28.06.2008 13:44
E-Kart'la dayanışma sürüyor...
(28.06.08) - Türk-İş'e bağlı Basın-İş Sendikası İstanbul Şubesi’nin Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde, 16 Haziran 2008 tarihinde sendika hakkı için başlattığı grev tüm kararlılığıyla 14. gününe girmiş bulunuyor. Eczacıbaşı ortaklığındaki işyerinde grev bekleyişi sürerken grevle dayanışma da büyüyor. Her geçen gün artan bir katılımla E-Krat işçilerine destekler birikiyor.
Gebze’deki sendikalardan grevle dayanışma...
Gebze Sendikalar Birliği bileşeni sendikalar (Eğitim-Sen, Çelik-İş, Birleşik Metal-İş, Genel-İş, Emekli-Sen, Lastik-İş, Belediye-İş) Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde grevlerini sürdüren Basın-İş Sendikası üyesi E-Kart işçilerine 25 Haziran günü destek ziyaretinde bulundular.
Ziyarette GSB adına konuşan Çelik-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Şerafettin Koç E-Kart işçileriyle dayanışma içinde olduklarını söyledi. Grevle dayanışma için bundan sonraki süreçte ellerinden geleni yapacakları sözünü verdi.
Ziyaretler devam ediyor...
Basın-İş Sendikası İstanbul Şube Başkanı Levent Dinçer de grevlerinin 13. gününde gerçekleştirdikleri ziyaretten dolayı Gebze Sendikalar Birliği bileşenlerine teşekkür etti. E-Kart işçilerine bugün Yurtsever Cephe’liler dayanışma ziyaretinde bulunacaklar.
E-Kart işçileri anlatıyor...
Basın-İş Sendikası ayrıca web sitesinden grevle ilgili gelişmeleri güncelleyerek yansıtıyor. Sendikanın http://www.basin-is.org/ erişim adresinde ziyarete gelen kurumlar hakkında bilgi veriliyor. Sitede yanısıra grevdeki işçilerin duygu ve düşünceleri de yansıtılıyor. İşçilerin yazılarının yer aldığı bu bölümde yer alan yazılardan birinde bekar olarak ailesiyle beraber yaşayan bir işçi örgütlenme ve greve çıkış süreçlerini şöyle anlatıyor:
İşe gireli bir yıl kadar oldu. Ücret konusunda dürüst davranılmadı. Başka bir işyerinde çalışıyordum ve ücretleri söyledikleri zaman onlara “bakın, eğer böyle olmayacaksa benim ekmeğimle oynamayın” dedim. Ama söyledikleri doğru çıkmadı, brüt ücreti söylemişler; ki o bile gerçeğin üzerinde söylenmiş.
Pek çok konuda kurallara uyulmuyor, pazar günü çalışma yaptığımızda yarım yevmiye veriliyor örneğin. Burada çalışan arkadaşım vardı ve sendikalaşma sürecini biliyordum. İşe girerken sendikalı olmaya karar vermiştim ve işe girdiğimin üçüncü gününde sendikaya üye oldum. Çip bölümünde işe başladım. Benim sendikaya üye olduğum henüz işveren tarafından bilinmiyordu, o yüzden benim üzerimde o süreçte bir baskı olmadı. Ancak sendikalı arkadaşlarla sohbet ettiğim görülünce, içeriye haber gitmiş “bu sendikaya üye, bunu işten atın” diye. Bunun üzerine baskı başladı. Cebime istifa parasını bile koydular.
Sendikalı olmayan birçok arkadaşımızın korkusu mimlenmek ve iş bulamamak. Ancak bu yoldan dönüş yok.
Başka yolu yok, içeriye sendikalı ve toplu sözleşmeli olarak gireceğiz”