12.10.2008 08:36
İşkenceyle ölüm için müfettiş
Adalet Bakanlığı, Ceber’in işkenceyle ölümünü araştırmak için müfettiş görevlendirdi. Gül: Yanlışlık saklanamaz. Çiçek: Yargı soruşturmalı
Gözaltına alındığı karakolda ve konulduğu Metris Cezaevi’nde ağır işkenceler gören Engin Ceber’in ölümünü engellemek için yetkililerin hiçbir tedbir almadığı ortaya çıkarken, hükümet, şimdi olayı soruşturduğu iddiasında. Ceber için harekete geçen Adalet Bakanlığı işkence skandalını araştırmak için Metris Cezaevi’ne bir müffetiş gönderdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, olaya tepki gösterek “Şeffaflık ortamı içerisinde herhangi bir yanlışlık yapılırsa, eskiye benzer bir olay olursa artık bunlar saklanamaz” dedi. İşkencecinin hastalıklı bir durumunun olduğunu söyleyen TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül de işkencenin sorumlularının mutlaka cezalandırılmasını istedi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, iddianın Radikal’in manşetinde yer almasının bile adli soruşturma başlatılması için yeterli olduğunu belirterek, “Suçlu varsa cezalandırılmalı” dedi.
Adalet Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre, müffetiş işkence iddialarının doğru olduğunu saptarsaCeber’in ölümüne sebebiyet veren kamu görevlileri hakkında cezai işlem yapılacak. Bakanlık bu açıklamayı yapsa da, Engin Ceber yakın zamanda karakollarda ve cezaevinde uğradığı işkence sonucu öldürülen tek kişi değil. 14 Haziran 2007’de araba lastiği çaldığı iddiasıyla Sarıgazi’de gö-zaltına alınan iki çocuk babası, 23 yaşındaki Mustafa Kükçe, Dudullu, Acarlar ve Çakmak karakollarına götürüldü. Savcının huzuruna işkence görmüş halde çıkarılan Kükçe’nin, tutuklanarak konulduğu Ümraniye E Tipi Cezaevi’nden 16 Haziran 2007’de ölüsü çıktı. Ön otopsi raporu Kükçe’nin işkence sonucunda öldüğünü belgelediği halde, savcılık aradan geçen bir buçuk yıla rağmen hâlâ soruşturmayı tamamlamadı.
‘Denetimler sıklaşacak’
Radikal’in Ceber’in ölümüyle ilgili sorularını yanıtlayan AKP’li Zafer Üskül, sorumluların mutlaka cezalandırılmasını istedi. Üskül şöyle konuştu: “Çok ciddi bir biçimde inceleme yapılmalı ve sorumlular ortaya çıkarmalı. İşkence insan onuruna aykırı bir davranıştır. Üstelik işkence sadece mağdura zarar vermez, işkenceyi yapanın da hasatalıklı bir durumunun olduğunu kabul etmek lazım. Yapacağımız ilk komisyon toplantısında da, bu konu gündeme gelebilir. Bizim komisyonumuzu cezaevlerinde yaşanılan sorunları incelemekle ilgili sürekli çalışan bir alt komisyonumuz var. Öyle anlaşılıyor ki, bu alt komisyonumuzun biraz daha sık denetimlere çıkması gerekecek. Sorumluların mutlak surette cezalandırılması gerektiğini düşünüyorum.”
Gül: Saklanamaz
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Finlandiya ve Estonya’ya yaptığı ziyaretinin ardından geldiği Esenboğa Havaalanı’nda gazetecilerin konuyu sorması üzerine şunları söyledi:
“Türkiye’deki köklü reformlardan bahsederken bunlardan en önemlisinin insan hakları ile ilgili konular olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca bütün gözlemler şunu göstermiştir ki; Türkiye’de bu konuda olağanüstü gelişmeler olmuştur. Bu reformların en önemli parçalarından birisi de şeffaflıktır. Bu şeffaflık ortamı içerisinde herhangi bir yanlışlık yapılırsa, eskiye benzer bir olay olursa artık bunlar saklanamaz. Bunlarla hemen ilgilenilir ve bunların tekrarlanmaması için her türlü tedbir derhal alınır.”
Çiçek: İmajı bozuyor
İnsan haklarından sorumlu Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’se Radikal’in konuyla ilgili sorusuna şu yanıtı verdi: “İşkence konusu bizim son 5-6 senedir en çok önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Türkiye’yi de dışarıda en çok tartışılan konu haline getiren, ülkenin imajını bozan bir konudur. Biz bu konuya çok önem verdik, ceza yasalarında, AB uyum yasalarında en çok önem verdiğimiz konu oldu. İnsan Hakları Başkanlığı olarak da Türkiye’nin her yerine yazılar yazılıyor, gelen cevaplar lehte, aleyhte açıklanıyor, bu gazetelere de yansıyor. Ortada ciddi bir gazetenin, sizin gazetenin manşetten duyurduğu bir iddia varsa yargının bu konuya eğilmesi için yeterlidir. Yargının süratle soruşturması gerekir. Adalet Bakanlığı zaten başlatmış. Reform İzleme Grubu’nda işkenceye sıfır tolerans getirdik. ”
Çiçek, İçişleri Bakanlığı’nın üzerine düşeni yapması gerektiğine özellikle dikkat çekerken, “Suç varsa gereği yapılmalı. Suç yoksa bu da kamuoyuna açıklanmalı...” dedi. İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Üskül de güvenlik birimlerine çağrıda bulunarak, “Hepimizin temennisi benzer bir olayın bir daha gerçekleşmemesidir. Kamu görevlilerine bir kez daha çağrı yapmak istiyorum. Güvenlik güçleri yargıç değil, infaz memuru değil. Onlar suçu önlemekle görevliler, eğer bir suç işlenmişse, suçluyu yakalamakla ve adalete teslim etmekle görevliler. Asla kendilerini yargıç yerine koymamaları gerekir” dedi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay dün konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmazken, yeni mezun olan Özel Harekâtçılara seslenirken insan haklarından ödün vermediklerini ve vermeyeceklerini iddia etti.
Radikal / 12.09.08