23.11.2008
08.08.2007 10:23

Örgütsel güvenlik - Odak

 

Ham bir çalışma alanına yoğunlaşalım, derken nasıl oluyor da çoğunlukla üst üste gelen "beklenmedik" terslikler yüzünden boşa çıkarılıyoruz? Bunlar hep zor dönemin ve bazı tersliklerin mi ürünü? Temas kurduğumuz gelişmeye açık gençler bazı gençler nasıl oluyor da birdenbire kayboluyorlar? Hepsi de o gençlerin mesela maymun iştahlı, ayran gönüllü olmaları yüzünden mi? Şehitlerimizin uğrunda canlarını verdikleri, arkadaşlarımızın uğrunda uzun yıllar hapis yattıkları; mesleğimizi, özel hayatımızı, kişisel geleceğimizi feda ettiğimiz, ailemizden ve çocuklarımızdan esirgediklerimizi verdiğimiz, canımıza varıncaya kadar her şeyimizi ortaya koyduğumuz mücadelemizi sorumsuzca ya da düşmanca baltalayanlara karşı ne yapacağız? Mücadelemizin engellenmesine nasıl karşı koyacağız? Bu sorular örgütsel güvenlik üzerine eğilmemizi gerektiriyor. Devrimci Hareket düşmanın yıkıcı çalışmalarına karşı kendini koruyacak akla, reflekslere ve mekanizmalara sahip olmalıdır. Örgütsel güvenlikten kasıt devrimci örgütlenme ve mücadelenin güvenli bir şekilde yürütülmesi için düşmanın yıkıcı faaliyetlerine karşı mücadeledir. Örgütsel güvenlik; Harekete karşı yıkıcı faaliyetleri teşhis etmek, açığa çıkarmak, izlemek ve önlemek yolundaki çalışmaları kapsar. Örgütsel güvenlik illegalite, gizlilik gibi boyutları kapsar. Ancak en önemli boyut siyasi boyuttur. Bu yazı örgütsel güvenlik konusuna basit ve bütünsel bir yaklaşım sunmayı amaçlıyor. Önce güvenlik açısından özel önem taşıyan illegalite ve gizlilikten ne anladığımızı ifade edecek, sonra ajan faaliyetler, gözetleme ve takibe değinecek ve son olarak da örgütsel güvenlik yolunda önlemlere yaklaşım sunmaya çalışacağız.

İllegalite ve gizlilik

Sözcük anlamı yasadışılık demek olan illegaliteyi biz sömürü ve baskı düzeninin sınırlarına hapsolmamak doğrultusunda yorumlamaktayız. Devrimci hareket insancıl amaçlarına ulaşmak için yasal olanaklardan sonuna kadar yararlanmayı görev bilir. Ancak devrimci hareket yasal olanaklardan yararlanma adına kendisini düzenin çizdiği sınırlara hapsetme yoluna girerse zamanla devrimci niteliğini kaybeder ve düzen örgütü haline gelir. Legalite iyi değerlendirilirse bir devrimci örgüte inisiyatif olanakları sağlar ancak legalitenin düzen örgütü haline dönüştürme yolunda güçlü bir dinamiği de bulunmaktadır. Örneğin legal sosyalist partiler pratikte çoğu zaman illegaliteden kaçış araçları olarak işlev görmekte ve bu yasalcılığı da keskin devrimci söylev ve tutumlarla gizlemeye kalkmaktadırlar.

İllegalite bir siyasi hareketin amacında, örgütlenme ve çalışma tarzında bulunur. İllegaliteyi devrimciler amaçta, örgütlenmede ve çalışma tarzında yasal çerçeveyle sınırlı olmamak şeklinde anlamaktadır. Devrimci faaliyetin amacı insanın insanı sömürmesine ve ezmesine dayanan ekonomik-toplumsal ve siyasal düzeni yıkmak ve yerine eşitlikçi ve özgürlükçü bir düzen kurmaktır. Siyasal düzenden kasıt sömürü ve baskı düzenini zor yoluyla ayakta tutmak için örgütlenmiş olan polis, ordu, mahkemeler, ajan şebekesi ve çetelerdir. Devrimci hareket illegal temelde örgütlenir ve mücadele eder, denirken bir yönüyle mücadelenin mevcut düzeni yıkmayı amaçladığı kastedilir. Yani mevcut düzeni kökten değiştirmeyi amaçlayan bir devrimci hareket, isterse yasal ve açık örgütlensin, illegal bir öze sahiptir.

Devrimci hareket açık çalışma olanaklarından devrimci amaçlarla ve sonuna kadar yararlanmaya önem verir; illegaliteyi ve gizliliği fetişleştirmez. İllegalite ve gizliliğin ancak meşru temelde ve zorunluluk kaydıyla geçerli olduğunu bilir. Gerilla örgütleri bile açık örgütlenme, yasal eylem, yayın ve haberleşme olanaklarından sonuna kadar

yararlanmaya çalışırlar.

Devrimci faaliyet özü gereği kendisini kurulu düzenin yasaları ve kuralları ile siniriayamaz. Çünkü kurulu düzen sömürü ve baskıyı yasallaştırır. Üstelik o kurallar ve yasalar her şeyden önce düzen güçleri tarafından ihlal edilir. Polis, jandarma, istihbarat örgütleri, çeteler devrimci harekete karşı sadece yasal değil, hatta daha çok yasa dışı temelde çalışırlar. Bu konuda basından yararlanılarak kontr-gerilla tartışmalarından Susurluk'a ve son dönemde "vatansever çetelere" kadar çok sayıda somut örnek bulunabilir. İllegalite bu anlamda devrimci faaliyetin güvenliği için zorunluluktur. Yani devrimci hareketin örgütlenmesi açık alanla ve denetimle sınırlı değildir. Örneğin devrimci hareket yöneticilerini yasal siyasi partiler gibi seçmez.

Diğer yandan ise illegalite ile yasadışı ve meşru olmayan saldırılara karşı meşru temeldeki savunma kastedilir. Devrimci hareket meşru savunma maksadıyla gizli örgütlenme ve çalışmalara ve devrimci şiddet yöntemlerine başvurabilir.

Kısacası devrimci hareket bir yandan yasal hak ve özgürlükleri sonuna kadar değerlendirirken, diğer yandan da mücadelenin sürekliliğini sağlayacak meşru temeldeki önlemleri hayata geçirmek zorundadır. Mesela düzen kimi devrimcileri etkisiz hale getirmek için hapseder ya da kanun dışı ilan eder. Ama devrimciler hapsedilen ve kanun dışı ilan edilen arkadaşlarıyla bağlarını daha büyük bir samimiyetle devam ettirirler. Başka bir önlem de mesela şudur: Ajanlara karşı gerektiğinde sert önlemler hayata geçirilebilir. Bu önlemlerin ne olacağı elbette ki şartlara bağlıdır ama devrimci saflarda ajan faaliyet yürütmenin ağır bedeli olduğunu herkes bilmelidir.

İllegalite ve gizliliğin yozlaştıran boyutu da göz ardı edilmemelidir. Bu anlamda mesela devrimci örgütlerde komplocu ve gayrı meşru yöntemlerin nasıl kolayca hayat bulabildiği ve hatta mücadeleyi bırakmış eski devrimcilerin niye kolayca suç alemine ayak uydurabildikleri üzerinde özel olarak düşünülmelidir. Devrimciler illegalite ve gizliliği açıklığın ve meşruluğun genel ihlali olarak göremezler. Devrimciler açık insanlardır; faaliyetlerini halktan gizlemek istemezler. Gönül ister ki, siyasi mücadelede her şey dostun ve düşmanın gözleri önünde yürüsün. Ancak ekonomik ve politik iktidarı elinde tutan düşmanlar açık mücadeleyi sınırlıyorlar ve biz de kendimizi savunmak için açıklığa sınırlama getirmek zorunda kalıyoruz. Bu sınırlamaların zorunluluktan kaynaklandığını ve ancak o ölçüde meşru olduğunu daima akılda tutmak şartıyla gizlilik gereklidir ve en iyi şekilde hayata geçirilmelidir.

Ajan faaliyet

Ajan faaliyet amaçlı ve düşmanla bağlantılı bir faaliyettir. Onun ayırt edici özellikleri olarak; düşmana bilgi toplamak ve iletmek, düşmanla bağlantılı olarak devrimci saflarda moral bozukluğu, çürüme, davaya, örgüte, devrimci hareketin liderliğine karşı güvensizlik yaymaya, devrimci saflarda disiplinsizlik ve bölünmeler yaratmaya çalışmak, devrimci hareket ile halkın arasını açmaya çalışmak, devrimci saflarda korku ve yılgınlığa yol açacak kışkırtıcı eylemler yaptırarak Hareketi polis operasyonlarına maruz bırakmak ve başkaca biçimlerde hareketin gelişmesini baltalamaktan söz edebiliriz.

Ajanın belli bir görünüşü, cinsiyeti, tipi olamaz. Ajan her kılıktan, her cinsiyetten, genç-ihtiyar her yaştan ve güvenilir bir çevreye sahip biri olabilir. Örneğin 1990 yılında merkezi operasyona yol açmış olan ajanın karısı dürüst bir arkadaştı. Kocasının durumu ortaya çıktığında dahi buna inanmayıp arkadaşlara tavır aldı. Ajanın akrabaları ve çevresi ilerici idi. Bu şahıs duruşu ortaya çıktıktan sonra bile içimizde bölünme yaratmak için bazı dürüst

insanları yanına çekebilmişti.

Ajan bir örgüte sadece dışarıdan sızdırılmaz; yılgınlığa, zaafa düşmüş kadrolar ve sempatizanlar da düşman tarafından ajanlaştırılabilirler. Örneğin sorguda veya özel yaşantısında zaafa düşmüş kişi ajanlaştırılmaya yatkın hale gelmiştir. Polis; devrimcileri ajanlaştırmak için sadece şantajı, baskıyı değil; kişisel çekişmeleri de kullanabilir. Ajan kendisini ortama uydurur, yani devrimci gibi, dost gibi görünür. Ajanın ayırt edici niteliği onun şekli, tipi, görünüşü değil; amacı ve bağlantılarıdır. Çalışıyormuş gibi yapıp da aslında çalışmaların önünü tıkamak ve böylece Hareketi kasten oyalamak da önemli bir ajan taktiğidir.

Yıkıcı faaliyetler illa ki ajanlar tarafından yapılmaz. Ajanların kontrolünde çalışan dürüst insanlar da ajan faaliyetin içinde dolaylı olarak yer alabilirler ve dürüst niyetlerle ihanete hizmet edebilirler. Zaten ajan faaliyet kendisini kamufle etmek için bu bağlara çok ihtiyaç duyar. Ne kadar dürüst ve güvenilir insanı yanına alırsa o kadar iyi gizlenir, zor teşhis edilir ve etkili olur. Ajan olmayan disiplinsiz ve zayıf nitelikteki kişiler de ajanlara özgü yıkıcı davranışlara girebilirler. En çok yaşananı da budur. Örgütsel güvenlik bu tarz faaliyetleri hesaba katmak zorundadır.

Gözetleme,  takip  ve  sorgu

Çağımız toplumu gözetim toplumudur. Siyasi iktidarlar yurttaşları nefes alışlarına kadar denetlemeye çalışmaktadırlar. Bütün telefon, fax ve internet görüşmeleri; cihazlar ve bilgisayar programları tarafından kaydedilmekte, kuşkulu olanları derhal analize tabi tutulmaktadır. İnsan sesi parmak izi kesinliğinde saptanabilmektedir. Dolayısıyla düşman istediği sesi kolayca merkezi telefon sistemine kaydederek takip ettiği şahsın yerini saptayabilmektedir. Suriye'den çıkarıldıktan sonra ABD tarafından takibe alınan Öcalan'ın hangi ülkede ve nerede olduğunun telefon görüşmelerinden saptandığı belirtilmişti. Bilgisayarlar uzaktaki başka bilgisayarlar tarafından girilebilecek şekilde imal edilmiştir. Ayrıca bilgisayar programları da ona göre geliştirilmektedirler. Yakın dönemde Deniz Kuvvetlerinin bir eski komutanının darbe planlarını tartıştığı notlarının dahi bu yoldan ele geçirildiği iddia edildi ve bunlar basına yansıdı. Yani gizli haberleşme ve arşiv için bilgisayarlara güvenilemez.

Şifre çözme konusunda da bilgisayar programları geliştirilmiştir. Bu programlar şifreli yazıların çok büyük kısmını süratle çözebilmektedir. Büyük şehirler düşmanın avucu içindeki yerlerdir. Sokaklardaki, önemli ulaşım merkezlerindeki, gar ve garaj gibi yerlerdeki, metro istasyonlarındaki, işyerleri civarındaki vb kameralar hem takip hem de çok güçlü teşhis etme kapasitesine sahiptir. Kullandığımız kredi kartları, elektronik biletler bile izleme aracıdır. Hangi saatte nerede alışveriş yaptığımızı ya da seyahat ettiğimizi izleme olanağı sağlarlar.

Düşman sosyalist dergileri ve başka kurumlan uzaktan dinleme yolunda güçlü olanaklara sahiptir. Sabit telefonlar birer dinleme cihazı olarak iş görmektedir. Cep telefonları da aynı fonksiyonu görür. Cep telefonları ilgili şahsın sadece konuşmalarını kaydetme olanağı sağlamakla kalmayıp yerini de ele verir. Siyasi polis; araçlı ve araçsız gelişmiş takip metotları kullanmaktadır. Polis seyyar satıcılar vb kılıklarla yerleştirdiği adamlarıyla da şehirleri sürekli denetim altında tutar. Ayrıca hemen her sokakta hatta apartmanlarda polisin bilgi aldığı insanlar bulunmaktadır. Gözetleme ve takip olanakları ve araçları merkezi olarak

koordine edilmektedir. Bu yoldan çeşitli devrimci hareketlere ağır darbeler vurulmaktadır.

Bunun yanında televizyon ve radyo haberleşmesi gibi uydudan izleme olanağı da bulunuyor. Nasıl ki biz bulunduğumuz yerden dünyanın başka yerini canlı yayında izleyebiliyorsak uydu yoluyla bizler de gözlenebiliyoruz.

Düşman bütün bu gözetleme, bilgi toplama olanaklarını sorguda işkence ile birleştiriyor. Sorguda esas; kişinin direnme azmini kırmaktır. Orada kişinin fizik gücü etkisiz hale gelir. Devrimci bilinç ve kişilik direnişte kesin tayin edici hale gelir.

Örgütsel güvenlik temelde politik bir sorundur

Örgütsel güvenlik konusu siyasi, örgütsel ve "teknik" boyutlarda ele alınabilir. En önemli kısım siyasi boyuttur. Siyasi boyuttan kasıt şudur: Örgütün samimi devrimci amaçlara sahip olması, kadroların davaya, örgüte ve birbirlerine bağlılığı, disiplini, karakteri, sağlamlığı ve devrimci ayıklığı, örgüt içi ve kitlelerle ilişkilerin devrimci niteliği. Eğer bir örgüt inançsız, korkak,

güvenilmez, birbirinin kuyusunu kazan, ya da yanlışı doğrudan, dostu-düşmandan ayırt edemeyen zayıf nitelikteki disiplinsiz insanlardan oluşuyorsa ya da önder kadrolar bu nitelikteki insanlarsa, üyelerin kendi içindeki ilişkilerde samimi

devrimci hava yoksa o örgütte güvenlik olanaksızdır. Öyle bir örgütte ajanların kendisini gizlemesinden daha kolayı olamaz. Ajanların saflarda bozgun yaratmaları için azıcık çaba sarf etmeleri yeterlidir. Öyle bir örgütte ajan faaliyet ile normal faaliyet iç içe geçmiştir. İnançsız, kişiliksiz, boşboğaz, kariyerist, korkak, disiplinsiz, samimiyetsiz ve güvenilmez insanlar bir örgüte hakimse o örgüt iflah olmaz. Devrimci kadro ayık olmalı, kolay kolay aldatılamamalıdır. Ajan faaliyetlere, disiplinsizliklere ve ihanete karşı etkili bir duyarlılığın, uyanıklığın olmadığı yerde ajanlar koyun sürüsüne girmiş kurt kadar etkili olurlar.

Güvenlik örgüt ve çalışma tarzıyla ilgili bir sorundur

Örgütsel güvenliğin ikinci önemli kısmı örgütsel işleyiştir. Bu noktada yasal çalışma ile yasadışı çalışmanın, gizli çalışma ile açık çalışmanın doğru ayırt edilmesi önemlidir. Devrimci hareket yasal ve meşru zemini önemli görür ve yasal olanaklardan mümkün olduğu kadar en iyi şekilde yararlanır. Devrimci örgüt kendisini düzen sınırlarına hapsetmeyecek bir anlayışla kurulmuş olsa bile devrimci çalışma düzen tarafından yasadışı ve gayrı meşru ilan edilmeye karşı mücadele eder. Devrimci çalışma bir bakıma düzenin yasadışı ve gayrı meşru saydığı haklı eylemleri ve örgütlenmeleri meşru ve yasal hale getirmenin mücadelesidir. Örneğin devrimci dergiler bu uğurda verilen mücadeleler sayesinde yayın özgürlüğünü artırdılar. Fikir ve örgütlenme özgürlüğü bu yoldan korunup geliştiriliyor. Bu anlamda legal örgütlenmeden, dernek, dergi ve yasal eylemden, açık çalışma ve eylemden, telefon, internet gibi araçlardan dikkatli bir şekilde sonuna kadar yararlanmak gerekir.

Neyin gizli olması gerektiği ise duruma ve amaca bağlıdır. Mesela gizli çalışma, ortama uyma anlamında, biçimde kendisini açık çalışmaya uydurabilir. Bazı devrimci faaliyetler de yasal olsa bile gizlenebilir. Örneğin bir mahallede yeni yetişen gençler pekala bazı dar ve sıkı güvenilir ilişkiler içinde tutulabilirler. Bilindiği gibi düşman yeni gençleri, içimizdeki gözleri, kulakları ve başka duyu organları vasıtasıyla saptayarak korkutmak ve yıldırmak için türlü tedbirler almaktadır. Aileleriyle, okullarıyla ve işyerleriyle temas kurmakta ve gençleri caydırmak için özellikle ailelerle birlikte çalışmaktadır. Gizlilikte örgütsel kural "herkes her şeyi bilmemeli" şeklinde ifade edilen kuraldır. Örgütsel ilişkilerde gereksiz bilgi yüktür. Kimse ayrıca önemli insan havalarında boşboğazlık etmemelidir.

Devrimci insan alçakgönüllüdür. Kendisini büyük adammış gibi lanse etmeye ihtiyaç duymaz. En iyi en büyük devrimci sıra neferi ruhuyla çalışan devrimcidir.

Devrimci çalışmanın güvenliği, kadroların sıkı elemeyle seçilmesini ve devrimci saflarda güçlü bir denetimi gerektirir. Yoldaşça güven ilişkisi her zaman devrimci kuşku ve etkin denetimle yan yana gitmelidir. Bu anlamda rapor yaşamsal önemdedir. Rapor bir örgütün sinir sistemi ve dolaşım sistemi kadar önemlidir.

Devrimci saflarda sağlıklı bir hava ve iyi bir rapor sistemine dayanan güçtü denetim olursa ajan unsurlar da kendilerini bu havaya uydurmak zorunda kalırlar. Bu sayede kendi istekleri dışında devrimci harekete hizmet ederler. Eğer örgütte o hava yoksa ajanlara gerek bile kalmaz. Çünkü örgütün disiplinsiz, güvenilmez, samimiyetsiz elemanları, denetim yokluğunda örgüte ajanlardan çok daha fazla zarar verirler. Samimi insanların çabaları boşa  gider.

Amaç mücadeleyi her koşul altında yürütecek bir örgüt yaratmaktır. İllegalite ve gizlilik mücadelenin güvenliği açısından ele alınır. Açık ve gizli çalışma yukarıdaki hatırlatmalar göz önünde bulundurularak uzun vadeli düşünülerek ve somut koşullar göz önünde bulundurularak ustaca birleştirilmelidir.

İllegalite ve gizlilik, kendi elimizi kolumuzu bağlamamıza vardırılmamalı. Bugüne kadar bu konuda sorunlar yaşadık. Bir yandan telefon, internet haberleşmeleri, buluşmalar konusunda alabildiğine laçka davranırken öte yandan da eğitim amaçlı meşru görüşmeleri güvenlik gerekçesiyle "sakıncalı" bulanlar vardı. Hareketimizi iradesiz bırakmak isteyenler "her şey böyle açık olmamalı dediler. İllegalite korkusunu sinsice kullandılar. Yani iyi niyetli görünüm altında düşmanın onaylamadığı, tehlike bildiği devrimcilerin etkinliğini, Hareket saflarında denetimi kırmak ve devletin aforoz ettiği devrimcileri tecrit etmek için çalıştılar. Birçok arkadaş bundan olumsuz etkilendi.

Yasal olanaklardan yararlanma da legal particiliğe dayanan faaliyetlerde sıkça görülen bir yasalcılığa, illegaliteden korkmaya vardırılmaktadır. Devrimci örgütsel güvenlik legali-illegali, açık ve gizli çalışmayı duruma göre ve devrimci maksatlarla doğalına uygun şekilde yapmaya dayanmaktadır.

Sonuç

Düşman devrimci mücadeleyi engellemek için baskı ve terör önlemlerine ilaveten takip-dinleme ve sorgu gibi yöntemlerle devrimci hareket hakkında bilgi toplama ve ayrıca ajanlaştırma faaliyetlerine başvurmaktadır. Düşman nasıl çeşitli önlemlerle solda tehlikeli gördüğü örgütlerin önünü keserken kendisine daha az zararlı gelen örgütlerin önünü açıyorsa, devrimci hareketler içinde de tehlikeli gördüğü kadroların önünü kesmeye, onların çevresini çürük unsurlarla kuşatarak engellemeye ve hatta kendi işine gelen kadroları örgüt içinde yükseltmeye çalışır. Örneğin 1990 operasyonu Hareketin bir ajanın inisiyatifine verilmesini amaçlamakta idi. Düşman ajanlaştırma ve bilgi toplama ve devrimci faaliyetleri sabote etme yolunda her türlü kişisel zaafı kullanmaya gayret eder. Kadrolar arasında kariyer, para zaafı, kişisel çekişmeler, karşı cinse yönelik zaaflı ve istismarcı yaklaşımlar vb. kullanılmaya çalışılır.

Devrimci hareket içinde bulunduğumuz dönemde özellikle ajanlaştırma, ajan sızdırma ve Hareketi içten sabote etmeye yönelik ajan faaliyetlere karşı uyanık olmalıdır. Devrimci mücadelenin durgun olduğu yılgınlığın devrimci saflarda etkin olduğu dönemlerde ajanlaştırmaya ve ajan faaliyetlere karşı mücadele özel önem kazanır. Bu yolda asıl önem kadroların titizlikle seçilmesine ve devrimci eğitimine verilmelidir.

Devrimci karaktere ve uyanıklığa, devrimci sağlamlığa sahip kadrolardan yoksun bir siyasi hareket düşmanın elinde oyuncak haline gelir. Eğer bir örgüt içinde sağlıklı devrimci ilişkiler yoksa orada düşmanın yıkıcı faaliyetlerine çok elverişli durum vardır. Bir devrimci hareketin kadrolarında devrimci ayıklık, siyasi sağlamlık eksikse; saflarda dürüstlük ve devrimci disiplin eksikse, sorunlar ilgili yerlerde değil de gelişigüzel konuşuluyorsa, dedikoduculuk yaygınsa o örgüt ajan sızmalara ve ajanların örgütü ele geçirme çabalarına karşı kolay hedeftir. Kolay hedef düşmanı kışkırtıcı rol oynar.

Düşmanın yıkıcı faaliyetlerine karşı koymada siyasi ve örgütsel yan önde gelir. Gelişmiş takip ve dinleme yöntemlerine karşı mücadele ancak siyasi ve örgütsel güvenlik önlemleri temelinde iş görebilirler. Aksi halde illegal ve gizli havalarda kendini aldatma ve örgütçülük oynama dışında pek bir anlam ifade edemezler.

Böylece örgütsel güvenlik sorununa genel bir yaklaşım sunmaya çalıştık. Düşmanın sahip olduğu imkanlar hakkında bilgisizlik, duyarsızlık ve ihtiyatsızlık mücadelede başarısızlıklara ve ağır sonuçlara yol açar. Düşman çok olanağa sahip ama düşmanın gücü ve olanakları, sömürü ve zulmün egemen olduğu bir ülkede devrimci mücadeleyi olanaksız hale getiremez. Doğru bir siyasi çizgiye ve güvenilir ve yetkin öncü kadrolara sahip bir devrimci hareket sağlıklı bir örgütsel sistem ve çalışma tarzı geliştirerek düşmanın engelleme faaliyetlerini alt edebilir. Çarlık polisi zamanında, dünyanın belki en etkin siyasi polisi idi. Devrimci hareketlere sızma ve devrimci faaliyetleri sabote etme yolunda çok etkindi. Yenilgi döneminde Lenin'in partisi içinde Çarlık ajanları bölge örgütlerinde kilit noktaların çoğunu ele geçirmişlerdi. Ajanlar örgütün merkez komitesine ve Lenin'in yakınına kadar ulaşmışlardı. Ancak ajan faaliyetler Ekim devrimini engelleyemediler. Düşmanın sızamayacağı ve haber alamayacağı bir örgüt olamaz. Ajanlar geçmişte Lenin'in örgütünün merkez komitesine ve yakınına kadar gelmişti. Ajanlar Fidel Kastro'yu daha Granma çıkarması sırasında haber vermişlerdi. Karaya çıkan Fidel ve arkadaşları baskına uğramışlardı. Ajanlar dağa çıkmış Fıdel'in çadırına kadar gelmişlerdi. Ama Küba devrimine engel olamadılar. Düşmanın gözetim olanakları Irak'ta ABD emperyalistlerinin bozguna uğramasını engelleyemedi. Venezuela'da Chavez'in iktidara gelmesi ve devrimi geliştirmesi engellenemedi. Örgütsel güvenlik sorunu devrimci samimiyetle, disiplinle ve devrimci ayıklık ile başa çıkılabilecek bir sorundur. Örgütsel güvenlik sorunu devrimci kuşkuculuk ve eğitim sorunudur. Bu yazı Direnişçi saflarda konuya duyarlılık yaratmayı amaçlamaktadır. Eğitim grupları konuyu gündemde tutmalıdır.

Odak, 2007-07, 19 Temmuz 07


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30