18.02.2008 08:02
Grev ve direnişlerle dayanışmayı büyütelim!
Sermaye sınıfı on yıllardır uyguladığı sosyal yıkım saldırılarıyla işçi sınıfının elinde kalan kırıntı düzeydeki hakları da gaspetmek istiyor. Emeklilik, sağlık, kıdem tazminat vb. hakların da tümden ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Sermaye, bu hakları gaspetmek için tüm hazırlıklarını yapmış bulunuyor. Şimdi uygun zaman ve ortamı yaratarak bu saldırıları engelsizce uygulamaya sokmayı planlıyor.
Son birkaç yıldır durgun bir dönemden geçen sınıf hareketinde ise, belli bir hareketlenme ve kısmi bir canlanma süreci yaşanıyor. Ancak bu sürecin henüz son derece zayıf ve cılız olduğu açık. Özellikle son aylarda, sınıf hareketinin belli kesimlerindeki arayış ve mücadele eğilimi giderek daha güçlü bir zeminde kendini dışavuruyor. Bu arayışın ve mücadele eğiliminin kendini gösterdiği temel sektör ise metal işkolu. Gerek toplu sözleşme süreçlerindeki uyuşmazlıklardan kaynaklı yaşanan direniş, grev ve eylemler olsun, gerekse de sendikal örgütlenme yönündeki girişimler olsun, metal sektöründeki sınıf bölüklerinin çeşitli çıkışlarına tanık olmaktayız.
Metal sektörü büyüyor. Ancak yorucu, ağır ve uzun çalışma saatlerine dayalı koşullar altında çalışan metal işçilerinin ücretleri her geçen gün daha da azalıyor. Geçmiş mücadelenin kazanımı olan bir dizi hakkı gaspediliyor. Toplu sözleşmelerde düşük zam dayatmasına maruz kalıyor.
Metal sektöründeki birçok fabrika ve işletmede sınıfın “öncü” güçlerinin önderlik ettiği ve yeni bir mücadele döneminin başlangıcını tetikleyebilecek dinamikler dipten dibe güçlenme yönünde ilerliyor.
Metal sektöründe bir dönemdir devam eden sendikal örgütlenme eğilimi buna işaret ediyor. Bu sendikalaşma eğilimi kendini Birleşik Metal-İş Sendikası zemininde ifade ediyor.
Önümüzdeki dönem sınıf hareketi giderek daha da güçlenecek, farklı sektörlerindeki sınıf bölükleri içinde mücadele eğilimi ve arayışları büyüyecek, grev ve direnişler yaygınlaşacaktır. Ancak bu sürecini daha ileri bir düzeye doğru evriltilmesi daha güçlü müdahalelere, sınıf dayanışmasına ve desteğine ihtiyaç duymaktadır.
Bugün grev, direniş ve çeşitli eylemlerle kendini gösteren sınıf kitleleriyle daha güçlü bir sınıf dayanışması içinde olmak güncel ve yakıcı bir görevdir.
Aşağıda bir kesitini sunduğumuz tablonun işaret ettiği temel gerçek bunu gösteriyor.
TEGA grevi 12. gününde
Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi tarihinde 7 Şubat günü bir ilk yaşandı. Yaklaşık 8 ay önce Birleşik Metal-İş Sendikası Anadolu Şubesi’nde örgütlenen ve ardından TİS masasına oturan TEGA Mühendislik işçileri, TİS’te yaşanan uzlaşmazlığın ardından coşkulu bir eylem ile greve çıktılar. Ama “eski solcu” TEGA patronunun asıl derdi TİS maddeleri değil. Sincan Organize gibi “grev” sözcüğünün geçmediği bir alanda organize patronlarının keyfinin kaçmasıydı. Bunun en büyük göstergesi greve çıkılan gün olan 7 Şubat 2008 akşamı Sincan Organize patronlarının biraraya gelerek toplanmasıydı. Bu toplantı organize patronlarının “grev”den ve sendikal örgütlenmeden duydukları korkuyu açığa çıkardı.
7 Şubat 2008’de greve çıktılar...
TİS sürecinin patron tarafından kilitlenmesiyle birlikte alınan grev kararı ile birlikte 56 işçi işten çıkarılmış ve fabrika önünde direnişe geçmişti. Bu süreçte işçilere yönelik gözaltı vb. bir dizi saldırı gerçekleşti. TEGA patronunun ve OSB yönetiminin grevi kırmak için gerçekleştirdiği tüm saldırılara rağmen 7 Şubat günü grev pankartı fabrikaya asıldı.
9-11-12 Şubat’ta saldırı... Direniş sürüyor...
TEGA işçileri greve çıkmalarının ardından patronların organize saldırılarıyla karşı karşıya kaldılar. 9 Şubat günü TEGA patronu Murat Çavuşoğlu, grevi kırmak için fabrikaya 25 işçiyi kaçak olarak sokarak üretimi sürdürmeye çalıştı. TEGA patronunun grevi kırmaya yönelik gerçekleştirdiği bu saldırıyı haber alan işçiler ve DİSK temsilcileri TEGA önünde toplandılar. TEGA patronu Murat Çavuşoğlu, 11 Şubat günü de yoğun jandarma ablukası eşliğinde grev kırıcı işçileri fabrikaya soktu. DİSK ve BMİS yöneticileri bu hukuksuzluğa karşı girişimlerde bulundular. TEGA patronu hakkında suç duyurusunda bulunan sendikacılar, ayrıca Çalışma Bakanlığı’na başvurdular.
Devlet eliyle grev kırıcılık!
TEGA’da süren grev 12 Şubat sabahı bir kez daha susturulmak istendi. Grev gözcüleri nöbet değişimi için geldiklerinde, fabrikanın 300 metre uzağında özel güvenlik şirketinin elemanları tarafından durduruldular. İşçiler gereken yanıtı vermekte gecikmediler. Bunun üzerine daha da kuduran özel güvenlikçiler işçilere silahlarını çektiler. Ardından olay yerine gelen jandarma işçileri gözaltına aldı. 6 saat karakolda tutulan işçiler ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldılar. TEGA patronu kaçak işçi çalıştırma uygulamasını da tekrar sahneye koydu, grev kırıcı 35 işçi yine jandarma gözetiminde fabrikaya sokuldu.
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Ankara’daki çeşitli sendika ve siyasi partiler de TEGA grevine destek ziyaretlerinde bulundular ve eylemlere katıldılar.
SCT Turbo grevi 702. gününde
Mersin’in Tarsus İlçesi Bağcılar Beldesi'nde bulunan SCT Turbo Filtre Fabrikası işçileri, patronun BMİS ile toplusözleşme imzalamayı reddetmesi üzerine 15 Mart 2006 tarihinde greve gitmişti. 151 işçiyle başlayan SCT grevi 23 ayına girmesine rağmen sürüyor.
Bu süre içerisinde patronun birçok baskı ve hukuksuzluğuna rağmen grev çadırı fabrika önünde her gün açık tutuluyor ve grevci işçiler dönüşümlü olarak grev nöbeti tutuyorlar.
Fabrikada üretim yok!
SCT işçileri devam eden uzun grevleri sonucunda ilk kez toplu sözleşme masasına oturacaklar. Grevin başladığı günden itibaren fabrikada üretim yapılmıyor. SCT işçileri grev sürecinde maddi zorluklarla da karşılaştılar. İşçiler, evlerini geçindirmek için yöredeki bağ, bahçe işleri gibi yövmiyeli, geçiçi, güvencesiz işlerde çalışıyorlar.
700 günü aşan SCT grevinde Akdeniz bölgesindeki diğer sendikalardan ve emek örgütlerinden maddi manevi desteker gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda Tarsus’ta SCT greviyle dayanışma etkinliği düzenlenmişti. SCT işçileri Rus Asıllı Alman patronun sahibi olduğu işyerinde asgari ücretle çalışıyorlardı. İşçilerin yemek ve servis hakları vardı, günde 12 saat çalışıyorlardı.
Standart Depo’da toplusözleşme imzalandı
Kocaeli’nin Kullar İlçesi’nde kurulu bulunan Standart Depo ve Raf Sistemleri A.Ş ile Birleşik Metal-İş Sendikası toplusözleşme görüşmelerinde anlaşmaya vardı. 13 Haziran 2007 tarihinde başlayan TİS görüşmeleri sürerken 13 Aralık 2007 tarihinde fabrikada grev kararı alındı. MESS ile Birleşik Metal-İş arasında 80 işçi adına sürdürülen toplusözleşme görüşmelerindeki ücret konusunda yaşanan tıkanma 18 Ocak’ta çözüldü. Sendika ve Standart arasında İmzalanan sözleşmeye göre işçi ücretlerine yüzde 17’lik artışla seyyanen 130 YTL zam yapıldı. 2008 yılının Mart ayında ise taban ücreti 750 YTL’ye çıkacak.
Kalibre’de sendikal ihanet!
Kocaeli’nin Kullar ilçesinde kurulu bulunan Kalibre Boru’da yetikili sendika olan Birleşik Metal-İş Sendikası Kocaeli Şubesi BMİS’in Merkez Genel Kurulu’nun yapıldığı tarihlerde işten atma ve sendikasızlaştırma saldırısıyla karşı karşıya kaldılar.
Gece evlerinden alınarak zorla istifa ettirilmek istenen işçilere karşı Kalibre Boru patronu ve Türk Metal Çetesi işbirliği yaptı. Patron ve Türk Metal işbirliğine BMİS’in işyeri temsilcileri de ortak oldu, işçilere dönük karalama kampanyasında temsilciler, Türk Metal ve BMİS’in temsilcileri aktif rol aldılar. Gelinen yerde bu fabrikanın süreci devam etse de tablo pek parlak gözükmüyor.
Acarer Döküm grevi sürüyor...
25 Aralık 2007 günü toplu sözleşme sürecinde yaşanan tıkanıklık sebebiyle grev kararı alınan Acarer Döküm’de grev sürüyor. Sendikal örgütlenme mücadelesine 2003 yılında hız vererek DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nda örgütlenen Acarer işçileri, 2004 yılında işyerinde sendikanın yetki almasıyla toplu sözleşme masasına oturdular. Birleşik Metal-İş Gebze Şubesi’ne üye olan işçiler 4. Toplu sözleşme dönemindeki tıkanmanın ardından grev silahını kullandılar. Daha çok Belçika ve Almanya’ya ihracat yapılıyor. BMİS Gebze Şubesi’nin Acarer’de 25 üyesi bulunuyor.
İkramiyede anlaşmazlık!
2007 yılının Temmuz ayında toplu sözleşme görüşmelerine başlayan sendika ile Acarer patronu Acarer patronunun bir önceki toplu sözleşmede yıllık ikramiyeleri 4’e çıkartma sözüne karşılık bu konuda anlaşmak istediler ancak işveren sözünü tutmadı. TİS görüşmelerinde ücret maddelerinde de tıkanma yaşandı.
Fabrikada üretim yok!
Üretimin durduğu fabrikada sendika üyeleri dışında fabrikada çalışan 12 kişiye de ücretsiz izin verilmiş. Patron kalifiye işçilerin grevde olmasından kaynaklı üretimi sürdüremiyor. Grev nöbeti için Gebze’ye 40 dakika mesafedeki Kocaeli’den gelen işçiler de var.
İşçiler daha fazla ve daha güçlü sınıf dayanışmasına ihtiyaç duyuyorlar.
Silgan’da grev kapıda!
Ümraniye Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu olan Silgan White Cup işçileri greve hazırlanıyor. Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu fabrikada 100’ü aşkın işçi çalışıyor. Sendika ile patron arasında süren toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine gelinen arabulucu aşaması 22 Şubat 2008 tarihinde doluyor.
Ücret maddelerinde anlaşmazlık...
Sendika, 25 Krş olan saat ücretlerinin 85 kuruşa çıkartılmasını istiyor. Sendikanın TİS’teki talepleri arasında ‘1 Mayıs’ta işçilerin ücretli izinli sayılması ve kapsam dışı çalışanların kapsam içine alınmasını’ talebi yer aldı. Merkezi Amerika’da bulunan Silgan White Cup sık sık el değiştiren bir fabrika olmakla beraber metal, kompozit ve vakumlu plastik yiyecek ve içecek kutularının imalatında dünya genelindeki lider kuruluşlardan biri. Fabrikada 4. toplu sözleşme dönemi yaşanıyor.
22 Şubat’ta grev var!
Birleşik Metal İş Sendikası yöneticileri 22 Şubat tarihinde sona erecek arabulucuk süresinin ardından talepleri kabul edilmediği taktirde greve çıkacaklarını belirttiler.
Grammer’de TİS imzalandı...
Grammer Koltuk Sistemleri Fabrikası’nda 4 yıl süren mücadelenin ardından Birleşik Metal-İş Sendikası toplusözleşme imzaladı. Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu bulunan Grammer Fabrikası’nda 4 yıl önce yaşanan Birleşik Metal-İş’e yaşanan geçişler sonucunda süreç uzamıştı.
Birleşik Metal-İş ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında süren toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı.
Birleşik Metal İş yaptığı açıklamada imzalanan toplu iş sözleşmesiyle işçilerin ücret ve sosyal haklarında önemli ilerlemeler sağlandığını açıkladı.
5 işyerinde toplu sözleşme...
Birleşik Metal İş'le MESS arasında 2007 yılının ortalarından itibaren sürdürülen, Grammer dışındaki beş işyerini kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri de anlaşmayla sonuçlandı.
Toplu iş sözleşmesi imzalanan işyerleriyle bağlı oldukları şubeler şöyle: Başöz Enerji, Doruk Ev Gereçleri, Süsler Soba, Öznur Isı Gereçleri, Standart Depo ve Raf Sistemleri. Bu işyerlerinden Standart Depo işyeri dışında kalan işyerlerinde ilk kez toplu iş sözleşmesi imzalanıyor.
Yasan’da direniş var!
Dudulu OSB’de kurulu bulunan Yasan Yassı Metal’de işçiler geçtiğimiz haftalarda, 2 aydır ücretlerini alamadıkları ve patronun fabrikayı kapatma tehtidine karşı üretimi durdurmuşlardı. Ücretleri 4 Şubat 2008 tarihinde vereceğine dair söz veren patronun bu tarihte de ücretleri ödememesinin ardından Yasan işçileri fabrika kapısında direnişe geçtiler. Fabrikayı boşaltmak isteyen patronun girişimlerine karşın fabrika kapısına gelen kamyonları sloganlarla karşılayan Yasan işçileri direnişlerini kararlılıkla sürdürüyorlar.
Amaç, sendikayı tasfiye!
Yasan işçileri yıllar önce DİSK’e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası’nda örgütlenmişlerdi. Bu tarihten itibaren patronun sendikayı tasfiyeye yönelik tüm girişimlerine karşın kararlılıkla mücadele ettiler. Yasan işçileri geçtiğimiz aylarda işten atılan 8 işçinin fabrika kapısında direnişe geçmesi ile birlikte ilk günden itibaren patrona uşaklıkta sınır tanımayan işyeri temsilcisinin de temsilcilikten düşmesini sağlamışlardı.
Patron ile sendika arasında yapılan görüşmelerde fiili direnişe geçilmeden üretimin durdurulmasına karşılık patron da ücretleri bir hafta içinde ödeyeceğini taahhüt etmişti.