05.07.2008
03.05.2008 10:39

İstanbul Ekim Gençliği Taksim 1 Mayıs gözlemleri (2)...

 

Sendikal bürokrasinin oyunlarına rağmen Taksim saatlerce zorlandı!

 

2008 1 Mayıs’ına dönük devlet terörü ilk olarak sabahın erken saatlerinde Şişli’deki DİSK binasında kendini gösterdi. Yürüyüş güzergâhının tek kola indirilmesiyle birlikte, Taksim eylemi için ana toplanma merkezi DİSK binası olmuştu. Bu eksende DİSK binası, bir gece öncesinden yüzlerce işçi ve emekçinin konakladığı bir alan haline gelmişti. Biz  sabah saat 5.45 civarında DİSK genel merkezi önüne geldik. Ve bizim girişimizden kısa bir süre sonra binanın çevresi ablukaya alınarak müdahaleler başladı.

Sabahın erken saatleriyle birlikte bina önündeki hareketlilik başlamış oldu. DİSK’e bağlı bazı sendikaların pankart ve flamalarının yanısıra devrimci örgütlerin de pankart ve flamaları bina önüne yerleştirilmeye başlandı. Saat 06:15 civarı bina önündeki yol çıkışı, çevik kuvvet ekipleri ve panzerler tarafından tutuldu. Bu arada yapılan ajitasyonlar ile birlikte bina içindeki kitle giriş tarafına çağrıldı. Sendika yöneticilerinin ‘bekleyen kitlenin bina içine sokulacağı’ söylemli pazarlıkları sürerken polis ekipleri kitleye önce tazyikli su, sonrasında ise biber gazları ile saldırdı. İşçilerle birlikte bina içerisine çekilen kitle saldırıya sloganlarla cevap verdi. Tazyikli su bina giriş kapısına uzun süre boyunca sıkıldı, atılan gazlar binanın üst katlarında bulunanları da etkiledi.

Polis ekipleri 07:40 civarında bina önünde bir kez daha saldırarak gözaltı gerçekleştirmeye çalıştı. Gözaltılı bu saldırı girişiminin hemen sonrasında saat 08:00 civarında Süleyman Çelebi bina önüne gelerek saldırıları kınayan bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

DİSK yöneticilerinin büyük oranda bina içerisinde kalınmasını söylemelerine rağmen kitle 08:30 civarı bir kez daha girişteki yol üzerinde konumlanarak yüzünü polis barikatına döndü. Kısa bir süre sonra çevik kuvvet ekipleri kitleye tekrardan saldırdı. Yine tazyikli ve boyalı su kullanan çevik kuvvet ekipleri, peşi sıra yoğun bir biçimde biber gazı kullandı. Binadan tekrar çıkmak isteyen kitlenin üzerine sürekli bir biçimde gaz atıldı. Bilhassa bina giriş katı yoğun bir biçimde biber gazı doldu. Atılan gazlar sonrasında rahatsızlanan birçok kişi hastanelere kaldırıldı. Kullanılan yoğun gaz, kısa sürede binanın diğer katlarına da yayıldı. İçeride rahatsızlanan birçok kişi daha oldu. Bu saldırıya paralel bir biçimde, DİSK ön ve arka bina cephelerinde ek saldırılar da oldu. Bina içerisinde biriken işçiler gerek aşağıdaki saldırılar esnasında gerekse sonrasında camlardan sürekli sloganlar attılar, ajitasyonlar çekerek marşlar söylemeye çalıştılar.  Bu süreçte genel itibariyle DİSK yöneticileri, koordinasyon kurmak ve inisiyatif sağlamaktan oldukça uzak tutumlar aldılar.

Genç-Sen içerisindeki özneler de tercihi bir biçimde iradi ve ortak tutum almaktan uzak durdular denilebilir. Öncesinde yapılan tartışmalar ve ifade edilen söylemler böyle bir tabloyu az çok tanımlamaktaydı. Bizim müdahale çabalarımıza ve “pankartı aşağıda açalım” dememize rağmen, pankart yukarıda asılı zaten türünden cevaplar üretmeye çalışan Genç-Sen ‘yöneticileri’ de oldu.

Saat 10:00’a gelindiğinde binada bulunanlara aşağıya inme çağrıları yapılarak, bina önünde tekrardan toplanılmaya başlandı. Sendika bürokratları Taksim yolunu açacak ‘tek kilit’ olarak gördükleri milletvekilleriyle birlikte polisle pazarlığa girişti. Ancak yapılan pazarlıkların olumlu sonlanmamasıyla birlikte kitle DİSK binasının yanına çekildi. Saat 11:30 gibi burada ses aracından konuşmalar yapıldı. Burada sendikal bürokrasi kendini bir kez daha gösterdi. Taksim iddiasıyla toplanan işçilerin ve eylemin örgütleyicisi devrimci öznelerin iradesi çok açık ki boşa düşürülmek istendi. ‘Artık tüm alanlar Taksim alanı olmuştur’ gibi ‘cilalı’ sözlerle kitleye seslenen yöneticilere, birçok işçiden ciddi tepkiler de geldi.

Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun kararı doğrultusunda Taksim yönüne doğru harekete geçildi. Polis tarafından Taksim’e gidişteki ana hatların büyük oranda kapatılması nedeni ile ara sokalara yöneldik.

Pangaltı güzergahıyla birlikte Dolapdere’ye geçilmeye çalışıldı. Saat 12:30 civarı, Dolapdere üzerinden Taksim’i zorlamak isteyen yaklaşık 300 kişi ile sloganlar eşliğinde ara sokaklar üzerinden Dolapdere’ye ulaşıldı. (Halkevleri, Alınteri, Çağrı ,Yurtseverler ve bizden oluşan bir kitle vardı). Burada Dolapdere’ye ulaşan diğer kitleyle de birleşilerek binin üzerinde  bir sayıya ulaşıldı. Dolapdere ana cadde üzeri yol kesilerek trafiğe kapatıldı. Buradan Taksim’e çıkış için yapılan zorlama polis barikatıyla engellenmeye çalışıldı. Ana cadde üzerinde bulunan kitleye çok sayıda polis yoğun gaz bombası kullanarak saldırdı. Saldırıya sloganlarla ve taşlarla karşılık verildi, kontrollü olarak Dolapdere ara sokaklarına çekilindi. Kitlede sayısal olarak ciddi bir dağılma yaşansa da ara sokaklarda tekrar toplanılarak polis noktalarına yüklenmeye çalıştık. Genel olarak Bilgi Üniversitesi etrafı polis tarafından yoğun ablukaya alınarak, Taksim’e geçiş engellenmeye çalışıldı.

Ara sokaklara çekilmenin hemen sonrası yaklaşık Dopladere üst caddede sloganlar atarak tekrar toplandık. Bu noktaya da kısa sürede çevik kuvvet müdahalesi gerçekleşti. Panzerlerin yanı sıra tekrar yoğun bir biçimde gaz bombaları kullanıldı. Saldırıya taşlarla karşılık verilerek tekrar geri çekilindi. Sonrasında ara sokaklarda bir saat içerisinde üç müdahale daha gerçekleştirildi. Burada da çevik kuvvetin saldırısına sloganlarla ve taşlarla karşılık verildi, yer yer sapanlar kullanıldı. Gaz kullanımıyla birlikte müdahaleler kapsamında yaralanmalar ve gözaltılar oldu. Yoğun gaz kullanımı neticesinde mahallelilerden de rahatsızlananlar oldu.

Bir saati aşkın yüklenmelerden sonra az sayıda kalan kitle, Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun eylemi bitirme kararı da dikkate alınarak, dağılmış oldu.

İstanbul Ekim Gençliği


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3