17.05.2008
07.05.2008 12:49

1 Mayıs terörüne uluslararası kınama

 

(07.05.08) – 1 Mayıs 2008’in ardından DİSK, KESK ve TÜRK-İŞ İstanbul’da yaşanan devlet terörünü uluslararası emek örgütlerine ve bağlı oldukları uluslararası kurumlara çeşitli yollarla bildirmişlerdi. Pek çok uluslararası kurum yaptığı açıklamalar ile devlet terörünü protesto etti.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Genel Sekreteri Guy Ryder Başbakan Erdoğan’a bir mektup göndererek saldırıları kınadı. Ryder Türkiye’yi bir kez daha imzalamış olduğu ILO sözleşmelerine uygun davranmaya, örgütlenme özgürlüğü ve barışçıl gösteri yapma özgürlüğüne saygı göstermeye çağırdı ve kullanılan şiddetin kabul edilemez olduğuna dikkat çekti,

Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ise yaptığı bir basın açıklaması ile devlet terörünü kınadı. ETUC’un yaptığı açıklamada şunlar söylendi: “Türkiye hükümetinin bir kez daha sosyal ve sendikal hakları içeren temel hakları korumak ve kabullenmek konusunda başarısız olduğunu ve Avrupa Komisyonu’na  ve Türkiye Hükümetine sendikal hakları saygı göstermeleri konusunda baskı yapmayı sürdüreceğini”

Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI)Uluslararası Sendikalar Ağı Küresel Birliği (UNI Global Union) ve Uluslararası Kimya, Enerji, Maden ve Genel Hizmet Sendikaları Federasyonu (ICEM) de İstanbul’da yaşanan devlet terörünü kınadığını belirten açıklamalarda bulundu.

Ayrıca PSI, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir protesto mektubu gönderdi.

Uluslararası Af Örgütü ise İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a bir mektup göndererek Türk makamlarını, güç kullanımına mecbur kalmadıkça kesinlikle başvurulmaması çağrısında bulundu. UAF Türkiye sorumlularından Andrew Gardner: “Türkiye'ye bugün vesilesiyle bu şekilde bir mektup yazmamış olmamızın nedeni, Türkiye'de daha önceki bazı eylemlerde gördüğümüz, polisin tutumu konusundaki kaygılarımız. Örneğin geçen yılki 1 Mayıs -ki burada polis barışçı bir eylemi dağıtmak için aşırı güç kullanmıştı” dedi

 

ITUC ve PIU’nun yazdığı mektupları sunuyoruz:

Sayın Başbakan,

155 ülkede 168 milyon üyesi bulunan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 1 Mayıs 2008’de İstanbul’da İşçi Bayramı gösterilerinde polisin aşırı güç kullanmasını esefle kınıyor. İstanbul Valisi Muammet Güler’e göre 530 gösterici gözaltına alınmış 38 kişi yaralanmıştır, ITUC bu sayının daha sonra da artabileceğine inanmaktadır. 

Aldığımız bilgilere göre;  polis;  sopa, biber gazı, göz yaşarıcı gaz ve boyalı su sıkarak Taksim Meydanı’na gitmeye çalışan işçi ve öğrencilerinden oluşan gruba müdahale etmiştir. Taksim Meydanı,  1977’nin 1 Mayıs’ında yaşanan ve 37 kişinin hayatını kaybettiği acı olayla bilinmektedir. ITUC üyesi 3 konfederasyon gösteriyi Taksim meydanında birlikte yapmak istediklerini duyurduktan sonra yetkilileriniz bu gösteriyi yasakladı ve sendikaların eylemlerini gerçekleştirdiği taktirde “orantılı güç” kullanılacağını söyleyerek tehdit etmiştir. . 

Sendikalar kutlamayı Taksim’de yapacaklarını açıklamaları üzerine Meydan bariyerlerle çevrildi. Hükümetiniz, İstanbul’daki polis sayısını diğer illerden getirdiği polislerle de arttırmıştır. Polis Helikopterleri şehrin üstünde uçuşlar gerçekleştirmiştir. Daha sonrasında  DİSK Genel Merkezinin kuşatılmış, ve sendikaların yürüyüşlerini başka şekilde gerçekleştireceklerini söylemeleri bile dikkate alınmadan polisler tarafından güç kullanılmıştır.  Çok fazla zarar verilmiştir. Masum insanlar ve esnaf ciddi şekilde  zarar görmüş ve yararlanmıştır.

Polisiniz DİSK Genel Merkezi önünde toplanan insanlara saldırdığında saat henüz 06:15’ti. Bina kuşatılmış, içindeki insanlar dışarı çıkamamış ve bina gözyaşaltıcı gaz bulutu altında kalmıştır.  Binanın insanlarla dolu olduğunu bildikleri halde polis gaz sıkmaya devam etmiştir. Solunum problemi yaşayan genç bir kadının başına polisin tarafından darb uygulanmıştır. Gün sonunda çok sayıda insan yaralandı DİSK ve KESK üyeleri gözaltına alındı, polis tarafından  dövüldü ve DİSK ve KESK yöneticilerinin güvenli bir yere geçmelerine izin verilmedi.

Sayın Başbakan,

Görüntüler Türk polisinin aşırı davranıp davranmadığı konusunda çok az şüpheye yer bıraktı. Türkiye’deki üyelerimiz ve İstanbul Barosu’ndan gelen raporlarda polisin göstericilere aşırı güç kullandığını söylüyor. İnsanların gösteri için toplanmasının bile kendi başına bir suç teşkil ettiğinin söylenerek “orantılı güç” kullanılacağına dair tehditler bir yana,  Polisin göstericilere karşı kullandığı şiddet kesinlikle orantısız ve kabul edilemezdir.

Bu nedenle,Türkiye’nin altına imza attığı temel ILO sözleşmelerinde yer alan temel sendikal hakların ve  Örgütlenme Özgürlüğü ilkelerinin gereklilerini garanti altına alması yönünde sizlere çağrıda bulunuyorum. 

Guy Ryder 

Genel Sekreter/ITUC
 


Sayın Başkan,

PSI adına, 1 Mayıs kutlamalarında Türk polisinin tutunduğu tavır ile ilgili endişemizi belirtmek için yazıyorum. Polis gaz bombası, su topu ve cop kullanarak, Taksim alanına doğru yürüyüşe geçen kalabalığı dağıttı. PSI olarak anladığımız kadarıyla 2800 kişiye yakın kişi, içinde eylemci ve sendika aktivistlerininde bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı ve yaralandı. Hastaların bulunduğu yakın bir mesafedeki Şişli Etfal Hastanesi de göz yaşartıcı gazlardan etkilendi.

Gerekçesiz ve orantısız olarak kullanılan bu gücün, vatandaşları durdurmak için denenmesi insan hakları açısından kesinlikle kabul edilemez. AB’ne girme amacında olan Türkiye, AB’nin öncelikli prensiplerini hala hiçe saymakta ve kötü yolları denemektedir. Eğer Türkiye, AB ile birleşmeyi istiyorsa, örgütlenme özgürlüğü ve barışçıl toplantı hakları dahil olmak üzere demokrasi ve insan hakları yükümlülüğüne uygun davranmak zorundadır.

1 Mayıs kutlamaları, KESK ve DİSK ve Türk-İş ile birlikte siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenmiştir. KESK ve DİSK’e bağlı çok sayıda PSI üyesi sendikaları 1 Mayıs kutlamalarında yer aldılar. Barışçıl bir amacı olan gösteri, 1977 1 Mayısında Taksim Meydanında öldürülen 37 kişinin Taksim anısına düzenlenmişti.

1 Mayıs günü, tüm dünyadaki işçilerin haklarını korur ve uluslararası dayanışması ortaya koyar. PSI, temel insan hakları ve sendikal hakların doğrudan ihlali olan bu bastırma ve sindirme eylemini kınamakta; ve hükümetinizin; ILO’nun 87 sayılı Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin Sözleşmesine ve 98 sayılı Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Müzakere Hakkı Prensiplerinin Uygulanmasına Müteallik Sözleşmesine uygun davranmasını; baskı ve sindirme eylemlerinden uzak durmanızı talep etmektedir.

Peter Waldorff – Genel Sekreter / PSI

 


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1