18.05.2008
06.05.2008 03:45

Zulmün borazanı dinci-gerici medyanın 1 Mayıs’a kin kusma ayini!

 

2008 1 Mayıs’ının İstanbul’da nasıl kutlandığını tüm dünya izledi. Zira kolluk kuvvetlerinin en vahşi icraatlarına sahne olması, İstanbul 1 Mayıs’ının dünyanın farklı ülkelerinin de gündemine girmesini sağladı.

İstanbul’dan dünyaya yansıyan görüntüler iki sınıfın, işçi sınıfı ile asalak kapitalistler sınıfının 1 Mayıs’a ilişkin tutumlarını ortaya koymuştur.

İşçiler, emekçiler, gençler, devrimciler, ilericiler idealleri, inançları, coşkuları ve kararlılıkları ile 1 Mayıs’ı kutlamak için alanlara indiler. Gaz bombalarına, biber gazlarına, renkli tazyikli sulara, kısacası azgın devlet terörüne maruz kalmalarına rağmen coşku ve kararlıkla işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı tarihsel anlamına, devrimci özüne uygun bir şekilde kutlama kararlılığı gösterdiler.

Bu kararlıktan bir sınıfın, işçi sınıfı ve emekçilerin duruşu yansımıştır.

Asalak kapitalistler ise 1 Mayıs’ta yüksek korunaklı plazalarında, tam bir “güven” içinde idiler. Ne de olsa kokuşmuş karanlıklar düzeni kapitalizmin bol miktarda silahlı bekçisi mevcuttur. Nitekim devletin tüm tehdit ve şantajlarına rağmen 1 Mayıs’ı kutlama kararlığı gösteren işçi ve emekçilere “haddini bildirmek” için tam teçhizatla donanmış 30 bin polis seferber edildi. Yağma ve kölelik düzeninin silahlı bekçileri, emekçilere terör kusmaya, hatta gerekirse canını almaya hazır olduklarını dünya aleme ispatladılar.

 Bu da bir sınıf tavrıdır. İnsanlığı hızla barbarlık içinde çöküşe sürükleyen gerici burjuvazinin tavrı! Zira işçi sınıfı ve emekçilerin 1 Mayıs’ı kutlamasını engellemek için bu kadar vahşileşmek, ancak kapitalizmin bekçi köpeklerinin üstesinden gelebileceği bir iştir.

Vahşette sınır tanımayan düzen bekçileri ile onlara emir veren devlet görevlileri, burjuva liberaller tarafından bile sert ifadelerle eleştirildi, hatta kimileri tarafından doğrudan suçlandı. Devletin kolluk kuvvetlerinin azgınlığı “sıkıyönetim uygulaması”, “devlet terörü”, “provokatif müdahale”, “demokrasi ipi yerine devletin sopasına sarılmak”, “işçilere karşı kontr-gerilla yöntemleri uygulamak” vb. kavramlarla ifade edildi.

Düzen bekçilerinin vahşi icraatlarıyla ilgili bu tanımlar komünistlerin, devrimcilerin, ilericilerin, sendikacıların değil, burjuva medyasının bilinen isimleri tarafından yapılmıştır.  

Bu nedenle, gerici-dinci AKP hükümetinin, genelde sermaye devletinin zulmünü savunmak dinci-gerici medyaya kalmıştır. Bu zihniyeti temsil eden gazetelerin 1 Mayıs günü internet sitelerinde yayınladıkları haberlerin başlıkları ibret vericidir. Aşağıda bir kısmını aktaracağımız bu haber başlıkları, herhangi bir yorum gerektirmeyecek açıklıktadır. Dinci-gerici medya, işçi sınıfına, emekçilere, devrimcilere, ilerici güçlere, sınıftan yana sendikacılara, kısacası emekten ve özgürlükten yana olan herkese karşı kinini kusmuştur.

Zulmün borazanlığına soyunanların başını Vakit, Yeni Şafak, Zaman, Tercüman, Türkiye, Bugün gazeteleri çekmiştir.

Kolluk kuvvetlerinin DİSK binasına gaz bombalarıyla saldırması üzerine genel başkan Süleyman Çelebi’nin yaptığı açıklamayı, “Tehdit gibi sözler” başlığıyla veren Vakit gazetesinin sitesinde dikkat çeken diğer başlıkların bir kısmı şöyle; “Göstericiler hastaneye giden ambulansı engellediler”, “Beyoğlu’nda 1 Mayıs provokatörü molotofla yakalandı”, “Beyoğlu'nda 17 molotof kokteyli ele geçirildi”, “1 Mayıs'ta ilk dakikada provokasyon…”

Kin kusma ayininde Vakit gazetesini bir adım geriden izleyen Yeni Şafak sitesinde ise, “Kaldırım taşlarıyla panzerlere saldırdılar”,  “1 Mayıs provokatörü yakalandı”, çalışma bakanı tarafından yapılan açıklama üzerinden “Olayı intikama dönüştürmeye gerek yok” türünden başlıklar öne çıkıyordu.

Yeni Şafak’tan geri kalmayan Tercüman sitesi ise, Tayyip Erdoğan’ın açıklamasını “Israr edilmesini iyi niyetli bulmuyoruz” başlığıyla yayınlarken, “Aman dikkat!”, başlıklı haberde “Hain, 1 Mayıs pususuna yattı”, “Provokasyona dikkat!”  türünden ara başlıklar kullandı.

Tercüman’ı izleyen Zaman gazetesi, “Eylemciler, Ergenekon Caddesi'nden söktükleri taşlarla polise saldırdı”, “CHP'liler yaralı polisi taşıyan ambulansın önünü kesti” gibi bir başlıklar tercih ederken, Bugün gazetesi “Provokatörün Taksim planı” başlıklı haberinde “Militan grupların tek tip askeri elbise giyip, kutlamalar sırasında polisle tartışıp olay çıkartmayı amaçladığı kaydedildi” ifadelerine yer verdi.

Bu tür örnekleri çoğaltmak elbette mümkündür. Ancak bu kadarı yeter de artar bile. Zira devletin azgın terörüne maruz kalan işçilere, emekçilere, devrimcilere,  ilerici kurumlara saldıran bu “tetikçi kalemşör” takımının köhne zihniyetini yeterince ortaya koyuyor bu haber başlıkları. Öncü, ilerici işçi ve emekçiler, sermayenin bu ortaçağ zihniyetli tetikçilerini hem iyi tanımak hem sınıf kardeşleri nezdinde teşhir etmekle yükümlüdür.  

Bu arada ifade etmek gerekiyor ki, Türkiye’de kimi devrimci ve reformist akımlar, bazen dinci gericiliğin şu veya bu kesimine “kur” yapabilmekte, daha vahim olanı bu gerici odaklardan anti-emperyalist/anti-siyonist tutumlar bekleyebilmektedir. 1 Mayıs’ta sergilenen terör, böylelerine de iyi bir yanıt olmuştur!


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1