10.10.2008 11:57
Gene Hrant’ız, hala Hrant’ız!
(10.10.08) – Hrant’ın faşist bir besleme tarafından katledilmesinin üzerinden bir buçuk yıl geçti. Cinayetin adını “münferit” koyanların katliamın planlayıcılarından oldukları hatta cinayetin işleneceğinden haberi olmayan devlet kurumunun bulunmadığı dava boyunca bir bir açığa çıktı. Ancak ortaya serilen tüm bu kirli ilişkilere rağmen asıl failler devlet kademelerinde ve devlet korumasında yaşamlarını sürdürmeye devam ediyor. Geçmişi katliamlarla anılanlar portföylerine yeni sayfalar ekleyerek sermaye devletine hizmetlerini sürdürüyorlar.
Hrank Dink’in katledilmesinin ardından bürokratından askerine polisine kadar pek çok kişi olayın aydınlatılacağının taahhüdünde bulunmuştu. Ancak zaman geçtikçe ve cinayete gösterilen kitlesel tepki duruldukça bu sözler bir bir unutuldu. Hrant Dink davaları ise katiller sürüsünün tehdit ve küfürlerden oluşan şovları ile akıllarda kaldı. Hrant’ın katledilmesinin ardından konuya dair verilen tek ceza Evrensel gazetesine Ogün Samast’ın adını açık yazdığı için verilen para cezası oldu. Temel Demirer’e ise Dink’in katledilmesinin ardından yaptığı konuşma nedeiyle ünlü 301. maddeden dava açıldı. Ali Öz, Celalettin Cerrah gibi katliama doğrudan karışan isimler ise halen korunuyor.
Hrant Dink davasının bir sonraki duruşması 13 Ekim 2008’de Beşiktaş’ta görülecek. “Hrant’ın arkadaşları” imzası ile bugüne kadarki duruşmalara katılarak “biz bu davanın hem madurları hem tanıklarıyız” diyen pek çok kişi de yine sabah 9.30’da Beşiktaş iskelesinde buluşarak bir kez daha faillerin bulunmasını isteyecek.
Hrant’ın arkadaşları imzalı çağrı metnini sunuyoruz:
Gene Hrant'ız!
Hrant Dink hâlâ, 19 Ocak'ta, sokağın ortasında,
katledildiği yerde yatıyor.
Olacakları önceden bilenlerin ve onları çok öteden beri tanıyanların
birarada planladıkları kaçıncı cinayet bu?
Hükmedenler, hükümet edenler, hakimler, savcılar...
Gene yitirilecek bir hafızanın, gene adresinde bulunamayan
bir vicdanın yalanını paylaşacak mısınız?
Bizler, Hrant Dink davasının mağdurları ve tanıkları olarak,
gene zaman aşımına uğramak,
gene öldürülme korkusuyla yaşamak,
gene ölenlerin arkasından gözyaşı dökmek istemiyoruz.
Biz, gene davamızın peşinde olacağız.
Gene, aynı yerde,
gene “Hrant için, adalet için”,
13 Ekim sabahı, saat tam 9:30'da,
Beşiktaş İskelesi'nde olacağız.
Hrant'ın Arkadaşları