04.12.2008
07.05.2008 08:56

Başbakan işçilere önce 'ayak' sonra 'hırsız' dedi

 

Başbakan Erdoğan, 1 Mayıs olayları için "Hatalar, yanlışlar olabilir. Ama böyle bir süreç başladığı zaman bazı şeyler şirazesinden çıkıyor" dedi. DİSK ve KESK'e hırsız nitelemesinde bulundu.

Daha önce "ayaklar baş olunca kıyamet kopar" diyerek işçileri kızdıran Başbakan Tayyip Erdoğan, şimdi de 1 Mayıs'ta olanlar konusunda "kimse hırsıza sormuyor" diyerek polis şiddetinin faturasını DİSK ve KESK'e çıkardı. Erdoğan, "Bütün fatura polise kesildi. Nedir polise olan düşmanlık? Hatalar, yanlışlar olabilir, doğrudur. Ama böyle bir süreç başladığı zaman işte orada bazı şeyler şirazesinden çıkıyor" dedi. Önceliklerinin Türkiye olduğunu anlatan Erdoğan, "Sivas'ın ötesine geçemeyenler, 'Biz Türkiye'yi kucaklıyoruz' diyemezler" sözleriyle muhalefete yüklendiği TBMM Grup konuşmasında şu mesajları verdi:

Fatura DİSK ve KESK'e: 'İstediğimi istediğim yerde yaparım' anlayışının illegal yeraltı örgütlerinin işidir. Yasalara aykırı olarak, keyfi bir şekilde ortaya konan emrivakiler gereksiz gerilimler yaşanmasına sebep oldu. 2008 1 Mayıs'ında, Taksim ve civarında kimler vardı? Bakınız; çatışmayı sendikal mücadele zanneden bazı sendikacılar vardı. Rol çalma telaşıyla kalabalığa karışan bazı siyasetçiler vardı. 1 Mayıs'ı istismar etmek isteyen illegal örgütler vardı. İstismarcılar, felaket tellalları, Türkiye'nin manzarasını karartmaya çalışan odaklar vardı. Güvenlik güçleriyle çatışan, elindeki torbalarda taş getirip polise fırlatan, molotof kokteylleri fırlatan, camı çerçeveyi indiren, araçlara, dükkanlara zarar verenler arasında işçi yoktu, emekçi yoktu.

Hak-İş'e övgü: Niye Tandoğan'da olay olmadı? Niçin medya, Tandoğan'daki kutlamaları gündeme getirmiyordu da Sıhhiye ve Taksim'i gündeme getiriyordu? Onlar işçi değil miydi? Onlara da koydukları isim şuydu; 'Onlar AK Parti yanlısı...' Bu kadar çirkin bir anlayış olabilir mi? Demek ki kavga, gürültü yoksa AK Parti yanlısı, kavga gürültü varsa onlar AK Parti karşıtı.

Metro, vapur yok:Sendikacılar, '1 saatte biz bu işi Taksim'de bitireceğiz' dedi. Sayın Başkan, 1 saatte neyi bitiriyorsun? Oraya 30-35 bin kişiyle geleceksin. Bunu, Dolmabahçe'de toplayacaksın. Nasıl toplayacaksın, cevap yok. Otobüsler nereden getirecek bu 30-35 bin kişiyi? O gün metro çalışmıyor, deniz taşımacılığı yok. Nereden getireceksin bunları, nasıl yığacaksın oraya? 30-35 bin kişiyi Dolmabahçe'den yürüyüşe geçirsen, bir saatte onları Taksim'e çıkaramazsın. Biz bu işlerin içinden geldik, kime anlatıyorsun? İşte gördünüz 500, bin kişiyi Şişli'de toplayamadılar, ondan sonra da dediler ki 'İptal ettik'.

Zemin hazırlandı: Bütün fatura polise kesildi. Kim bu polis? Bunlar uzaydan mı geldi? Bunlar, bu ülke insanını ayırt etmeksizin hepsinin can güvenliğinden sorumlu polis kardeşimiz, evladımız değil mi? Nedir polise olan düşmanlık? Hatalar, yanlışlar olabilir, doğrudur. Ama böyle bir süreç başladığı zaman işte orada bazı şeyler şirazesinden çıkıyor. Ama zemini hazırlayanlar, kimse hırsıza sormuyor, onu sorguya çekmiyor. Bunun yanlışı nedir, demiyor. Polise yükleniyor.

Yanlışların üzerine gidiyoruz: Biz yanlışların üzerine buna rağmen yine gidiyoruz. Bakanlığımız bununla ilgili gerekli araştırmalarını ayrıca yapıyor. Ama olay tamamen yasalar içinde olmayan, yasaları tamamen zorlamak suretiyle kamu düzenini bozmaya dönük bir adımdır. Dürüst olanlar Kazlıçeşme'ye, Çağlayan'a giderdi. Ama dürüst davranmadılar, sadece kamu düzenini bozmayı kendi kaybolmuş olan itibarlarını kazanmak zannettiler. Ama aldandılar.

Taksim'i Baykal yasakladı: 1977 sonrasında Sayın Ecevit'in iktidar olduğu ve Baykal'ın da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu iktidar döneminde Taksim Meydanı, bu tür mitinglerin yasaklandığı meydan haline gelmiştir. 1977'den bu güne 21 Hükümet geldi, geçti. Bugüne kadar bu iş hiç gündeme gelmiyor, ama şimdi gündeme getiriliyor. Çünkü 60. Hükümet, AK Parti iktidarı iş başında. 'Ee, bunun iktidarına gölge düşürmek lazım' Peki 39. Hükümette kim vardı? CHP...Ama bu arada gelen hükümetlerin arasında CHP, DSP, SHP oldu. Peki, niçin Taksim'i bir miting alanına dönüştürmediler? Madem bunlar emekçi, işçi yanlısıydı?

Emniyet zaruret gördü: 50. Hükümette SHP iktidardaydı. O dönemdeki 1 Mayıs kutlamalarında Meşhur Kadıköy olayları... Kadıköy'de araçlar yakılıyor, yıkılıyor, işyerleri, cam çerçeve indiriliyor. Hatta kürsüler terör örgütü mensupları tarafından işgal ediliyor. Eğer Emniyet Teşkilatı bu kadar güçlü bir ekiple oraya gitmeyi zaruret gördüyse, bunu kontrol altına alabilmenin gereği bu olduğu için bu yaptı.

Radikal / 07.05.08


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4