30.06.2008 08:31
BDSP’den 2 Temmuz çağrısı...
(30.06.08) - Gerici faşist güçlerin Sivas’ta gerçekleştirdikleri katliamın üzerinden tam 15 yıl geçti. 33 ilerici aydının yakılarak katledildiği Sivas’ta gerici güçlerin ardında devletin olduğu ve bizzat devletin güdümünde ve korumasında bir katliamın gerçekleştiği çok geçmeden anlaşılmış oldu.
Hatırlamak gerekirse; katliam için çağrı yapan bildiriler dağıtılırken devletin kolluk güçlerinin bunlardan haberi vardı. Gerici yerel basın kışkırtıcı yayınlar yaparken devlet herşeyden haberdardı. Gösterici güruh saldırılara başlarken devlet orada görevinin başındaydı. Madımak otelinin ateşe verilmesiyle doruğuna çıkan olaylar yaşanırken polisiyle, askeriyle, resmi ve sivil tüm güçleriyle devlet oradaydı. Tüm devlet yetkilileri, çevre illerin valililikleri ve emniyet güçleri olanlardan ve olacaklardan haberliydi. Başbakan Çillerin “Çok şükür, otelin dışındaki vatandaşlarımızın burnu bile kanamamıştır” sözleri devletin otelde can veren insanlarımıza biçtiği değeri en açık bir şekilde ortaya koymaktaydı.
Ancak, devletin Çorum ve Maraş’ın ardından Sivas’ta da katliamcı kimliği bir kez daha tescillenmişken, sonrasında yapılan propaganda ile Sivas katliamı “laik devleti yıkmayı amaçlayanlar”ın bir eylemi olarak tanımlandı, katliamın sorumlusu olan devlet “ mağdur” olarak gösterilmeye çalışıldı. Böylece emekçi kitlelerin “ordunun destekçisi” ve “cumhuriyetin bekçisi” olması için yoğun çaba sarfedildi. Sivas katliamına, genelde ise devlete yönelik birikmiş öfkesi, “laik-anti-laik” ikilemi üzerinden düzen kanallarına akıtılmak istendi.
Bugün bu izlenilen politikalara alevi kurumları da ortak olmaktadır. Devletin katliamcı kimliği çok açık iken, mitingler “Demokrasi ve laiklik” talebiyle şekillenmektedir. CHP-DSP gibi katliamdan bizzat sorumlu olan düzen güçleriyle aynı safta buluşulmakta ve onlarsız miting örgütlenmemektedir.
Geçen yılın ardından bu yıl bu tablo daha berraklaşmıştır. PSAKD Genel Merkezi ve ABF, CHP’siz bir miting örgütlemeyi düşünmemişler, illerde CHP’yi örgütlenme sürecinin bir parçası olarak alırken, Sivas için (yanıtsız kalsa da) Deniz Baykal’ın katılması için yoğun bir çaba sarfetmişlerdir.
Ankara’da CHP’nin varlığını tartışma konusu bile etmeyecekleri ifade edilirken, İstanbul’da bu sorun daha sert tartışmalara yol açmıştır. PSAKD’nin bu tartışmaların ardından bulduğu “çözüm” ise mitingi bir parçası olduğu ABF (Alevi Bektaşı Federasyonu) ile birlikte tek başlarına örgütlemek olmuştur. CHP’siz çözüm ise devrimci ilerici güçlerin de katılmadığı bir çözüm olmuştur. PSAKD’nin devrimci ilerici güçleri CHP ile eşitleyen, benmerkezci, dayatmacı tutumu devrimci güçler tarafından mahkum edilmiştir.
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, 2 Temmuz günü, diğer devrimci ilerici kurumlarla birlikte mitinge katılacak. BDSP 2 Temmuz’un gerçek anlamı ve önemine uygun bir şekilde Kadıköy Meydanı’nda olacak. 2 Temmuz’a gerçek anlamı üzerinden sahip çıkmak, sermaye devletinden hesap sormayı, onun kanlı-katliamcı kimliğini teşhir etmeyi gerektirmektedir. Sermaye devletinin Alevi emekçilerini aldatmasının, yeniden denetim altına almasının önüne ancak bu şekilde çıkılabilir, alevi emekçilerin gerçek talepleri ancak bu zeminde savunulabilir. Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu da bu yaklaşıma uygun olarak “katil devletten hesap sorma” bilinciyle Kadıköy Meydanında yerini alacak.
2 Temmuz 2008 anma programı:
Mezar ziyareti
Saat 14.30 Zincirlikuyu (Asım Bezirci)
Saat 15.30 Karacaahmet (Nesimi Çimen)
Miting
Toplanma yeri: Tepe Naitilus önü
Toplanma saati: 16:30
Miting yeri: Kadıköy İskele Meydanı
Miting saati: 17.30