30.12.2006 14:23
İstanbul'da saldırılara karşı eylemler
ESP: “3 kapı 3 kilit açılsın!”
ESP’nin her hafta gerçekleştirdiği “Özgürlük istiyoruz!” kampanyasının bu haftaki gündemi tecritti. Bu hafta da Galatasaray Postanesi önünde saat 13:00’te biraraya gelen ESP’liler, “Behiç Aşçı, Gülcan Görüroğlu, Sevgi Saymaz ölüm orucundalar, Talepleri kabul edilsin!”, “Özgürlük istiyoruz!”, “3 kapı 3 kilit açılsın talepler kabul edilsin/ESP” imzalı pankartlar açtılar. Basın açıklamasını kitle adına Ersin Sedefoğlu yaptı. 2000 yılında gerçekleştirilen cezaevi operasyanlarında hayatını kaybeden devrimcilerin daha sonra tecrit koşullarında yaşadığını belirten Sedefoğlu şunları söyledi:
“Biz Ezilenlerin Sosyalist Platformu olarak, tecrit sorununun çözümünde atılacak ilk adımlardan biri olan, ‘3 Kapı 3 Kilit Açılsın’ talebiyle şimdiye kadar bir dizi kampanyalar ve çalışmalar düzenledik. F tipi hapishanelerde ağırlaştırılmış tecrit koşullarının ortadan kalkması için somut bir adım olarak sunduğumuz bu proje; F tipi cezaevlerinde 3 hücre kapısının gün boyunca açık tutularak 3 hücrede kalan tutsakların bir araya gelebilmelerine olanak sağlamaktadır.Artık bu tecrit zulmü son bulmalı, ölümler durdurulmalı, üç kapı üç kilit açılmalıdır”.
Daha sonra tecride karşı mücadele yürüten avukatlardan Keleş Öztürk bir konuşma yaptı. Öztürk şunları söyledi, “Cezaevleri ve tecrit 7-8 yıllık mücadelesi verilen bir sorundur. 8 yıldır devlet hiçbir şekilde geri adım atmayarak, gerektiğinde yeni yasalar çıkartmaktadır. Ceza reformu yasasıyla çıkartılan CİK ile daha önce cezaevlerine alınan gazete ve dergiler şu an alınmamaktadır. Cezaevlerinin bazılarına giren şeyler diğerine girmemektedir. Bu da gösteriyor ki uygulamalar artık cezaevi yönetiminin keyfiyetine bırakılmıştır. Behiç Aşçı ölüm orucunun 270. günündedir. Herkes bunun bilincindedir. Ama hükümet de bilmesine rağmen bir şey yapma noktasında hiçbir şey yapmamayı tercih ediyorlar. Tutsaklar en ufak şeylerde disiplin, görüş ve mektup cezalarına çarptırılıyorlar. Bu da tecrit içinde tecridin uygulamasıdır. Biz cezaevlerinde yatan tutsakların müdafiileri olarak ölüm orucundaki meslektaşımızın ve diğer tutsakların taleplerinin arkasında olacağız”.
Ardından Tekstil-Sen adına bir konuşma yapıldı. Yapılan konuşmada “Yıllardır, tecrit karşıtı mücadelede ‘İçerde dışarda hücreleri parçala’ diyoruz. Çünkü tecrit sadece içerde değil dışarıda da yaşanıyor. Fabrikada tuvaletlere girerken manyetik kartlarla giriyoruz, kadrolu ve taşeron işçiler olarak ayrı çalıştırılıyoruz, yetmiyor hatta patron kimin doğuracağına bile karar veriyor. Tekstil-Sen buna itiraz eden sendikalardan biridir. Devrimici, sosyalist bir sendikadır. Tecrit karşısında mücadele de hep vardık, şimdiden sonra da var olacağız. Tutuklu sendikacıların serbest bırakılmasını, tecritin kaldırılmasını ve üç kapı üç kilitin açılmasını istiyoruz” denildi.
Yaklaşık 60 kişinin katıldığı basın açıklamasında sık sık “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Devrimci irade teslim alınamaz!”, “3 kapı 3 kilit açılsın, ölümler durdurulsun!” sloganları atıldı.
Eyleme de BDSP destek verdi.
***
HKM: “Faşizme karşı tek yumruk!”
Halk Kültür Merkezleri Derneği, DSG, Grup Diyar bugün Taksim Tramvay durağında gerçekleştikleri basın açıklaması ile Mersin Üniversitesi’nde yaşanan faşist saldırıları ve tutuklamaları protesto etti. Saat 12:00’de biraraya gelen kitle “Tutuklananlar serbest bırakılsın! Faşizme karşı tek yumruk tek barikat/HKM-DSG-Grup Diyar” imzalı pankart açtı. “Yaşasın devrimci dayanışma!/HKM”, “Baskılar bizi yıldıramaz!/Grup Diyar”, “Faşizme geçit vermeyeceğiz!/DSG” yazılı dövizler açtı.
Basın açıklamasını kitle adına Gökmen Yeşil yaptı. Yapılan açıklamada son dönemde mahallelerde ve üniversitelerde devrimci demokrat kurum ve kişilere yönelik faşist saldırıların teşhir edildi. Açıklamada şunlar söylendi, “Tekrar belirtiyoruz mahallelerimizde olduğu gibi üniversitelerimizde de faşist saldırılar yoğunlaşmış ve birçok arkadaşımız yaralanmıştır. En son Mersin Üniversitesi’nde gerçekleşen ilk saldırıda üç arkadaşımız yaralanmış ikinci saldırıda ise 65 öğrenci gözaltına alınıp Erhan Ekinci, Kahraman Ay, Burkay Savaşçı, Orhan Atıcı, Baran Bozkurt, Serkan Sağır, Ali Osman Adıgüzel, Uğur Karadana, Mehmet Dahaoğlu, Tarık Güler, Volkan Gültekin ve Sami Atıcı adlı 12 öğrenci tutuklanmıştır. Saldırıya uğrayan ve demokratik hakkını kullanarak saldırıları protesto eden öğrencilerin tutuklanması kabul edilemez. Tutuklanan öğrenciler derhal serbest bırakılmalıdır.
Tutuklananlar arasında basın açıklamasına destek vermeye gelen Grup Diyar’ın solisti Kahraman Ay da bulunmaktadır.
Son olarak şunu belirtmek isteriz ki; Karanlığın bekçileri güneşin doğuşunu engellemeyezler. Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim mücadelemiz engellenemez. Özgür ülke insanca yaşam mücadelemiz engellenemez. Soruşturmalar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz.”
Daha sonra EHP Gençliği adına bir konuşma yapıldı. Konuşmada “ Üniversiteleri bilim üreten yerler olarak düşünmemek gerekiyor. Sene başından beri üniversitelerde faşist saldırılar tırmandırılıyor, faşistler her an pusuda bekleyerek tehdit saçıyorlar. Faşizme karşı devrimci dayanışmayı yükseltmemiz gerekiyor” dedi.
Grup Diyar’ın söylediği marşlardan sonra basın açıklaması sona erdi. Eyleme yaklaşık 40 kişi katıldı.
Eylem boyunca sık sık “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!”, “Faşizme karşı tek yumruk tek barikat!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Yaşasın devrimci kurtuluş mücadelemiz!” sloganları atıldı.
Eyleme EHP Gençliği, ESP, BDSP, Kaldıraç, Devrimci Hareket ve Temel Haklar Federasyonu destek verdi.
Kızıl Bayrak/İstanbul