03.05.2008 10:40
İstanbul Ekim Gençliği Taksim 1 Mayıs gözlemleri (1)...
‘Bıji yek gulan, yaşasın halkların kardeşliği!’
Osmanbey Metro çıkışı ve Halaskargazi Caddesi’nden dağıtılan kitlenin büyük bölümünün Rumeli Caddesi üzerinde yeniden toparlanmasıyla binlerce kişilik kitleyle, eylemlerin bu kolunu başlatmış olduk. Bir müddet dağılmadan ve coşkulu sloganlar eşliğinde yüzünü ana caddeye dönen kitle burada polisin tazyikli su ve gaz bombası ile gerçekleştirdiği saldırılara taşlarla, kiremitler ve tuğlalarla karşı koydu. Tekrar eden polis saldırıları sonucu kitle bir miktar dağılarak ara sokaklardan Valikonağı Caddesi’ne geçti. Burada toplanan kitlede emekçi semtlerden gelen gençlerin katılımı oldukça yüksekti.
Yaklaşık 1500 kişi polisin saldırılarına karşı bir arada durmayı başaramadı ve bizim de içinde bulunduğumuz yaklaşık 300 kişi Maçka Parkı’na doğru çekildi. Bu esnada gelen haberler doğrultusunda yönümüzü tekrar Agos’a doğru çevirdik. Teşvikiye’nin ara sokaklarından dolanarak tekrar Valikonağı’na çıktık. Bu sırada ana caddeyi tutmaya çalışan polisle ufak çatışmalar yaşandı.
Valikonağı’nda diğer devrimci güçlerle buluşmamızın ardından bir müddet hedefimizi belirleyebilmek ve dağınık haldeki güçleri toparlayabilmek için marşlar ve sloganlar eşliğinde caddeyi kapattık. ‘Yaşasın 1 Mayıs!’, ‘Yaşasın devrimci dayanışma!’ sloganları gür bir şekilde haykırıldı. Ağırlığı üniversite öğrencisi olan kitle burada Şişli-Nişantaşı yönünden gelen Yurtsever Gençlik kitlesiyle buluştu. Kürt gençliğinin coşkulu katılımıyla birlikte ‘Kürdistan faşizme mezar olacak!’, ‘Yaşasın 1 Mayıs!’, ‘Bıji yek gulan!’, ‘Yaşasın halkların kardeşliği!’ ve ‘Bıji bıratiya gelan!’ sloganları coşkulu bir şekilde atıldı.
Ardından DİSK önünde kitlenin yeniden toplanmaya başladığı ve yürüyüşün zorlanacağı haberinin gelmesi üzerine Şişli’ye destek vermeye karar verdik. Ancak gidiş esnasında örgütlü davranılamadı ve kitlenin büyük bir bölümü dağınık bir halde hareket etmeye başladı. Yolda Şişli’nin de dağıldığı haberinin gelmesi üzerine aralarında devrimci dostlarımızın da bulunduğu yaklaşık 30 kişiyle tekrar Agos önüne doğru yöneldik ve ara sokakta Topkapı İşçi Derneği pankartı arkasında barikat önünde konuşlanmış olan binlerce kişilik kitleyle buluştuk. Barikatı aşarak ana caddeye girdiğimizde pankartımızı açarak alandaki yerimizi aldık.
Sendika bürokratlarının, milletvekillerinin peşi sıra kürsüye çıkıp yarım saat boyunca sınıfa ihanetlerini aymazlıkla dile getirmelerine karşılık alanda bulunan işçi ve kamu emekçisi yoldaşlarımızla birlikte ‘Taksim’e’ ve ‘Kahrolsun sendika ağaları!’ sloganlarını haykırdık ve Topkapı İşçi Derneği’yle birlikte pankartlarımızın yönünü Taksim’e çevirdik. Bürokratların eylemin bittiğini açıklamasının ardından Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun kararı olan Taksim buluşmasına gitmek üzere yola çıktık. Ana caddenin yoğun bir polis ablukası altında olmasından kaynaklı Kurtuluş yönünden Dolapdere’ye yürümeye başladık.
Kitlenin dağılmayıp bir arada hareket etmesiyle birlikte dağınık olarak kurguladığımız yürüyüşümüz atılan sloganlarla birlikte coşkulu bir eyleme dönüştü. Mahalle halkı tarafından alkışlarla ve coşkuyla karşılanan kortejimiz ara sokaklardan Dolapdere’ye indi. Burada sayımız 2000’i aşıyordu. Burada ÖDP’lilerin kitleden ayrılmasının ardından Dolapdere Caddesi üzerinde sadece devrimci güçler kaldı. Cadde başındaki polisin saldırısına taşlarla karşılık verdik ancak kitlenin dağılmasının önüne geçemedik. Tarlabaşı’ndan ara sokakalarda eylemler sürerken, platformun eylemi bitirdiği kararını öğrenmemizin ardından biz de kalan tüm yoldaşlarımızla alanı terkettik.
Bizim bulunduğumuz güzergâhlarda gençliğin 1 Mayıs direnişine katılımı hareketin açık bir yansıması şeklindeydi. Gençliğin belirli bir ağırlık oluşturmasına karşın katılımın önemli bir kısmını semt gençliği oluşturuyordu. Kürt gençliğinin coşkulu ve militan katılımı da dikkat çekiyordu.
İstanbul Ekim Gençliği