17.07.2008 16:58
TÜRK-İŞ saldırıyı kınadı
(17.07.08) – Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Yönetim Kurulu, yaptığı yazılı açıklamayla grev kararını asmak için yürüyen işçilere yönelik polis terörünü protesto etti.
Açıklamada kolluk güçlerinin son dönemde sendikaların gerçekleştirdiği eylemlere karşı benzer bir tutum takındığına değinilerek Ankara’da TEKEL işçilerine ve 1 Mayıs’ta İstanbul’da binlerce işçi ve emekçiye yönelik saldırılar örnek gösterildi.
TÜRK-İŞ’in açıklamasında dikkat çeken ise “şiddet gösteriyi dağıtmaktan öteye, grup yerine kişileri hedef alan bir boyuta ulaşmıştır” sözleriyle polis saldırısının meşru görülüp şiddetin dozajının yüksekliğinin eleştiri konusu edilmesi oldu.
Konfederasyonun açıklamasını sunuyoruz:
'HAKKINI ARAYAN İŞÇİYE VE AİLESİNE BİBER GAZI SIKTIRAN İNSANLIK DIŞI ZİHNİYETİ ŞİDDETLE KINIYORUZ'
Belediye-İş Sendikamız ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında yürütülen toplu iş sözleşmesinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine, Sendikamızın yasa gereği zorunlu olarak aldığı grev kararının Büyükşehir Belediyesi’ne tebliği sırasında yaşananlar tüm Türk-İş camiasını üzmüştür.
Aileleri ve çocukları ile birlikte Saraçhaneye yürümek isteyen Belediye-İş Sendikamızın üyelerine emniyet güçleri cop, tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etmiştir.
Emniyet güçlerinin son altı yedi aylık süre içinde sendikaların yapmış olduğu eylemlere karşı gösterdiği benzer tutumun kaynağı kimdir? Gece eksi on derece soğukta Tekel’in özelleştirilmesine karşı çıkan kadın-erkek işçilere su sıkan, göz yaşartıcı gaz atan, 1 Mayıs’ta tüm Türkiye’nin kınadığı şiddeti gösteren zihniyet bu gün sendikamızın üyelerine karşı yeniden harekete geçmiştir.
Uygulanan şiddet gösteriyi dağıtmaktan öteye, grup yerine kişileri hedef alan bir boyuta ulaşmıştır. Panzerden sıkılan tazyikli suların açısının daraltılarak tek tek kişilerin hedeflenerek kullanılması, biber gazlarının göz yaşartmaktan öteye solunum yollarını felç edecek şekilde yoğun olarak kullanılması çalışanların sakatlanmasına neden olabilecek bir boyuta gelmiştir. Olayları görüntüleyen haber kameraları ile foto muhabirlerinin makinelerinin de tazyikli sulardan nasibini almaları uygulanan şiddetin kamuoyuna mal edilmesinden rahatsızlık duyulduğunun da göstergesidir.
Son birkaç aydır özellikle çalışanlara yönelik bu tür uygulamaların ne derecede üzücü olduğu konusundaki kararı kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.
En temel hak ve özgürlüklerini kullanmak isteyen ve işyerine grev kararını eş ve çocukları ile asmak isteyen üyelerimize karşı uygulanan bu davranışı şiddetle kınıyoruz.
TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu
17.07.08