08.10.2008 15:25
Boykottaki Tadal Yemek Şirketi’nden bir işçi ile konuştuk...
“İşçiler bilinçlenmeli, pasif durmamalı, haklarını aramalı!”
Ankara Üniversitesinde Tadal Yemek Şirketi’ne bağlı olarak çalışan işçilerin başlattıkları boykot kısa zaman içerisinde büyüdü. Boykottaki işçiler, bu kısa zamanda içinde küçük kazanımlar elde edilmiş olsa da, taleplerinin tümü kabul edilene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade ediyorlar. İşçilerin bu kararlı duruşu karşısında paniğe kapılan patron da işçileri işten çıkararak, tehditler savurarak mücadeleyi kırmaya uğraşıyor.
Biz de bu süreçte Cebeci kampusü yemekhanesinde çalışan ve yakın zamanda işten atılan bir Tadal işçisiyle sürece dair kısa bir sohbet gerçekleştirdik…
- Tadal Yemek Şirketi bünyesinde çalışan işçiler olarak bugüne kadar ne gibi sorunlarla karşılaştınız?
- Ben 6 senedir AÜ’de çalışıyorum. Bu süreçte üniversite üç ayrı firma ile çalıştı. En son Tadal geldi. Üst üste 3 ihale aldı. Bu süreç içinde birçok sorun yaşadık. üç aylık tatillerde bizi ücretsiz izne gönderiyorlardı. Sigortalarımızı yatırmıyorlardı. Maaşlarımız düzenli ödenmiyordu. Son zamanlarda bu sorunlar iyice artı.
Şu ana kadar 13 kişi işten çıkarıldı. İşçileri “hırsızlık yaptılar” bahanesiyle işten çıkarıyorlar. İşten atılıp hakkımızı ardağımızda patronun ağır hakaretlerine maruz kalıyoruz. Kalan işçilerin de iki aydır maaşlarını vermiyorlar. Bölge müdürü, işçi çıkarıp tazminatları vermezsem patronun gözüne girerim, kademem yükselir gözüyle bakıyor. İşten çıkarılan 8 senelik işçilerin bile tazminatları ödenmedi. Patron eski işçilerin tümünü göndereceğini söylüyor. Geriye kalanları da farklı yerlere sürgüne göndermeye çalışıyorlar. Farklı yerde devam edebilmemiz için de yeni işe başlamış gibi evraklar hazırlayıp başvurmamız gerekiyor. Yani sosyal haklarımız tamamen gaspediliyor. Bizi de Cebeci’den çıkarıp farklı bir yere göndermek istediler. Üç gün işe gitmezsen iş akdini feshederim dediler. Ben işyerimi terketmedim, işten atıldım.
- Bu sürece kadar yaşadığınız sorunlar karşısında neler yaptınız?
- İki sene önce Cebeci Kampüsü’nde sorunlarımızı çözmek için öğrenci arkadaşlarla diyaloğa geçtik ve Tadal patronunun da katıldığı bir toplantı yaptık. O toplantıdan sonra maaşımız, sigortamız yatmaya başlamıştı. Eski işçilere ücretli izinler verildi. Fakat bunun devamı gelmedi ve biz bir yıldır yeniden eski koşullara döndük. Geçen sene sendikalaşma konusunda çabalarımız oldu. Fakat bunun karşısında da patronun baskılarına maruz kaldık.
- Boykota çıkma kararını nasıl aldınız?
- Boykota çıkmadan önce iki aydır maaşlarımız ödenmiyordu. Maaşları bayramdan sonra vereceklerini söylüyorlardı. Cebimize 50-100 lira harçlık verip kandırmaya çalıştılar. O zamana kadar 11 işçi arkadaşımız daha işten çıkarıldı. Patron hepimizi çıkaracağını söylüyordu. Bunun üzerine öğrencilerle irtibata geçtik. Öğrencilerin de desteğiyle bu iş başladı.
- Boykot sürecine dair bizi bilgilendirir misiniz?
- Boykot ilk olarak bayramdan önce Cebeci’de başladı. Bayramdan sonra da tüm Ankara Üniversitesi’ne yayıldı. Şimdi DTCF’de, Tandoğan’da tek tük yemek yeniyor. Cebeci’de boykot başladığı günden beri hiç yemek satışı olmadı. 7 Ekim gününden itibaren biz Cebeci Kampüsü’nde yemekhanenin kapısına kilit vurduk. Tıp fakültesinde, diş hekimliğinde, veterinerlikte de boykot çalışmaları sürüyor. Boykot başladığından bu yana üniversite 40 milyar zarar etti. Boykot ilk başladığı gün iki aydır maaş alamıyorduk. Fakat boykotun başladığı günün öğleninde Cebeci’de patron maaşlarımızı vermek zorunda kaldı. Patron boykot başladıktan sonra da bizi farklı yerlere göndermek için uğraştı. Ama biz bu dayatmayı kabul etmedik. İşyerlerimizi terketmedik. Bunun üzerine 7 Ekim günü 3 arkadaşımız daha işten atıldı. Boykot şu an tüm Ankara Üniversitesi’nde sürüyor.
- Bundan sonrasına dair neler yapmayı düşünüyorsunuz?
- Bizim bir takım taleplerimiz var. Masaya oturduğumuzda, verilmeyen mesailerimizin, ödenmeyen ücretlerimizin karşılığını ve atılan işçilerin yeniden işe alınmasını talep edeceğiz. 11. ayda ihale yapılacak. Yeni hazırlanacak sözleşmede şirket ve üniversite bu taleplerimizi kabul etmeli. Masaya oturana kadar boykotumuz devam edecek. Bunun için bir zaman veremeyiz. Taleplerimiz ne zaman kabul edilirse o zamana kadar... Fakat masaya oturup taleplerimizi kabul ettirdikten sonra her şey bitmiş olmayacak. Bundan sonra da örgütlenerek hakkımızı aramaya devam edeceğiz.
- Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
- Tek bu şirkette değil tüm yerlerde bizim yaşadığımız sorunlar yaşanıyor. Şirketler devletle danışıklı dövüş yapıyor. İşçiler bilinçlenmeli, pasif durmamalı, haklarını aramalı. İşsizlik yüzünden herkes aç. Ekmek korkusu var ama ancak mücadele edersek, birlik, dayanışma içinde olursak haklarımızı alabiliriz. Biz kazanırsak eğer tüm Türkiye duyacak. Başka işçilere de umut vereceğiz. Tek başına hiçbir şey yapamayız.
Kızıl Bayrak / Ankara