30.08.2008
01.05.2008 17:54

Tersane işçileri 1 Mayısı anlatıyor!

 

“Bunca teröre rağmen Taksim iradesinin zaferi tartışmasızdır!”


(01.05.08) - TİB-DER’li Tersane işçileri olarak sabahın erken saatlerinden itibaren İçmeler Tren İstasyonu’nda toplanmaya başladık. Burada “Yaşasın 1 Mayıs!/TİB-DER” imzalı pankartı açarak kitleye ajitasyon konuşmaları gerçekleştirdik. 1 saat boyunca hem gelecek işçi arkadaşları hem de otobüsümüzü bekledik. İşçi arkadaşlar peyder pey TİB-DER pankartının arkasında birikmeye başladı.

Saat 08.00’e doğru İçmeler istasyondan TİB-DER’e doğru sloganlarla yürüyüşe geçtik. Burada attığımız coşkulu sloganlarla Derneğin önündeki cami önünde otobüsü beklemeye başladık. Kısa bir süre sonra polisin otobüsümüze el koyduğunu öğrendik. Kendi imkânlarımızla toplanma alanı olan Şişli Meydanı’na doğru hareket ettik.

Mecidiyeköy’e vardığımız zaman polisin kitleye müdahale etmiş olduğunu gördük. Her tarafta insanların dağınık bir şekilde sloganlar atarak bekleyorlardı. Polis bir araya gelen her gruba vahşi bir şekilde saldırıyordu.

Bizler tersane işçileri olarak buradaki çatışmaların bir parçası olduk. Yer yer konuşmalar yaparak insanları bir araya getirmeye çalışıyorduk. Polis olağanüstü bir güç kullanıyordu. Yer yer ara sokaklara çekilip buralarda polisle çatışıyorduk. Her yeri gaz bombasına boğan polislere karşı ara sokaklardan çıkarak taşlarla karşılık veriyorduk.

Bu arada bir grup yolu trafiğe kapattı. Polis bir kez daha azmış bir şekilde saldırdı. Polisin tazyikli su ve gaz bombalarına karşı çatışa çatışa ara sokaklardan Cevahir alış veriş merkezine doğru ilerledik. Burada polisin güçlü bir ablukası vardı.Ara sokaklarda öğrenci arkadaşlarla karşılaştık. “Siz TİB-DER’li misiniz?” diye sordular. “Evet karşılığını alınca, “Biz de sizinle beraber davranacağız” diyerek bize katılıp güç verdiler. Ara sokaklarda bulunan kitleyle beraber burada sloganlar atmaya başladık. Polisin bir kez daha yoğun gaz saldırısından sonra kitle geri çekildi.

Biz de ara sokaklardan Şişli’ye çıkmaya çalışıyorduk. Bu arada şişli Etfal Hastanesi önüne geldik. Burada daha önce pankart açan sağlık emekçilerine polis vahşi bir şekilde saldırmıştı. Burada kitle dağınık bir şekilde duruyordu. Yer yer güçlü sloganlar atılıyordu. Sokak başında bir panzerle beraber yoğun bir polis ablukası vardı.

Tersane İşçileri Birliği olarak burada inisiyatif geliştirerek, pankartımızı açtık. Pankartımızın arkasında yüzlerce kişi toplandı. Ardından polis ablukasına doğru sloganlarla yürüyüşe geçtik. Burada polis panzeri tazyikli su ile saldırıya geçti. Tazyikli suya karşı TİB-DER pankartına bir adım bile geri adım attıramayınca bu sefer gaz bombaları devreye girdi. Burada geriye çekilerek taşlarla karşılık verdik. İmkânlarımız sınırlı olmasına rağmen saldırganları taş yağmuruna tuttuk. Panzer ve robokoplar geri çekilmek zorunda kaldı.

Hemen yanımızda TTB'den emekçiler “Sağlık hakkı için yaşasın 1 Mayıs!” pankartını açarak direnişimize güç verdiler. Polis her fırsatta gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırıyordu. Biz de diğer arkadaşlarla beraber direniyorduk. Polisin azgın saldırısı sonucu hastaneye birçok gaz bombası atıldı. Birçok hasta gazlardan olumsuz etkilendi. Bu vahşi saldırılarına karşı gerçekleşen militan direniş polisi zor durumda bırakıyordu.

Bu sıcak çatışmalar yaklaşık 1 saat sürdü. Polis bir ara ablukasını güçlendirerek bir kez daha saldırıya geçti. Biz taşlarla karşılık vere vere hastane bahçesine geri çekildik. Polis bahçeye girmeye çalışıyordu, ancak hastane kapısına doktor ve hemşirelerden oluşan 10 kişilik bir grup barikat kurdu. Polis hastane bahçesine giremedi ve geri çekildi. Bu arada çevik kuvvet bir hemşireye vahşi bir şekilde saldırdı.

Burada sık sık “ Tersaneler cehennem, işçiler köle kalmayacak!”, “Taksim bizimle özgürleşecek!”, “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganlarını attık. Bir kez daha küfürler savuran polis barikatına doğru yürüdük. Burada oldukça coşkulu sloganlar attık.

Bu arada Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun saat 12.30’da İstiklal Caddesi’nde toplanma kararı aldığını duyduk. Biz de buradaki eylemimizi bitirmiş dağılırken, polis bir kez daha gazlarla saldırıya geçti. Sloganlarla karşılık vererek geri çekildik. Şişli Etfal Hastanesi’nin arka sokaklarından dolanarak Taksim İstiklal’e gitmeyi hedefliyorduk.

Saatler süren çatışmalarda yüzümüz sürekli Taksim’e dönüktü. Ara sokaklardan Taksim’e gitmek için Beşiktaş tarafına yöneldik. Buradaki ara sokaklarda polis bir kez daha aniden gaz bombalarıyla saldırıya geçti. Bir arkadaşımız yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Kitle daha içlere çekilirken biz, Beşiktaş tarafından Taksim’e doğru gidiyorduk. İnönü Stadı’nın bulunduğu bölgede polis yoğun bir abluka gerçekleştirmişti. Tek tek gelen insanları dahi gözaltına alıyordu...

Bu arada platformun eylemi sonlandırdığı haberini alarak Tuzla’ya geri döndük.

Devletin sıkıyönetimine, binlerce asker ve polisine, gözaltı terörüne, bombaları ve tazyikli sularına rağmen İstanbul’un her tarafında sokak sokak çatışmalar yaşandı.

Bunca teröre rağmen Taksim iradesinin zaferi tartışmasızdır.

Tersane İşçileri Birliği'nden işçiler


YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31