29.08.2008 10:06
Bir astsubayın kaleminde JİTEM gerçeği
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan JİTEM’in kurucusu binbaşı Arif Doğan’la birlikte gözler JİTEM’e çevrildi. Ergenekon iddianamesinin eklerinde yer alan bir belge JİTEM’in bölgede yaptıklarını yeniden gözler önüne seriyor. 1990’lı yıllarda Kürtlerin korkulu rüyası haline gelen JİTEM ekipleri infazların yanısıra makam araçlarıyla uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı da yaptığına ilişkin bir astsubayın anlattıkları mahkemeye delil olarak sunuldu.
Bilim ve Ütopya dergisi arşivlerinde ele geçirilen Ergenekon iddianamesinin eklerinde 208 numaralı klasörün 43 ile 53 sayfaları arasında bulunan el yazısıyla “Jandarma Genel Komutanlığı’na verilecek JİTEM dosyasına ek bilgiler yazan Astsubay…. Astsubay’ın yazdıkları ” yazılı belge de Ergenekon davasına delil olarak sunuldu.
Belgede bölgede görev yapan askerlerin JİTEM adı altında yaptıkları faaliyetler tek tek anlatılıyor. Belgede, 1981 yılından 1990’lı yıllarına kadar özellikle Şırnak, Diyarbakır, Van ile sınır boylarında görev yapan ve belgenin yazıldığı dönemde binbaşı rütbesinde olan askerlerin içinde yer aldığı bir isim listesi ile yaptıkları kirli işler detaylarıyla anlatılıyor. Binbaşı Kamber Oğur, Albay Reşit Demir, Binbaşı İsmail Ayhan, Üsteğmen Cihan Büyük, Üsteğmen Kemal Şahintürk, Astsubay İbrahim Karakuş, Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı Nurettin binbaşı aldı görevli askerlerin korucuların da içinde bulunduğu bir ekip kurduklarının anlatıldığı belgede, şahısların JİTEM adı altında insan tacirliği, silah kaçakçılığı, uyuşturucu satıcılığı yapıldığı belirtiliyor.
Şahısların bu işlerden büyük kazançlar elde ettiklerine dikkat çekilen belgede, Körfez savaşında Irak’tan kaçan mültecilerden topladıkları binlerce silahı sattıkları da belirtiliyor. Bu şahısların mülteciler için kurulan kamplara gönderilen gıdaları sattıkları, mültecilerden para ve altın aldıkları, mülteci kadınların ırzına geçtiklerinin de iddia edildiği belgede, şahısların mültecilerden topladığı silahları satmak isterken MİT’e ihbar edilmesiyle yakalandığı ancak yapılan soruşturmada ise olayın sorumlusu olarak sadece bir korucunun görevine son verildiği bilgisi de yer alıyor.
SİLAH KAÇAKÇILIĞI
Kim tarafından ve hangi tarihte yazıldığı belli olmayan ve daktilo olarak yazılan belgede dönemin askeri görevliler ve yaptıkları faaliyetler şöyle sıralandı:
Dönemin Van Çaldıran Jandarma Sınır Tabur Komutanı Binbaşı Kamer Oğur: 1981-83 yıllarında Şırnak 23. Jandarma Sınır Tugayı’na bağlı Şenoba 3. Sınır Taburu Ortabağ 4. Jandarma Sınır Tabur Komutanıydı. O zaman askeri yönetim olduğu için silah toplanıyordu. Oğur binbaşı Uludere köyleri Ortabağ, Ballı, Taşdelen, Işıkveren, Gülyazı, Yekmal, Tarlaşabaşı, Ortasu köylülerinden zorla silah aldı. Öyle ki silahları olmayanlar evini, öküzünü, tarlasını satarak kalaşnikof alıp o zaman yüzbaşı rütbesinde olan Oğur’a teslim ediyordu. Bu binbaşının şu anda herhalde kardeşinin üzerine kayıtlı bir oteli var.
MAKAM ARACINDA UYUŞTURUCU
Adana J. Bölge Komutanlığı Hareket Asayiş Şube Müdürü albay Reşit Demir: 1989 Ekim’inde yeni kurulan Şenoba Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığı’na getirildi. Bu yeni kurulan Alay, Suriye Irak sınırında olan Cizre 1. Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı ile Irak sınırında olan Silopi 2. Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı’na bağlıydı. Demir arasıra Silopi taburuna gider Habur gümrüğünün haracını alırdı. Habur gümrüğü direk Demir’den sorumluydu. Sınır Karakol komutanı bir numaralı adamıdır. Topladıkları haracı bölüşürlerdi. Ortada milyarlar dönerdi. Alayın bulunduğu Şenoba köyünde de karanlık işleri vardı. Korucubaşı Hazım Babat, Korucu Tim komutanları Alihan Babat, Abulkerim Babat, Şehmuz Babat bir numaralı adamlarıydı. Bunları sık sık Irak’a gönderir uyuşturucu getirtirdi. Gelen uyuşturucuyu makam arabasına yükler Cizre’ye götürür adamlarına teslim ederek oradan da Diyarbakır’a gönderirdi. Güzelyazı’nın korucu başı bir numaralı adamıydı. Güzelyazı sınır boyundan daha çok adam kaçırma işi getirirdi. Demir en büyük vurgunu Iraklı mülteciler zamanında vurdu. Kendisine ait bölgelerde mülteci kampları kurdu. En büyük kampı Işıkveren’de kurdu. Bu kampa yaklaşık 650/700 bin mülteci yerleştirdi. Kampın en güzel kadınlarını seçip Vali Muavini’ne ait karavanda bu kadınlarla ilişkiye girdi… Demir kampa gelen bir tır dolusu gıdayı Cizre’de bir toptancıya sattı.
JİTEM ARABASIYLA TİCARET
Çanakkale Jandarma Er Eğitim Tugayı Eğitim Tabur Komutanı binbaşı İsmail Ayhan: Şenova 3. Jandarma Sınır Tabur Komutanıydı. Köyündeki korucularla özellikle de Babatlar’la çok karanlık ilişkileri vardı. İsimlerini bilmediğim iki adamı daha vardı. Bu iki adamını istihbarat toplamak için Irak’a gönderiyordu. Gerçekte ise bu adamlar uyuşturucu getiriyordu. Bu iki adamı JİTEM arabaları bekliyorlar, JİTEM arabaları geri dönerken kendi arabalarıyla konvoy halinde JİTEM arabası öncülüğüyle Cizre’ye gelip orada hiç arama olmadığından direk Diyarbakır’a gidiyorlardı. Ayhan bu yolla çok büyük paralar kazandı. O sıralar Ankara’da apartmanlar aldığını duyduk.
MİT SİLAHLARI BULDU
Mayıs 1992’de Ayhan ile adamı korucu Şehmus Babat gayri meşru yollarla topladıkları silahları yüklüyorlar. Üzerini kavaklarla örtüyorlar. Bu kamyon arama noktalarından aranmadan geçiriliyor. Fakat bu olaydan haberi olan birisi tarafından Diyarbakır MİT Müdürlüğüne kamyon plakası, içinde silah gizli olduğu üstünün kavakla örtülü olduğu ve kamyondaki silahların Ayhan ile Babat’a ait olduğu ihbar ediliyor. MİT yetkililerince kamyon Bilecik civarlarında durduruluyor. Yapılan aramalarda silahlar bulunuyor. MİT raporuyla korucu Babat’ın koruculuğu elinden alınıyor ancak Ayhan hakkında hiçbir işlem yapılmıyor.
KOYUN VE UN SATTILAR
İzmir Foça Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Alay Komutanlığı üsteğmen Cihan Büyük: Şenoba Sınır Taburuna bağlı Ortabağ 4. Sınır Bölük Komutanıydı. Köyün korucuları arasında adamları vardı. Bu adamlarını zaman zaman Irak’a gönderip televizyon, video, teyp, atari vb.. elektronik eşyalar getirirdi. Bunları da Diyarbakır’daki Japon pasajında satardı. Körfez savaşı sırasında birçok Iraklıyı para karşılığında Türkiye’ye kaçırıyordu. O sıralar altına 200 milyonluk araba bir araba çekti.
İSTİHBARAT ALTINDA KAÇAKÇILIK
Ballı 3. Sınır Bölüm Komutanı üsteğmen Kemal Şahintürk: Körfez savaşı sırasında Irak’ta mal kalmadığından Şahintürk koyun sürülerini, tonlarca un gönderdi. Bu satıştan milyarlar kazandı.
Astsubay İbrahim Karakuş: Şenoba Taburu’nda İstihbarat Kısım Amiriydi. Tabur Komutanı İsmail Ayhan’ın sağ kolu ve muhbiriydi. Savaş sırasında ülkemize getirilen mültecilerden para ve zihnet eşyası alarak tabur komutanıyla bölüşüyordu. Kendisi Urfalı olup iyi Arapça biliyordu. Mülteci kadınları zorla ilişkiye zorluyordu.
ÖZAL İLE İLİŞKİSİ VARDI
Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı binbaşı Nurettin Ata: Daha önce Silopi JİTEM TİM komutanıydı. Silopi JİTEM’i TİM içerisindeki en önemlisiydi. Duyumların, ihbarların çoğu Botan bölgesi sebebiyle bu bölgeden alınır. İstihbarat toplama adı altında uyuşturucu ve silah kaçakçılığında aktif rol oynadı. Kendisi Malatyalı olup Özal ile yakınlığıyla biliniyordu. Bu işin çok yağlı olduğunu anlayınca Cumhurbaşkanı vasıtasıyla kendini Diyarbakır JİTEM Grup Komutanlığı’na atadı. Bu faaliyetlerini daha geniş bir ortamda ve büyük yetkilerle yönetti. Mustafa Başçavuş Nurettin binbaşının adamıydı. Mustafa Başçavuş özellikle mülteci kamplarındaki silah vurgununda büyük rol oynadı. Uzman çavuş Emin Durak dürüst bir görevliydi. Silop’i JİTEM’ine verilmişti. Kaçakçılık ve uyuşturucu işine girmediği gibi karşı olduğunu da gösteriyordu. Nurettin Binbaşı, Mustafa başçavuş, Atilla astsubay kendisinden çekindiler. Dışarıya bilgi sızdırabileceği kanaatine varıp Durak’ın JİTEM’den attılar. Binbaşı Cem Ersever Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı olunca Sinan Üsteğmeni Silopi JİTEM Tim Komutanı yaptı. Sinan üsteğmen döneminde uyuşturucu trafiği çok yoğundu. Habire JİTEM arabalarıyla uyuşturucu taşıyordu.
ANF / 29.08.08