23.10.2006 23:07
Şişli Direniş Evi'nde 200. gün etkinliği
21 Ekim Cumartesi günü 5 Nisan Avukatlar Günü’nde başladığı Ölüm Orucu’nun 200. gününe giren Avukat Behiç Aşcı için direnişini sürdürdüğü Şişli’deki evinde bir etkinlik düzenlendi. Ayrıca Büyük Direniş’in 7. yılına girmesi de bu geceyi daha bir anlamlandırdı. Düzenlenen etkinlikte 7. yıl ve 200. gün coşkusu beraber yaşandı.
TAYAD’lı Aileler’in de katıldığı gece Ölüm Orucu’nda ve devrim mücadelesinde yaşamını yitiren tüm dünya devrim şehitleri için saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından Av. Behiç Aşcı bir konuşma yaptı. Behiç Aşcı şunları söyledi:
“Bugün uzun bir konuşma yapmayacağım. 200. gün ve 7. yıl hesaplanmış bir çakışma değildi, ama güzel bir şans oldu.
Aslında 7 yılda söylenmesi gereken her şeyi 122 şehit söyledi. Direnişin kendisi zaten söylüyor, anlatıyor, anlatmaya devam ediyor.
Ben derim ki; bırakalım onlar yine anlatmaya devam etsinler. Biz kendi işimize bakalım. Çözmemiz gereken bir sorun var. Tecrit, o da acil bir sorun olarak önümüzde duruyor. Çözebileceğimizi gördük. Belki bize düşen sorumluluk bunu yerine getirmek. Bu görevimizi yerine getirmek. Nerede, çözeceğimizi de biliyoruz. Buralarda çözemeyeceğimiz çok açık. Dışarıda çözeceğiz, sokakta çözeceğiz, alanlarda çözeceğiz. Çözüm yeri orası. Gücümüzü gösterdik, göstermeye de devam etmeliyiz. Yine alanlarda, sokaklarda gücümüzü gösterdiğimizde, alabildiğimiz sonuçlar ortada. İnanıyorum ki tecriti kaldırmak sizlerin elinde.
Bunları bizlerin görmesi ya da görmemesi çok da problem değil, çok da belirleyici bir öneme de sahip değil zaten. Ama şunu bence unutmamalısınız, bir sorumluluğunuz var. Bir sorumluluğumuz var, bu sorumluluğumuz hapishanelerdeki tutsaklarımıza karşıdır, direnişin kendisine karşıdır, 122 şehide karşıdır. Bu çok büyük bir güçtür. Dünya tarihindeki bir ilki yaratan bir güçtür. Sanırım biz bu güçle alanlarda yerimizi aldığımızda tecriti çözebileceğimize inanıyorum.
Son olarak belki şunu görmek gerekir. Şu an geldiğimiz noktada aslında direnen yer değiştirdi. Adalet Bakanı direniyor. Ve Adalet Bakanlığı’nın durumu emin olun, şu an çok kötü bir halde. İnsanlardan kaçıyor. Toplum önüne çıkamıyor, halk önüne çıkamıyor. Hiçbir yere çıkamıyor; barolara gidemiyor, üniversitelere gidemiyor, halkın karşısına çıkamıyor. Bizim anlımız ak, başımız dik. Her tarafa çıkabiliyoruz.
Bakan’ın durumu çok daha kötü. Ne diyelim hem Bakan’a kolay gelsin, hem bize kolay gelsin. Bakan’a kolay gelsin. Böyle bir gücün karşısında durmak çok zordur! Ama ısrar ediyor. Çözülmesi mümkünken, çözebilecek durumdayken, çözmeyip bunu yaşamayı tercih ediyor. Kendisi bilir, bizim için problem yoktur. Bize kolay gelsin, büyük bir gücümüz var. Harekete geçirmediğimiz bir güç bu.Bunu harekete geçirmeliyiz. Alanları, meydanları biz kazanmalıyız. Ve gerek bugünkü, gerekse yarın biz de olabiliriz F tipi hapishanelerde. Tutsaklarımıza karşı bu zaferi hediye edebiliriz.
Hepinize başarılar diliyorum. Teşekkür ederim.”
Behiç Aşcı’nın konuşmasının ardından Adana’da Ölüm Orucu eylemini sürdüren Gülcan Görüroğlu’nun 200. günü vesilesiyle Behiç Aşcı’ya gönderdigi mesajı okundu.
(...)
halkinsesi-tv.com/23 Ekim 2006