04.07.2008 09:14
Osman Gürbüz, Gazi Katliamı'nın tetikçisi!
Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan Osman Gürbüz’ün 12 Mart 1995'de 17 kişinin ölümü ile sonuçlanan Gazi Katliamı'nın kilit ismlerinden biri olduğu öğrenildi.
‘Yeşil’ ve Abdullah Çatlı gibi ‘provokasyonlar’ konusunda en 'uzman' kişilerden olduğu belirtilen Osman Gürbüz'ün Gazi Olayları'nın organizatör ve tetikçisi olduğu ortaya çıktı. 'İkinci Yeşil' olarak da adlandırılan Gürbüz’ün Mahmut Yıldırım (Yeşil) ile görüştüğü de ortaya çıktı.
Antalya'da yaklanan Osman Gürbüz'ün devam eden sorgusunda Gazi Olayları ile ilgili özel olarak sorgulandığı öğrenildi. Polisin Gürbüz'e 'Gazi olaylarının 10 kişilik bir timle düzenlenmesi ile ilginiz var mı' şeklinde soru yönelttiği, Gürbüz'ün ise bu suçlamayı kabul etmediği bildirildi. Osman Gürbüz'ün, ayrıca Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile Ankara ve İstanbul’da iki kez ziyaret ettiğini söyledi.
Cinayetten gaspa kadar 18 ayrı suç kaydı bulunan Osman Gürbüz’ün avukatı Savaş Kaya da “Müvekkilimin tetikçi olduğu iddia ediliyor, kendisi operasyonda adı geçen hiçbir kimseyi 1 kilometreden bile görmüş değil” diyerek iddiaları redetti.
GÜRBÜZ’E GÖREV BİNBAŞIDAN
Türk basının polise dayandırdığı habere göre Alevilerin oturduğu 3 kahvenin taranmasının organizasyonunu Gürbüz yaptı. Görev o dönem binbaşı rütbesinde olan eski bir komutan tarafından verildi.
Gürbüz, iddiaya göre Türk ordusundan ihraç edilen binbaşı Bülent Öztürk, tarafından seçildi. Gasp, cinayet gibi çok sayıda suçtan sabıkası bulunan Gürbüz, jandarma tarafından Özel Harp ve Psikolojik Savaş eğitimine tabi tutuldu. Ardından da 1995 yılında 'kanlı olaylar' için İstanbul'a gönderildi.
10 KİŞİLİK EKİP KURDU
Binbaşı Öztürk tarafından verilen kimliklerle İstanbul'a giriş yapan ve 'Küçük Hacı' kod adını kullanan Gürbüz, kendisine burada 10 kişilik bir ekip kurdu. Bu arada Ülkü Ocakları'yla da bağ kurdu. Gürbüz, yine iddiaya göre olayların çıkış noktası olarak da Gazi Mahallesi İsmet Paşa Caddesi üzerinde bulunan Alevilere ait 3 kahvehaneyi hedef seçti. 12 Mart 1995 gecesi de kanlı senaryo için düğmeye bastı.
Kurduğu 10 kişilik ekip, taksiyle 3 kahve ile bir işyerini silahla taradı. 67 yaşındaki Alevi Dedesi Halil Kaya, yaşamını yitirdi, 15 kişi yaralandı. Böylelikle istenilen gerçekleşti. Çıkan olaylar Gazi Mahallesi ile Ümraniye Mustafa Kemal Mahallesi'ne sıçradı. 15 Mart’a kadar süren olaylarda 17 kişi öldü, 408 kişi yaralandı.
GÜRBÜZ GAZİ KATLİAMI SUÇAMASIYLA YARGILANACAK
Gazi Mahallesi olaylarının ardındaki isim olduğu iddia edilen Osman Gürbüz'ün Ergenekon Örgütü'yle ilgili olarak hazırlanacak ek iddianamede bu suçlamayla yer alacağı ileri sürüldü.
KÜRDİSTAN’DA YEŞİL’LE CİNAYETLERE KATILDI
Gürbüz’ün Kürdistan’da yüzlerce faili meçhul cinayetin sorumlusu olan Hizbullah’ın da kurucularından olduğu belirtiliyor. Ankara Beştepe'deki Jandarma Genel Komutanlığı'nın denetleme binasına elini kolunu sallayarak girdiği iddia edilen Gürbüz'ün, Yeşil ile birlikte Muş, Bitlis, Adıyaman ve Şırnak'ta kanlı cinayetlere katıldığı, Batman'a da sık sık gittiği, buradaki bazı gruplarla çok yakın ilişkileri ve dostlukları olduğu belirtiliyor.
SUSURLUK SİLAHLARI GÜRBÜZ’DE
Hizbullah'ın kurucuları arasında gösterilen Gürbüz'ün, Susurluk kazasında kamyonla çarpışan otomobili arkadan takip eden araçtaki kişi olduğu, Abdullah Çatlı'nın kaza yaptığı araçtan Uzi ve Kalaşnikofl'ardan oluşan kayıp silahları aldığı ve İstanbul'da bir dostunda sakladığı öne sürüldü
12 MART GÜNÜ NELER OLMUŞTU?
12 Mart 1995 günü akşam saatlerinde beyaz renkli Renault bir taksi son sürat Gazi Mahallesi’ne girdi. Takside silahlı JİTEM elemanları vardı. Taksiden Alevilere ait üç kahvehane ile bir işyerine aynı anda otomatik silahlarla ateş açıldı. Saldırılar sonucu Halil Kaya adlı bir Alevi dedesi hayatını kaybetti, 5'i ağır 25 kişi yaralandı.
Olay, İstanbul’da yaşayan Aleviler arasında büyük bir infial yarattı. Kentin pek çok semtinden Gazi Mahallesi’ne doğru akın başladı. Gelenler, Gazi Cemevi önünde toplandı. Cemevi önündeki grup, bir süre sonra emniyet kuvvetlerinin olaya geç müdahale ettiklerini vurgulayarak polis karakoluna yürüdü. Ancak polis, gösterici grubun üzerine kurşun yağdırmaya başladı.
Çatışmalar sabah saatlerine kadar sürerken, sabah saatlerinde İstanbul’un pek çok semtinden gelenlerle birlikte Gazi Mahallesi’ndeki Alevilerin sayısı on binleri bulmuştu. Kıbrıs Caddesi’ni dolduran büyük bir kitle, panzerden ateş açarak Mehmet Gündüz’ü katleden, onlarca kişiyi de yaralayan polisi protesto etmek için Gazi Karakolu’na doğru ilerliyordu. Günlerce süren olaylarda 17 kişi yaşamını yitirdi 400’ün üzerinde kişi de yaralandı.
HANİFİ AVCI: YEŞİL YAPTI
Dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı Gazi olaylarını Yeşil ve ekibi tarafından gerçekleştirildiğini ve MİT elemanı Tarık Ümit’in ortadan kaybolması olayının üzerine gidilmemesi için böyle bir provokasyon yapıldığını söylemişti.
Susurluk davasından yargılanan özel timci Ercan Ersoy’da Ayhan Çarkın’la birlikte Gazi Mahallesi’nde olduklarını açıklamıştı.
HEPSİ BERAAT ETTİ
11 Eylül 1995'te Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılama süreci, 5 yıl içinde 31 duruşma yapılarak 3 Mart 2000'de karara bağlandı. Yargılanan 20 polis memurundan Adem Albayrak, 4 kişiyi öldürmekten 6 yıl 8 ay, Mehmet Gündoğan 2 kişiyi öldürmekten 3 yıl 9 ay hapse mahkzm edildi ve cezaları ertelendi. Diğer 18 sanık polisin ise beraatine karar verildi. Ne dönemin Başbakanı Tansu Çiller, ne İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, ne İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, ne de katliamı gerçekleştiren Ordu içindeki şebeke yargı önüne çıkarılamadı.
ANF / 04.07.08