04.12.2008
07.09.2008 11:52

Eğitim dönemi sorunlarla başlıyor!

 

(07.09.08) - İlköğretim ve liselerde yarın yeni eğitim ve öğretim dönemi başlıyor. Ancak 14 milyon öğrenci ve 662 bin öğretmen her geçen gün katlanan sorunlarla ders başı yapacak. Bu sorunların başında da özelleştirme politikalarının hız kazanması, eğitimin ticarileştirilmesi, eğitim yükümlülüğü devletin bir sorumluluğu olması gerekirken tümüyle velilerin ve öğrencilerin sırtına binmesi gelmektedir.

Eğitim Sen 2008-2009’a adım atarken, 2008-2009 Eğitim Öğretim yılının başında “Eğitim Durumu” başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda durumun her geçen gün daha da geriye gittiği ifade edildi.

Eğitim Sen’in raporuna göre, Türkiye’de okullaşma oranı hala düşük. Ortaoğretim çağındaki çocukların sadece %58’i okullara devam ederken, yüksek öğrenimde bu oran ise %20 civarında seyrediyor.

Aynı zamanda okul, derslik ve öğretmen sayısında da ciddi yetersizlikler bulunuyor. Bunun da en temel sebebini devletin eğitimi para ile satın alınabilecek bir hizmet olarak görmesi, eğitime bütçenin ayrılmaması oluşturuyor.

Turkiye’de Gayri Safi Milli Hasıla’dan (GSMH) egitime ayrılan payın Barbados Adaları (%7.1), Brunei Sultanlığı, (%4.8), Fildişi Sahilleri (%4.6), Kiribati (%11.4), Fiji (%5,2), Vanuatu (%7.3), Honduras (%4) gibi ülkelerin bile gerisinde kalması tablonun daha rahat anlaşılmasını sağlamaktadır.

Aynı zamanda açlık ve yoksulluk sürekli artmakta ve maaşlar yerinde saymaktadır. Gerek kamu emekçilerin gerekse de devlet okullarında çocuklarını okutan emekçilerin yaşam koşulları gün geçtikçe kötüleşmektedir. Eğitimin bu tablosundan en karlı çıkan ise özel dersaneler olmaktadır. Dershane sistemi, bugün başlı başına bir sektör haline gelmiş, eğitime yeterli kaynak ayrılamaması, nitelikli eğitim verilememesi, özel dershane sisteminin her geçen gün büyümesine yolaçmıştır.

Eğitim Sen’in hazırladığı raporda eğitim sisteminin karşı karşıya kaldığı diğer sorunlar da şu şekilde özetlenmiştir:

-  Türkiye’de 6-13 yaş grubundaki çocukların 273 bin 634’unun okula gidememesi,

- Türkiye’deki 8 milyon engellinin %36.3’unun okuma yazma bilmemesi,

- Her yıl en az 50 bin kadrolu öğretmene ihtiyaç olması,

- Türkiye’de eğitimin 30 öğrencili sınıflarda verilmesi durumunda net derslik açığının 68 bin 195 olması,

- Okullarda araç-gereç, kütüphane, fiziki altyapı ve donatım yetersizliklerinin hala

giderilememesi,

- Sınıfların kalabalık olması,

- Ders kitaplarının içeriğinin bilimsel olmayan, ırkçı-gerici-cins ayrımcı öğelerden oluşması,

- Eğitimde kadrolaşmanın olması ve beraberinde Eğitim Sen üyelerine yönelik, sürgünlerin, cezaların ve kıyımların yaşanması,

-İş güvencesiz çalışmayı esas alan geçici ve sözleşmeli öğretmenlik uygulaması,

- Sendikal örgütlenmede yasal ve fiili engellerin varlığı,

- Eğitim emekçilerinin önemli bir bölümünün yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşamını sürmesi.

Açıklamanın sonunda  Eğitim Sen çözüme yönelik şunları söyledi: “Eğitim sisteminin içinde bulunduğu sorunların aşılması, Türkiye’de eğitimi hak ettiği noktaya taşımak, ancak gerçekleştirilecek köklü değişikliklerle olanaklı olabilir. Merkezden statükonun korunmasına yönelik yönetim yerine, katılımcı, özerk, demokratik yönetim anlayışı benimsenmeli ve uygulanmalıdır. Bu nedenle eğitim sisteminde yapısal değişiklikler gereklidir. Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim yatırımlarına, ders kitaplarının hazırlanmasından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine; sınıf mevcutlarından eğitimin bilimsel, demokratik, laik yönünün geliştirilmesine; derslik, okul, ögretmen açıklarından eğitimin genel bütçe içindeki payına kadar, eğitimin hemen her alt konusunda köklü değişimlere gereksinim vardır. Bu değisiklikler yapılmadan atılacak her adım, eğitimin sorunlarını yarına havale etmekten öteye gitmeyecektir.

Türkiye’de eğitim sisteminin sağlıklı bir yapıya kavusması, her şeyden önce, eğitimin bir “kamu hizmeti” olarak görülmesinden geçmektedir. Eğitimin temel bir insan hakkı olduğu, bu nedenle, herkesin eşit, parasız, kamusal eğitim hakkından yararlanabilmesinin ancak kamusal hizmet anlayışı çerçevesinde gerçekleşebileceği unutulmamalıdır.”


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4