16.05.2008 14:36
32. Gün'de bir katil!
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 37 yıl çalışan, 9 yıllık Tümgenerallik görevinin ardından 2002 yılında emekliye ayrılan Yavuz Ertürk, Kanal 7'nin ardından şimdi de Kanal D'nin müdavimi oldu. PKK'ye karşı hava ve kara operasyonlarında Mehmet Ali Birand ile birlikte yorumlar yapıp "deneyimlerini" anlatan tümgeneral, dün gece çıktığı 32. Gün Programı'nda Kürtlere kin kustu. Bolu Tugay Komutanlığı döneminde uyguladığı vahşetle nam salan emekli Tümgeneral Yavuz Ertürk, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) ifade vermesinde ısrar ettiği tek kişi. MHP’den Şırnak Milletvekili adayı olan Ertürk, estirdiği terör nedeniyle AİHM'e giden 4 ayrı davada Türkiye'ye yaklaşık 3 trilyon lira ödettirdi. Ertürk, Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde 11, Muş'un Kızılağaç beldesinde 3 kişinin kurşuna dizilmesinden sorumlu tutuluyor.
1994-1995 yılları arasında Bolu Tugay Komutanlığı yapan Tümgeneral Yavuz Ertürk, seçme askerleriyle birlikte geldiği Diyarbakır ve Muş'ta terör estirdi. Operasyon yaptığı yerlerde köyleri yaktırıp, köylüleri gözaltına aldırtıp kurşuna dizdiren Ertürk, TSK'de 37 yıl görev yaptı. 9 yıl Tümgenerallik görevinden sonra 2002'de emekliye ayrılan Yavuz Ertürk, o tarihten sonra MHP'nin yayın organı Yeni Çağ Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı. Ardından Kanal 7'ye geçen Ertürk, AİHM'in hakkında verdiği Kulp Alaca köyü kayıpları davası mahkumiyetinden sonra sırra kadem bastı. Yeni Çağ'da yazılarını kesen, ardından Kanal 7'deki görevinden ayrılan Ertürk paşa, şimdi Kanal D'de boy gösteriyor.
'EMEKLİ OLDUM AMA PKK’NIN PEŞİNİ BIRAKMAM'
Mehmet Ali Birand'ın hazırlayıp sunduğu 32. Gün Programı'na katılan Ertürk paşa, aslında Birand'a danışmanlık yapıyor. Özgeçmişinde "Emekli olmama rağmen PKK'yı adım adım takip ediyorum ve Güneydoğu'yu avucum gibi biliyorum" ifadesini kullanan Ertürk, Kanal D'de ilk olarak kara ve hava operasyonlarının yapıldığı 3-4 aylık sürede ortaya çıktı. Hava operasyonunda vurulan sivil köylülerin evleri gösterilirken "Kahraman ordumuz bir kuyumcu titizliğiyle PKK ve sivilleri ayırt edip vuruyor" yorumunu yapan Ertürk, dün geceki 32. Programı'nda Kürtlere kin kustu. DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'a sataşan Ertürk'e göre Kürt sorunu yok, Kürtçülük var. Halkın kültürel ve eğitim talebi yok tek derdi para,
HERKES SENİ İYİ TANIYOR PAŞAM
Ertürk paşa, bu zihniyeti taşıyor. Üstelik bunu "Ben halkın içindeyim. Kürtlerin içindeyim. O halk beni iyi tanır" diyecek kadar da pervasızlaşıyor. Bir adım ötesine gidip, "Öyleki arkadaşlarım bana 'Kürt paşa' diyorlardı" ifadesini kullanıyor.Emekli Tümgeneral Yavuz Ertürk'ü Kürtler, Türkiye kamuoyu ve hatta AİHM'de mahkum olması itibariyle de dünya tanıyor.
MARİFETLERİ SAYMAKLA BİTMİYOR
Emekli Tümgeneral Yavuz Ertürk'ün Bolu Tugay Komutanı sıfatıyla bölgede terör estirdi. Tarih 9 Ekim 1993.Muş-Kulp-Lice üçgeninde yapılan operasyonda Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan M. Salih Akdeniz, Celil Aydoğdu, Behçet Tutuş, M. Şerif Avar, Hasan Avar, Bahri Şimşek, M. Şah Atala, Turan Demir, Abdo Yamuk, Nusreddin Yerlikaya ve Ümit Taş'a ait kemikler 4 yıl önce bulundu. Kayıp yakınlarının yaptığı başvuruyu 1 Haziran 2002'de sonuçlandıran AİHM, Türkiye'yi AİHS'in insan yaşamını güvenceye alan maddelerini ihlalden 2 milyon mark tazminat ödemeye hükmetti.
MECLİS RAPORLARINA DA YANSIDI
AİHM'in olaydan sorumlu tuttuğuna dair ifadelerle kayda geçirilen Yavuz Ertürk'ün adı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri Cavit Torun, Hakan Taşçı ve Mesut Değer tarafından hazırlanan raporda da gündeme geldi. 3 milletvekilinin hazırladığı raporda, Ertürk'le ilgili şu ifade yer aldı: "İnceleme imkanı bulduğumuz Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki dosya, mağdur yakınlarının Avrupa Komisyonu'na ve AİHM'e yaptıkları başvurular sonucunda verilen karardaki belirlemeler, olayın Bolu'dan gelen General Yavuz Ertürk komutasındaki birliğin operasyonu sırasında gerçekleştiği anlaşılmıştır."
HER OLAYDA ADI GEÇİYOR
6 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Deveboyu mezrasına yapılan baskında gözaltına alınan Selim, Hasan ve Cezayir Orhan adlı kişiler, Bolu Komando Tugayı'na bağlı askerler tarafından kaybedildi. 18 Haziran 2002 tarihinde karara bağlanan dosyayla ilgili Ekim 1999'da AİHM'e bilgi veren Türkiye, "O bölgede operasyonu gerçekleştiren sorumlu komutan General Yavuz Ertürk'tür" beyanında bulundu. Türkiye bu dosyadan 150 bin Euro tazminat ödemeye mahkum oldu.
18 Mayıs 1994'te Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Türeli köyü Dehla Zerê mezrasına yapılan baskında Servet ve İkram İpek gözaltına alınıp kaybedildi. AİHM'in 17 Şubat 2004'te verdiği kararın gerekçe bölümünde birçok yerde söz konusu operasyonun Ertürk komutasındaki Bolu Komando Tugayı tarafından gerçekleştirildiği vurgulandı. AİHM, yazılı beyanatında sözkonusu operasyonun varlığını bile inkar eden Türkiye'yi AİHS'nin 2. maddesinden 58 bin 400 Euro'ya mahkum etti. Dosyada, olayla ilgili defalarca çağrı yapılmasına rağmen Ertürk'ün ifade vermekten çekindiğine dikkat çekildi.
MURAT NEHRİ KIYISINDA VUR EMRİ
10 Kasım 1993 tarihinde operasyona çıkan Bolu Tugay Komutanlığı'na bağlı askerler tarafından Fadıl Baran ve Yusuf Söylemez'le beraber alıkonulan Vahdettin Yalçın, götürüldükleri Murat Nehri kenarında Yavuz Ertürk'ün emriyle kurşuna dizildi. Olaydan "ölü numarası" yaparak kurtulan Yalçın, daha sonra fotoğraflarından teşhis ettiği Ertürk için şunları söylemişti: "Ertürk ve askerleri 'arazinin yabancısıyız, Bolu'dan geldik' diyerek bizi alıkoydular. Murat Nehri kenarında 20 asker üzerimize kurşun yağdırdı, 'öldü' diye Murat Nehri'ne attılar. Fadıl Baran ile Yusuf Söylemez paramparça olmuştu.'
MHP'DEN ADAY OLDU
2002 seçimlerinde MHP'den Şırnak Milletvekili adayı olan Ertürk, şu ana kadar AİHM'e giden 4 ayrı davada Türkiye'ye yaklaşık 3 trilyon lira ödettirdi. Ertürk, Yeni Çağ gazetesinin 12 Aralık 2004 tarihli sayısında yayımlanan bir makalesinde ise "Neden bizi dağlara sürdünüz? Neden bizi şehit ettiniz? Neden bizi hedef ettirdiniz?" demesi dikkat çekmişti.
ANF / 16.05.08