05.09.2008
02.05.2008 20:20

Sokakta tekme karakolda işkence...

 

(02.05.08) - İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta başta İstanbul olmak üzere yurdun birçok yerinde terör estiren sermayenin kolluk güçleri aldığı yetkiyle gece boyunca da baskı, gözaltı ve işkence terörününü tırmandırdı.

2008 1 Mayısı’nın en akılda kalan görüntüsü Şişli’de yerde yatan bir eylemcinin kafasına polisin attığı ve kameralarla kare-kare görüntülenen tekme oldu. Burjuva basın bu görüntüleri, geçen yıla damgasını vuran Masis Kürkçügil’e lokantada atılan tokat görüntüleri ile eşdeğer olarak sundu.

1 Mayıs günü saldırıya uğrayan eylemcinin BDSP çalışanı Songül Çiftçi olduğu kısa süre içinde öğrenildi. Songül saldırıya uğradıktan sonra bilinci kapanarak yere yıkılmış ve  Kızıl Bayrak muhabiri Yılmaz Yaşar tarafından eylem alanından çıkarılmıştı. Yaşadığı travma nedeniyle bilinci kapanan ve durumu ciddi olan Çiftçi eylem alanından çıkarıldıktan sonra Yılmaz Yaşar ve eşi Murat Çiftçi tarafından hastaneye kaldırıldı. Çeşitli müdahalelerin ardından bilinci yerine gelen Songül Çiftçi gece yarısına kadar hastanede tutulduktan sonra ertesi gün kontrollere devam etmek üzere hastaneden ayrıldı. Ancak Songül ve dostlarının yaşadığı polis terörü 1 Mayıs alanı ile sınırlı kalmadı.

Hastaneden çıkan Songül ve Murat Çiftçi ile Yılmaz Yaşar’ın önü Fındıkzade’de polis tarafından GBT kontrolü bahanesiyle kesildi.

GBT kontrolünden geçirilmelerinin ardından polis üst araması yapmayı dayattı. Bu keyfi ve hukuksuz üst aramasına tepki gösteren Çiftçi ve Yaşar polis tarafından darp edilerek ve kelepçelenerek gözaltına alındılar. “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!” sloganını atan devrimcilere karşı polisin yanıtı da biber gazı ve kaba dayak oldu. Ekip arabasına bindirilen Çiftçi ve Yaşar buradan Şehremini karakolu’na götürüldüler.

Gün içinde aldığı darbeden kaynaklı sağlık durumu ciddi olan ve tekbaşına güçlükle yürüyebilen Songül Çiftçi ise gece 00.30’da Fındıkzade’de polisler tarafından tek başına bırakıldı. Çiftçi tek başına Haseki’de bulunan Kızıl Bayrak bürosuna gelerek yaşanan saldırıdan gazete çalışanlarını da haberdar etti.

Gözaltına alınan devrimciler ise ekip otosunda ve karakolda sürekli olarak kaba dayağa maruz kaldılar. İfade vermeyen ve ayakkabı bağcıkları ile kemerlerini çıkarmayan yoldaşlarımıza yönelik dayak işkencesi sabaha kadar devam etti.

2 Mayıs günü öğlen 11.30’a kadar Avukatlarıyla’da görüştürülmeyen Çiftçi ve Yaşar avukat görüşmesinin ardından sağlık kontrolü için hastaneye götürüldüler ve ardından “polise mukavemet” suçlamasıyla Fatih Savcılığı’na çıkarıldılar.

Verilen ifadenin ve polislerden şikayetçi olunduğunun beyan edilmesinin ardından Çiftçi ve Yaşar 16.30 sıralarında parmak izlerinin alınmasının ardından serbest bırakıldılar.

Not: Saldırıya uğrayan BDSP çalışanı Songül Çiftçi'nin durumu hakkında Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu tarafından kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılacaktır.


YAZICIYA GONDER


September
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 1 2 3 4 5