16.08.2008 12:57
Karma polis!?
(16.08.08) – Karma Yasası Hinduizm ve Budizm gibi doğu inançlarında önemli yeri olan bir terimdir. Anlamı hayli karmaşık olmasına rağmen basitçe bir nedensellik kuralı olarak tanımlanabilir. Bu kavrama göre kişinin yaptığı hiçbir hareket sonuçsuz kalmaz ve bir şekilde kişiyi etkileyecek sonuçlar üretir. Türkçedeki “Ne ekersen onu biçersin” atasözü, bu kavramın anlamını açıklamak için uygun düşer. Kuşkusuz ki mistisizm ve idealizm ile beslenen bu kavram, zaman zaman kendi anlamından uzaklaştırılarak hayata “renk” katan bazı tesadüfleri açıklamak için de kullanılır.
Karma polisi iş başında!
Bu örneklerden biri de geçtiğimiz günlerde İzmir’de meydana geldi. Avukat Amaç Kaya Bornova İlçesi Manavkuyu’daki bir restoranda avukat arkadaşı Yiğit Bebek ile birlikte yemek yiyip futbol maçı izledi ve gece 03.00 sıralarında da lokantadan dışarı çıktı. Çantasını arkadaşının arabasında unuttuğunu farkeden Kaya, Bebek’in aracını otoparktan çıkarmasını beklemeye başladı.
Bu sırada yanına gelen polisler ise kendisini şüpheli görmüş olacaklar ki Kaya’dan kimliğini göstermesini istediler. Durumu anlatmaya ve arkadaşı geldikten sonra kimliğini gösterebileceğini söylemeye çalışan Kaya, polisler tarafından inandırıcı bulunmadı ve gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Arkadaşı Bebek’in kimliğini getirmesi ve Kaya’nın avukat olduğunu belirtmesi de gözaltı işlemini engelleyemedi.
Hikayenin geri kalanı ise bildik bir karakol hikayesi şeklinde cereyan etti. 8-9 polis Kaya’nın üzerine çullandı, yere düşen Kaya tekmelenmeye devam edildi hatta bir polis yerdeyken kafasına bastı. Dayak seansı Kaya’nın nöbetçi amir ile görüşme isteği üzerine bir kez daha tekrarlandı. Kaya amirle görüşmesinin ardından ise salıverildi. Bu sırada karakola gelen arkadaşı Yiğit Bebek’de saldırıya tanık oldu ve polisten birkaç küfür yiyerek nasibini aldı.
Kaya’ya işkence yapan polisler, son yıllarda moda olduğu üzere onun dayak yerken görüntülerini çekmekten de geri durmamışlardı.
Karma yasası nerede?
Saldırıya uğrayan Avukat Amaç Kaya’nın kimliği ise olaya bambaşka bir boyut kattı. Hatırlanacağı üzere Manisalı 16 genç 26 Aralık 1995’te “yasa dışı örgüt üyesi” oldukları gerekçesiyle geceyarısı evleri basılarak gözaltına alınmış ve karakolda günlerce işkence görmüşlerdi. Yaşları 14 ila 16 arasındaki gençlerin davası yıllarca sürmüş ve ancak 14 Mart 1997’de beraatları ile sonuçlanmıştı.
İşkence yapmak suçundan yargılanan 10 polis ise Manisa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından suçsuz bulunmuşlardı. Bunun üzerine Yargıtay kararı bozmuş ve yıllarca süren davada nihai karar ancak zamanaşımı süresinin dolmasına üç ay kala 2003’te verilmişti. İşte bu davada işkenceci polislerden üçünü savunan avukat, başta anlattığımız hikayenin başkahramanı Amaç Kaya’dan başkası değildi. Kaya işkenceci polisleri savunmak için birbirinden adi yalanlar uyduran, belki gençlerin birbirine işkence yaptığını, belki kafalarını duvara vurduğunu, belki kaza sonucu duvardan düştüğünü iddia eden, hatta onların “terör örgüt”lerine üye olduklarını iddia edebilmek için türlü kanıtlar bulmaya uğraşan polis avukatlarından yalnızca biriydi.
Uğradığı saldırıdan sonra açıklama yapan Kaya polislerden “Asıl görevleri vatandaşın huzur ve güvenini sağlamak olan ancak aksine davranan bu kişiler” diyerek bahsediyordu. Manisa’da savunduğu müvekkilleri için acaba ne düşünüyordu bunu söylerken. Orada dayak yiyen başkaları olduğunda polisler görevini yapıyor yalanına sarılmıştı belki de… Karakolda olduğu sırada kendini kurtarmak için Manisa davasında polisleri savunduğunu da sıklıkla söylemişti Avukat Kaya, ancak polisler ya inanmamışlar, ya da fazla ciddiye almamışlardı.
Şimdi ne olacak?
Avukat Kaya kendisini darp eden polisler hakkında dava açacağını söyledi ve ceza almaları için elinden geleni yapacağını beyan etti. Bundan sonraki süreçte, eğer Kaya bir şekilde vazgeçmez ya da vazgeçirilmezse polisler hakkında dava açacak. Emniyet ise tıpkı Manisa davasında olduğu gibi söz konusu polisleri tespit edemeyecek.
Yapılan tespitin ardından polisler kendilerine tıpkı Amaç Kaya gibi bir avukat tutacak ve tuttukları avukat bu hikayenin mağduru Amaç Kaya’nın alkolü olduğuna, polislere küfür ettiğine ya da belki dış mihraklar hesabına çalıştığına dair pek çok kanıt öne sürecek. Darp izlerinin kendisini merdivenden attığı için oluştuğunun da polislerin ifadelerinde yer alması yüksek ihtimal. Sonra dava yerel mahkemece düşürülecek ve Yargıtay’a taşınacak. Belki zaman aşımınına düşmeme konusunda Manisa Davası kadar şanslı olmayacak ve unutulup gidecek. Ne denilebilir ki Karma!