30.05.2008 16:27
Çiğli İşçi Platformu’ndan açıklama...
(30.05.08) - Yaklaşık 2 ay önce, Çiğli İşçi Platformu çalışanı bir işçi, Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde Kalmaksan adlı fabrikada yaşanan iş kazalarına ilişkin Çiğli İşçi Bülteni’nde çıkan bir yazı nedeniyle patronun saldırılarına maruz kalmış, hukuksuz bir şekilde işten çıkartılmıştı.
Kalmaksan patronu Mehmet Kızılkan’ın saldırgan tutumu, yaşanan bu durumu protesto etmek için basın açıklaması yapmak isteyen Çiğli İşçi Platformu çalışanlarına saldırarak devam etmişti. Kalmaksan patronu ve adamları tarafından tahta ve demir sopalarla linçe uğrayan Çiğli İşçi Platformu çalışanlarında kırıklar ve çeşitli biçimlerde yaralar oluşmuştu. Linçe uğrayan Çiğli İşçi Platformu çalışanları olay yerine daha sonra gelen jandarma tarafından zorla ve darp edilerek gözaltına alınmışlardı. Kalmaksan patronu ve jandarma tarafından gerçekleştirilen bu saldırılar karşısında Çiğli İşçi Platformu çalışanları Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyusunda bulunmuş, ancak bu taleplerine takipsizlik kararı verilmişti.
Buna karşılık, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, işyerinde hiçbir koruyucu önlem almadığı için iş kazalarına sebebiyet veren ve bu dile getirildiği için hukuksuz bir şekilde işçiyi işten çıkartan Kalmaksan patronu Mehmet Kızılkan hakkında değil de, fabrikada yaşanan sorunları dile getirdiği için darp edilen, işten çıkartılan ve tüm bunlara karşı işçi haklarını korumak için mücadele eden Çiğli İşçi Platformu çalışanları hakkında işlem başlatması ile ilgili olarak Çiğli İşçi Platformu tarafından bugün saat 13.00’te İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi'nde bir basın toplantısı gerçekleştirildi.
Yapılan açıklamada şunlar söylendi:
“Karşıyaka Cumhuriyet Savcısı Erol Bingöl tarafından basın açıklamasına katılan ve linçe uğrayan arkadaşlarımızın hepsine üretimi durdurma, kasten adam yaralama ve toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasasına muhalefet 'suçları' nedeniyle soruşturma açılmıştır. Ayrıca Erol Özdemir’e Çiğli İşçi Bülteni'nde çıkan yazı dolayısıyla ‘Yayın yoluyla hakaret’ suçlamasıyla soruşturma açılmıştır.
İşçi Kültür Sanat Evi temsilcisi Hatice Erhan hakkında ise 'Devletin emniyet kuvvetlerini alenen aşağılama', 'toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına muhalefetten' ayrıca bir soruşturma daha açılmıştır. Bunun dışında yine Kalmaksan patronu tarafından yapılan suç duyurusu nedeniyle Erol Özdemir arkadaşımız hakkında açılan 3. soruşturmada ise, 'işyerinde TSK’ nın sınır ötesi operasyonları hakkında konuştuğu, silahlı kuvvetlerin operasyonlarını eleştirdiği' gerekçesiyle soruşturma açılmıştır.”
Açıklamada, savcılık tarafından soruşturma nedeni olarak gösterilen “suçlar”ın 301. madde kapsamında yer aldığı belirtilerek şunlar ifade edildi:
“Yasa ve yasaklarla işçilerin, emekçilerin mücadelesini engellemeye çalışanlar, 301. madde gibi maddelere, bunların içerdiği yasaklara her daim ihtiyaç duymuşlardır, duyacaklardır. Bu yasa ve yasaklamalar, ancak, işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilen halkların muhalefeti ve mücadelesi sayesinde engellenebilir. Örneğin önümüzdeki günlerde 38. yıldönümünü kutlayacağımız 15-16 Haziran direnişi, DİSK’in hedef alındığı bir yasayı, DGM direnişleri ise yine sınıfın örgütlenme ve mücadele özgürlüğünün 'devlet güvenliği' gerekçesiyle yasaklanmaya çalışılmasını engelleyebilmiştir. Bu bilinçle, işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların mücadelesini yükselterek, düşünce ve ifade özgürlüğü, bu bağlamda temel demokratik hak ve özgürlükleri ancak elde edebileceğimizi biliyoruz.
Sadece 301. maddenin değil, başta 12 Eylül faşist askeri darbesinin ürünü olan mevcut anayasa olmak üzere tüm faşist ve anti-demokratik yasaların kaldırılması için mücadele ediyoruz. Bizler tüm temel demokratik hak ve özgürlüklerin eksiksiz olarak gerçekleştirilmesini istiyor, bunun kavgasını veriyoruz. İşçilerin birliği, halkların kardeşliği için verdiğimiz mücadeleyi hiçbir baskı ve yasaklamalar engelleyemeyecektir. Bizler yine fabrikalarımızda, yaşam alanlarımızda emeğimiz ve onurumuz için, halkların kardeşliği için, temel hak ve özgürlüklerimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Basın toplantısında İşçi Kültür Sanat Evi temsilcisi Hatice Erhan da söz aldı. 301. madde nedeniyle devrimcilerin ve pek çok demokrat aydının bu maddeden yargılandığını, saldırıya uğradığını ve baskıya maruz kaldığını hatırlattı, sermaye devletinin işçinin hak arama eylemini de bu kapsamda saydığını belirtti. İşçi Kültür Sanat Evi’nin her zaman işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların mücadelesinde yer aldığını, bu tarz baskılarla mücadelesinin engellenemeyeceğini ifade ederek, mücadelelerine devam edeceklerini belirtti.
Kızıl Bayrak / İzmir