05.07.2008
09.05.2008 15:56

Yeni bir facia: Kasım Özer!

 

(09.05.08) – Kapitalizmin kar hırsı, paranın saltanatı nasıl da gerçekleri çarpıttırıyor insana. Sermayeden yana olmanın dayanılmaz hafifliği nasıl da ‘yalana itiyor’ insanı.

Belki de son dönemde patronlar sınıfının temsilcileri içinden en fazla teşhir olanları tersane patronları oldu. Onların soysuz birliklerinin soysuz Başkanı, tersanelerdeki iş cinayeti şebekesinin başı olan Murat Bayrak, yazılı ve görsel medyaya verdiği her demeçte Tuzla tersaneler cehenneminde yaşanan ölümlerin nedenini “işçi maliyetinin yükseleceğini, tersanelerin kârlı bir alan olmaktan çıkacağı” şeklinde cevaplıyordu.

Yeni bir facia: Kasım Özer

Şimdi karşımıza alanında sözde yetkili ve bilirkişi olan bir İş Sağlığı ve Güvenliği (İSGÜM) Genel Müdürü Kasım Özer adında zat çıktı. Bu zat da sermayenin yönetici maskesi olarak varlığını sürdürdüğü parlamento tarafından oluşturulan ‘Gemi İnşa Sanayindeki İş Güvenliği ve Çalışma Şartları Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’ na yaptığı konuşmasını tersanelerde yaşananların ‘facia’ olarak gösterildiğini Bayrakvari diliyle söylüyor ve yarattığı düşünsel faciayı açığa vuruyor:

"Tersanelerdeki kazaların artması, işin kötü olduğundan değil, işçi sayısının son 2 yılda artmasından kaynaklanıyor. Dar alanlarda çok sayıda işçi çalışıyor. İnsanlarımız yüksekte çalışırken, ya kişisel koruyucu donanım kullanmıyorlar ya da fizyolojik olarak yüksekte bulunmadığı için dengesini kaybedip düşüyorlar. Tansiyonu düşüyor, gözü kararıyor, vesaire... Köyden hiç ayrılmamış insanlar, sanayi işlerine girdiğinde üzüntü verici kazalar oluyor. Aslında diğer sektörler incelendiğinde tersanelerdeki iş kazaları çok küçük bir yer tutuyor. Yeraltı maden ocağında gaz patlamasında 250 insan ölüyor. Tersanelerde son 2 yılda peş peşe ölümlerin olması ve bu işin başka nedenlerle gündeme getirilmesi, tersanelerde sanki ’facialar varmış’ gibi gösteriliyor. Ama oranlara baktığımızda o kadar büyük değil."

Tersanelerin kanlı sicili Özer’e yanıt!

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç’ın başkanlığında toplanan komisyona Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü yetkililerinin meclis araştırma komisyonu için hazırladığı rapor ise tersane kapitalistlerinin işçi kanı üzerinden yaşadıkları büyümeyi gösteriyor. Raporda; 2000 yılından başlayarak incelemeye alınan işçi ölümleri, “işçi sağlığı” değil de daha çok ‘kapitalistlerin güvenliğine’ kafa yoran birine yanıt anlamında bile yeterli gözüküyor.

“Türkiye’deki tersanelerde meydana gelen kazalara da yer verilen rapora göre tersanelerde; 2000 yılında 76, 2001 yılında 61, 2002 yılında 73, 2003 yılında 86, 2004 yılında 120, 2005 yılında 146, 2006 yılında 170 ve 2007 yılında da 227 iş kazası meydana geldi. Meydana gelen kazalar sonucunda da 2002 yılında 4, 2001 yılında 1, 2002 yılında 5, 2003 yılında 3, 2004 yılında 5, 2005 yılında 9, 2006 yılında 10, 2007 yılında 12 ve 2008 yılında da 4 olmak üzere toplam 53 kişi öldü. Her 10 bin kazada; İngiltere ve İsveç’te 1, ABD’de de 2, Japonya ve Türkiye’de 3, Singapur, Tayvan ve Çin’de 10, Malezya’da ise 12 kişinin hayatını kaybettiğine de raporda yer verildi.”

“Köyden ayrılmamışlar” korkulu rüya olacak!

“İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü” yaşanan ölümleri ‘üzüntü verici kazalar’ olarak tanımlıyor ve ‘suçu’  "Köyden hiç ayrılmamış insanlar, sanayi işlerine girdiğinde üzüntü verici kazalar oluyor" diyerek kapitalizmin en acı yüzünün göründüğü tersanelerde sorumluluğu tersane işçilerine yüklüyor. Özer’in komisyona yaptığı sözde bilgilendirme üzerine birçok şey söylenebilir ancak söylenmesi gereken ve Özer’in yaptığı konuşmanın ortaya çıkardığı sonuç olsa gerek. ‘Tersanelerde İş Güvenliği ve Çalışma Şartları Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’ nasıl ki tersane işçilerinin kölece çalışma koşullarının kamuoyuna sızmasının basıncıyla göstermelik de olsa kurulmuşsa Özer’in de aynı komisyona GİSBİR Başkanı Murat Bayrak’ın ağzıyla konuşması o kadar anlaşılırdır. Biz Özer’den en fazla belli istatiki bilgileri biraz daha nesnel olarak vermesini ve tersane işçisinin iş cinayetlerine karşı biriken öfkesinin hedefi olmaması için çabalamasını isterdik. Ancak Özer tercihini yapmış....

Tersane patronları için yaklaşan facia!

Ve son olarak Özer’in “çok değerli yorumları” içinde yanlış olan bir şeyi belirtmek ve düzeltmek gerekiyor. Özer “Facia varmış gibi gösteriliyor” diyor: Bu yazının yazıldığı sırada Selah Tersanesi’nde yaşanan patlama ve kuvvetle muhtemel yaşanan  işçi ölümleri facianın ta kendisini gösteriyor.

Evet doğru, tersane kapitalistlerinin çanına ot tıkamak için gece gündüz mücadele eden tersane işçileri, asalak patronlara karşı açtıkları savaşta kendi leyhlerine bir facia yaratamadılar henüz. Ama Özer ve onunla aynı görüşü paylaşanlar yaklaşmakta olan faciayı iyi izlesinler çünkü o facianın istatistiklerini tutmak isteyecekler. Kendilerini de katarak....


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3