23.11.2008
21.08.2008 17:06

Boğazlar'dan geçiş, emperyalist savaşa geçit demektir!..

 

ABD-NATO savaş gemilerine Boğazlar'dan geçit yok!


Kafkaslar’da patlak veren Gürcistan-Rusya çatışmasının ardından bölgedeki gelişmeler hız kazandı. Bu gelişmelerin önümüzdeki günlerde daha da tırmanacağı yönündeki belirtiler gittikçe çoğalıyor. Zira emperyalistler arası çatışmanın temel alanlarından biri de Kafkasya bölgesidir.

ABD emperyalizminin bölgeye yönelik hesapları ise biliniyor. “Renkli devrimler”le Rusya’yı kuşatma altına alan ABD, eski Doğu Avrupa ve kimi Baltık ülkeleriyle ikili anlaşmalar imzalayarak savaş ve saldırganlık politikalarına yeni boyutlar kazandırıyor. Bu çerçevede Polonya ile füze kalkanı projesini imzalayan Amerika, Rusya’yı kuşatma planlarını güçlendirmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Brüksel’de gerçekleştirilen NATO Dışişleri Bakanları olağanüstü toplantısında alınan kararla, önce Boğazlar'dan İspanyol gemileri ardından ABD gemileri geçirilmesi kararlaştırıldı. Önümüzdeki günlerde ise sırada Almanya ve Polonya savaş gemilerinin geçisi var.

Türkiye ile ABD arasında süren, Boğazlar’dan Amerikan savaş gemilerinin geçirilerek Gürcistan’a “insani yardım” yapılması konusundaki görüşmeler sonuçlandı. Burjuva basında yeni bir “1 Mart tezkeresi” olarak adlandırılan süreç, varılan anlaşmayla noktalanmış bulunuyor. Bu anlaşmayla birlikte Amerikan donanmasına ait 3 savaş gemisi Boğazlar’dan geçerek Karadeniz’e açılacak. Böylece ABD, Gürcistan’a “insani yardım” adı altında bölgeye yerleşme konusundaki planlarına yeni bir boyut kazandıracak. Atılan bu adımla bölge halkları emperyalist savaş ve saldırganlık politikalarının hedefi haline gelecek, halklar arasına yeni düşmanlık tohumlarının ekilmesine yol açılacak.

Burada asıl üzerinde durulması gereken nokta, emperyalist saldırganlığın Karadeniz’e taşınması ve Ankara’daki amerikancı işbirlikçilerin buna rıza göstermesidir. Gemilerin geçişinin Montrö Antlaşması’na uygun bir kılıf altında gerçekleştirilmesi Ankara’daki işbirlikçilerin suçunu hiçbir biçimde gizleyemez. Günlerdir bu suçun üzerini örtmeye yönelik girişimlerini sürdüren Türk sermaye devleti, Montrö Anlaşması’na “uygun”luk kılıfı ile bu işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Ancak hiçbir kılıf bu suçu gizleyemez.

Türk sermaye devletinin Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar bölgesinde emperyalist savaş ve saldırganlığın taşeronluğu rolünü üstlenmesi yeni değildir. Uzun yıllardır bu bölgelerde halklara karşı emperyalizm adına jandarmalık rolünü üstlenmiştir. Bu rolünü bugün daha da ilerden oynamaya devam ediyor. Bölgenin emperyalistlerin çıkarları temelinde bir savaş ve çatışma alanına çevrilmesinde efendilerine gereken hizmeti sunuyor.

Bölgemizi bir çatışma alanına çeviren emperyalist savaş ve saldırganlık politikalarına karşı durmak, "halkların kardeşliği" şiarını güçlü bir biçimde işlemek, Boğazlar’ın emperyalist savaş gemilerine kapatılması istemini yükselterek bunu eylemli bir tutumla birleştirmek, güncel bir görev ve sorumluluk olarak önümüzde duruyor.


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30