31.01.2007 13:09
DTP: AİHM kararı barajı meşru göstermez
ANKARA (31.01.2007)- DTP Eşbaşkan Yardımcısı Sırrı Sakık, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2002 seçimlerinde DEHAP’tan aday olan Resul Sadak ve Mehmet Yumak’ın başvurularına, hak ihlali olmadığı yönünde karar vermesinin, yüksek seçim barajının meşru görüldüğü anlamına gelemeyeceğine dikkat çekti.
Sakık yaptığı yazılı açıklamada, AİHM tarafından dün açıklanan kararı değerlendirdi. Mahkemenin ihlal olmadığı yönünde karar vermesinin Türkiye’deki yüzde 10’luk seçim barajını kabul ettiği ve meşru gördüğü anlamına gelmeyeceğini kaydetti.
‘AİHM DAR YORUMLADI’
Sakık, “AİHM kararında yüzde 10 seçim barajının oldukça yüksek olduğu, Avrupa standardı ile uyuşmadığı, demokratik toplum gerekleri ile bağdaşmadığının altı çizilmiştir. Ancak Sözleşmeye ek 1 Nolu Protokolü’nün 3’ncü maddesinin Hükümete ve ulusal makamlara seçim sistemi konusunda geniş bir takdir marjı tanıdığı için müdahale edilmeyerek dar anlamda yorumlanıp ihlal bulunmadığı sonucuna varmıştır. Muhalif yargıçlar Portekiz ve San Marino yargıçları olup, Sözleşmeye ek 1 Nolu Protokolü’nün 3’ncü maddesinin ihlal edildiğini, adil temsil yönünden mahkemenin şekli teknik dar yorumlamaya gidemeyeceğini belirtmişlerdir” dedi.
AİHM’deki yargılama sürecinin henüz bitmediğini ifade eden Sakık, üç ay içinde 17 yargıçtan oluşan Büyük Daireye yapılacak olan başvurunun dikkate alınması durumunda bu konuda yeni bir içtihat yaratılması olasılığının güçlü olduğunu kaydetti.
‘TEMSİLDE ADALET GÖZARDI EDİLDİ’
AİHM’nin DEP eski milletvekillerinin dokunulmazlıları konusunda verdiği kararda seçilme özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatan Sakık, şöyle devam etti: “AİHM bu konuda adil bir karar vermemiştir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin hiç birinde görülmeyen, başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere bir çok devlet yöneticisi ve siyasetçinin de adaletsiz bulduğu yüzde 10 barajına, istikrarın gerekçe gösterilmesi kabul edilemez. Temsilde adaleti tamamen gözardı eden ‘istikrar’ gerekçesi haklı bir mantığa da dayanmamaktadır. Kaldı ki, geçmişte yüzde 10 barajın uygulanmadığı seçimlerde de tek parti iktidara gelebilmişti. İstikrar gerekçesiyle temsilde adaletin gözardı edilmesi sonucu, 3 Kasım 2002 seçimlerinde halk iradesinin yarıya yakını parlamentoya yansımamıştı. Ayrıca, istikrarı sadece tek parti iktidarına bağlamak da doğru değildir. Demokratik uzlaşma, hoşgörü ve diyalog kültürü geliştikçe, çağdaş ülkelerdeki örneklerde de görüldüğü gibi, koalisyon hükümetleriyle de istikrar sağlanabilmektedir.”
‘BARAJ DÜŞÜRÜLMELİ’
Sakık, Demokratik Toplum Partisi olarak, barajın tümden kaldırılmasını, her siyasal görüş ve eğilimin parlamentoda temsil olanağı bulmasını savunduklarını ifade ederek, barajın temsilde adaleti de sağlayacak şekilde AB ülkeleri düzeyine indirilmesi gerektiğini belirtti.
Sakık şöyle dedi: “Sonuç olarak, AİHM her ne kadar ‘ulusal devletlerin seçimler konusunda taktir marjlarının geniş olduğunu’ belirterek ‘ihlal yoktur’ sonucuna varmışsa da, Türkiye’ye ‘seçim sisteminiz Avrupa Konseyi standartlarına uymuyor, bu sorunu kendiniz çözün’ mesajını vermiştir.”
ANF NEWS AGENCY