03.08.2008 16:37
Gebze’de direniş kararlılığı...
(03.08.08) - Gebze bölgesinde devam eden Basın-İş Sendikası’nın E-Kart grevi ve TÜMTİS Sendikası’nın Unilever direnişi büyük bir çaba ve özveriyle devam ediyor.
Sermayenin kölelik dayatmalarına karşı hak arama mücadelesine giren Unilever ve E-Kart işçileri uluslararası tekellere kafa tutuyorlar.
Unilever’de 67, E-Kart’ta 47. gün...
E-Kart işçilerinin ‘15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’ nin 38. yıldönümünde başlattıkları sendika hakkı grevi 49. gününe girerken TÜMTİS Sendikası İstanbul Şubesi’nin Unilever depolarında faaliyet yürüten Çipa ve Şimşek adlı taşeron firmalarda başlattıkları direniş 67. gününe ulaştı.
Başarıya olan inanç...
Direnişlerine ilk günkü kararlılıklarıyla devam eden Unilever işçileri sendikalarıyla beraber mücadeleye duydukları güveni her fırsatta vurgularken sonuna kadar direnme sözünü de veriyorlar. E-Kart işçileri ise fabrika içinde devam eden üyelikleriyle grevin ilerleyen günlerinde başarıya ulaşacaklarından eminler.
Direnişçi Unilever işçisi Yusuf Oktay…
Direniş nasıl devam ediyor? Moraliniz nasıl?
İşveren işkoluna itiraz etti ama biz mücadeleyi bırakmadık. Biz işkolunda bir değişiklik olduğuna inanmıyoruz, bu konuda bir oyun oynandı. Kararlıyız ve sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz. Şu ana kadar da tüm arkadaşlarımız da özverili bir biçimde direnişe devam ediyor.
Günleriniz direniş yerinde nasıl geçiyor?
Vardiya giriş çıkışlarında çalışmaya devam eden sendika üyesi arkadaşlarımız yanımıza geliyorlar. Onlarla sohbet ediyoruz ve slogan atıyoruz. Başka sendikalardan ziyaretler gerçekleşiyor. Onlarla sohbet ediyoruz. Kendi aramızda vakit geçirmek için tavla oynuyoruz.
Başka yerlerde bizim gibi aynı sorunları yaşayan işçi arkadaşlarımıza destek amaçlı gidip eylemlere destek veriyoruz.
Kararlısınız…
Sendikamız zaten buradaki arkadaşların ihtiyaçlarını karşılıyor. Tez-Koop-İş Sendikası geçtiğimiz günlerde bize bir aylık erzak yardımı da yaptı. Biz de zaten kararlıyız. Bu iş ya olacak ya olacak!
TÜMTİS üyesi direnişçi Unilever işçisi Hasan Orhan…
Sen ne düşünüyorsun direniş süreci hakkında?
Yasal olarak işkolunun tutmasının ardından TÜMTİS Sendikası bizi sahiplendi. Biz şimdiye kadar böyle bir şeyi yaşamadık. Sendikalı çalışmadık. Benim kendi adıma çalıştığım zamanlar oldu. 1988 yılından 1995’e kadar Petrol-İş’e kayıtlı olarak çalıştım ancak böyle bir faaliyetimiz olmadı. Burada da çoğunluğu önceden kabul eden bir bakanlık sonradan nasıl oluyor da başka işkoluna karar veriyor, biz bunu anlayamadık. İşverenlerin anti-demokratik, mafyavari yöntemleri gibi gözüküyor. Bizim aklımıza başka bir şey gelmiyor. İşveren istifaya zorladı. Biz bu yoldan dönmeyeceğimize söz verdik. Sendikamız da bizi sahipleneceğine söz verdi. Biz de onlara destek oluyoruz.
Burada duran insanların %90’ı sendikanın ne olduğunu bilmeyen insanlardı. Bazı şeyleri yaşadıktan sonra mücadelenin ne olduğunu gördük. Bizim için çok da güzel ve oldukça memnunuz. Zorluklar yok mu? Tabii ki var. Bir şeylerin zorluğunu çekmeden başarı olmaz. Biz şu anda bu inancı taşıyoruz. Ben 1995 yılında Şimşek adlı nakliye şirketinde işe başladım. 1996’da Çipa’ya geçtim. İçeride pozisyon itibariyle kendini bir şey zanneden insanları bizim başımıza amir yaptılar. Bu insanlara derdimizi anlattık ama anlamadılar. Çoğumuzun sendika konusunda bilgisi yok. Biz bunları araştırdık, sendika bize geldi. Bizim de aklımız mantığımız yattı. Başka bir şey, anayasal hakkımızı kullandık ve böyle bir hakkımız olduğundan haberdardık. Bundan da hiçbir zaman pişmanlık duymadık. Duysak zaten burada olmayız. Ama maddi manevi sıkıntılarımız tabii ki oluyor, olacak da!
Biz bir şeyi başaracağımıza inandık. Son zamanlarda biraz moralimiz bozulur gibi oldu ama bazı şeyleri de düşünmek gerekiyor. Bakanlık, işkolumuz diye bize yazı gönderiyor. Etrafta gördüğünüz gibi her tarafı hapishane kapısına çevirdiler. Cezaevi gibi... Bizimle arkadaşlarımızı görüştürmemeye çalışıyorlar. Fakat bizim arkadaşlarımız sabah ve akşam bizi ziyarete geliyorlar. Toplu halde oturuyoruz ve bizim bir mesajımız var. Biz eninde sonunda buraya sendikayla beraber gireceğiz!
Kızıl Bayrak / İstanbul