17.09.2008 15:08
Küçükburjuva dükkancı zihniyet festivallerde de iş başında!
(17.09.08) - Geçmişte belediyenin organizasyonu ile başlayan, 2002 seçimlerinden sonra Sarıgazi Belediyesi’ni AKP’nin almasının ardından devrimci kurumların dişe diş mücadelelerle kazandığı Sarıgazi Halk Festivali’nin sekizincisi 14-15 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirildi. Gitgide politik atmosferini kaybetmekte olan Sarıgazi Halk Festivali öncesi ve sonrası çeşitli gerginliklere neden olurken reformizmin ve küçükburjuva devrimciliğinin apolitizminin de bir resmi oldu.
Daha ilk örgütlenme aşamasında örgütleyici olma isteği duyan kurumlara getirilen yasaklar küçükburjuva zihniyetin ilk dışavurumu oldu. Son dönemde çeşitli yerlerde sıkça karşılaşılan “mahallede çalışması olmayan kurumlar örgütleyici olamaz!” tartışması bu zihniyetin ilk ürünü oldu. Hangi kurumun nerede, ne düzeyde bir çalışması olduğuna nasıl karar verdikleri ayrı bir soru olmakla birlikte, festivalin örgütlenme aşamasında da yer almayı düşünen komünistler, bu anlayışla tartışarak zaman kaybetmemek için festivalin örgütlenmesinde yer almadılar. DHP, diğer kurumların Devrimci Dönüşüm’ün festivale katılmasına onay vermemesi üzerine festivalde çekilirken, Mücadele Birliği de TKP ve EMEP’in festival komitesinde yer alması nedeniyle festivalden çekildi. Bu tartışmalı sürecin sonunda festival AKA-DER, DTP, EMEP, ESP, Halk Cephesi, Odak ve Partizan tarafından örgütlendi.
Festivalin ilk gününde “İşsizlik, yoksulluk ve işçi sınıfına saldırılar”, ikinci gününde ise “Ergenekon, AKP ve kontrgerilla gerçeği” başlıklı paneller gerçekleştirildi.
Yine ilk gün Grup Umut Yağmuru, Grup Çöl Rüzgarı, Seyfi Yerlikaya, Nurettin Güleç, Bülent Turan, Grup Helesa ve Grup Yorum sahne aldı. 1 Mayıs Mahallesi Semah ekibinin gösterisi ve Tiyatro Simurg’un oyunu da ilk günün etkinlikleri arasında yer aldı.
Festivalin ikinci gününde ise AKA-DER Halk Oyunları Topluluğu bir folklor gösterisi sunarken Grup Kızıl Karanfil, Pınar Sağ, Kısmet Yıldız, Hasan Sağlam ve Ferhat Tunç Sarıgazi emekçileri ile buluştu.
Ayrıca festivalin ikinci gününde 2 haftadır direnişte olan UNO işçileri adına Cem Kaya bir konuşma gerçekleştirdi. Kaya’nın direnişe destek talep eden konuşması sırasında dinleyicilerin farklı gündemlerle ilgili attıkları sloganlarda festivalin politik zayıflığına dair bir başka gösterge idi.
Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı festivalde küçükburjuva anlayışın bir başka adımı ise örgütleyiciler dışındaki kurumların stant açmasına yasak getirilmesi oldu. Festivalin ve Sarıgazi’deki mücadelenin tek sahibini kendisi olarak gören bu anlayış altında iç gerilimlere dayalı farklı hesaplar taşımakla birlikte bu durumu kendi emeği(!) üzerinden kimseye politika yaptırmamak biçiminde formüle etmeyi de başardı. Festivalin devrimci içeriği noktasında sponsorların açtığı stantlar yeterli bir fikir vermekle birlikte yasakçı bir tutumun da altına imza atmış oldu bu kurumlar.
İlk başta bu yasakçı kararı tanımadıklarını ve stantlarını açacaklarını ifade eden komünistler ise festival alanında doğacak bir kargaşanın politik sorumluluğu altına girmediler ve festivale yönelik faaliyetlerini festivalin giriş alanında gerçekleştirdiler. 2 gün boyunca işçi ve emekçileri 12 Eylül düzeni ile hesaplaşmaya çağıran bildiriler dağıtan komünistler, ayrıca yoğun bir şekilde Kızıl Bayrak gazetesinin de satışını gerçekleştirdiler.
Kızıl Bayrak / Ümraniye