirdi ve sermaye düzeninin sözcülerinin hemen hepsinin sessizliklerini koruduğuna, bir süredir tek kelime edemediklerine dikkat çekti. “Önümüzü nerede keserlerse oradan Taksim'e yürüyeceğiz, Sefaköy'de mi kestiler, Sefaköy'den, Edirnekapı mı Edirnekapı'dan, Kavacık mı Kavacık'tan ama illa ki Taksim'e yürüyeceğiz” diye konuşan BDSP temsilcisi, bu 1 Mayıs'ta Taksim'in topyekûn kazanılacağına dikkat çekti.

Bugün DİSK, KESK ve Türk İş tarafından 1 Mayıs'ta Taksim'de olmakta ısrarcı olunmasının gerisindeki taban iradesinin etkili olduğunu belirten BDSP temsilcisi, “13-14 Mart eylemleri olmasa, eğitim emekçilerinin KESK'in fiili-meşru mücadeleye karşı çıkarttığı sevk alma eylemlerini kıran tutumları, Türk İş'e bağlı işçilerin sendikalarına rağmen SSGSS Yasa Tasarısı’na karşı gösterdikleri duyarlılık olmasa, sendikalar bugün aynı ısrarla ‘1 Mayıs'ta Taksim'e’ diyemezlerdi” dedi.

Öz emeğimizin ürünü bir etkinlik!

BDSP konuşmasının ardından Emekçi Kadın Komisyonu'nun hazırlamış olduğu şiir dinletisine sunuldu. Sömürü ve talan düzenini teşhir eden şiirlerin yanısıra, emperyalist saldırganlığın kanlı yüzünü teşhir eden şiirlerin de okunduğu dinleti büyük ilgi çekti. Emekçi Kadın Komisyonu'nun öze emeği olan bu dinletinin ardından ise eğitim emekçisi Hasan Ali, çeşitli dillerde söylediği türküler ve marşlarla etkinliğin coşkusunu güçlendirdi.

Dinletisine 1 Mayıs Marşı ile başlayan Hasan Ali, daha sonra Kürtçe, Türkçe ve Lazca türküler seslendirdi. Halay parçalarının da seslendirilmesi üzerine salonda halaylar çekildi. Hasan Ali, programını Avusturya İşçi Marşı ve Çav Bella'yı ardarda söyleyerek son verdi.

Ardından etkinliğimize ara verildi ve hep birlikte bir 1 Mayıs sofrası kuruldu.

Etkili bir forum...

Etkinliğimizin ikinci yarısına forum ile başladık. Forum yöneticisinin açılış konuşması ile forum başladı. Forumda ilk olarak bir metal işçisi söz alarak kendi fabrikasında yaşanan iş kazaları ve güvencesiz çalışma koşullarını anlattı. Fabrikasında 1 Mayıs'a çağrı yaptığını belirten metal işçisi, işçilerin bilinçsiz olduğunu ve bilinçlenmeleri yönünde çalışmaların yoğunlaştırılmasının gerekliliğine dikkat çekti. İşçi sınıfını 1 Mayıslar dışında görmezden gelen yaklaşımı ve kendi fabrikasından da örnekleyerek sendika bürokrasisi ve sarı sendika çizgisini eleştiren metal işçisi sözlerini 1 Mayıs'a çağrı yaparak bitirdi.

Ardından kürsüye bir TELEKOM çalışanı çıktı. Telekom çalışanı grev sürecini özetleyerek anlattı. Grev sürecine katılanların hemen hemen hiçbirinin hiçbir deneyimi olmadığını ama mücadelede öğrendiklerini belirtti. Telekom'da örgütlü Haber-İş'in mücadele kırıcı tutumlarını da eleştiren Telekom işçisi, Telekom içerisinde bölge komisyonları kurma çabası ve hedefinden söz etti ve 1 Mayıs'a Telekom çalışanlarının güçlü bir katılım örgütlemesi için çalıştıklarını söyledi. Telekom çalışanının konuşması da herkesin 1 Mayıs'a çağrılması ile sonlandı. Forum süresince kürsüden söz alan başka Telekom çalışanları da oldu.

Ardından kürsüye İstanbul Liseli Gençlik Platformu çalışanı bir liseli çıktı. Liseli arkadaş emekçi semtlerindeki yozlaşma ve çeteleşmenin nedenleri üzerinde ayrıntılı bir biçimde durdu. Ayrıca yozlaşma ve çeteleşmenin geldiği düzeyi kendi yaşadığı bir örnek üzerinden anlattı. Liseli gençliğin devrimci mücadeleyi yükseltmesinin temel bir görev olduğunu söyleyen liseli, konuşmasını “devrimci liseliler 1 Mayıs'ta Taksim'de!” diyerek noktaladı.

Forumda kamu emekçileri adına da birden çok konuşma yapıldı. Özellikle eğitim emekçilerinin kendilerinin işçi sınıfının bir parçası olduğunu kavramalarının çok önemli olduğuna dikkat çekilen konuşmalarda, birçok eğitim emekçisinin kendilerini sınıfın bir parçası olarak görmedikleri, bunun ise bilinçsiz bir tutumun ürünü olduğu belirtildi. Kamu emekçileri adına yapılan tüm konuşmalarda mücadelenin ve 1 Mayıs'ta Taksim'de olmanın önemine dikkat çekildi.

Emekçi Kadınlar çifte sömürüye karşı 1 Mayıs'ta Taksim'de

Forumda Emekçi Kadın Komisyonları adına da söz alındı. Emekçi kadınların kapitalist düzen içerisinde çifte sömürüye maruz kaldıklarına dikkat çekilen konuşmada, gerek kapitalizmin kadına yüklediği genel sorunlar, gerekse güncel saldırıların emekçi kadınları kesen yanları örnekleri ile anlatıldı.

Emekçi Kadın Komisyonları'nın bu çifte sömürüye karşı kadınların mücadelesinde bir araç olduğunun vurgulandığı konuşmada, “bizler de Taksim'de olacağız!” denildi.

Daha sonra kürsüye çıkan bir başka genç işçi arkadaş ise sözlerine “Ben Bitlisli’yim, Kürdüm! Ben de bu topraklarda çifte sömürü ile karşı karşıyayım” diye başladı. Sermaye düzeninin ulusal baskı ve terörünü tanımlayan arkadaş, Kürt halkının ciddi bir imha politikası ile karşı karşıya olduğunu vurguladı. 1 Mayıs'a şovenizme ve halkların kardeşliğine karşı bir temelde de çağrı yapmış oldu.

Son olarak söz alan bir genç işçi, etkinliği izlemeden önce 1 Mayıs'a katılmayı düşünmediğini ancak fikrinin değiştiğini, 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını belirtti. Bu konuşma etkinliğin başarısının da özlü bir ifadesi oldu.

1 Mayıs'ta ayaklar baş olacak!

Forum bölümünün ardından sahneye Telekom çalışanı çıktı. Türkü ve deyişleri ile etkinliğimize renk katan Telekom çalışanı, heyecan ve coşkusunu gizlemedi. Hepbir ağızdan söylenen türkülerin ardından etkinliğin sonuna gelindi.

Yaklaşık 80 işçi ve emekçinin katıldığı etkinliğimiz başından sonuna coşkuluydu. Adeta hemen her konuşmada, aralardaki sohbetlerde dahi Taksim 1 Mayıs'ı coşkusu kendisini hissettiriyordu. Özetle baştan sona başarılı ve coşkulu bir etkinlik gerçekleştirdik. Şimdi bütün gücümüzle 1 Mayıs çalışmamıza yüklenmeye devam edeceğiz!

Maltepe-Kartal-Pendik BDSP


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1