23.11.2008
30.10.2007 10:54

Kardeş halklar arasına düşmanlık tohumları ekilmesine izin vermeyelim...

 

İşçilerin birliği, halkların kardeşliği için mücadele edelim!

Sermaye iktidarı bilinçli bir tarzda kardeş halkları birbirine kışkırtıyor. Halklar birbirine düşman ilan edilerek şovenizm tırmandırılıyor. Bu puslu havadan kârlı çıkanlar ise her zaman olduğu gibi egemenler, sömürücü asalaklar ve onlar adına ülkeyi yönetenlerdir.

“Sınır ötesi” operasyon çığırtkanlığı yapanlar Türkiye’nin işçi ve emekçilerini, onların çocuklarını ABD emperyalizminin savaş ve saldırganlığında piyon olarak kullanmaya hazırlanıyorlar. ABD emperyalizmi Ortadoğu’yu kendi kirli çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırmaya çalışırken, Türkiye halkı kardeş Ortadoğu halklarının topraklarının işgal edilmesine, halklarının katledilmesine ortak edilmek isteniyor.

Türkiye bir kez daha büyük bir şovenizm ve katliam kışkırtıcılığının girdabına çekiliyor. İşçi ve emekçiler şovenizm zehirinin etkisiyle sersemletilirek daha beter sömürü ve kölelik koşullarına mahkum edilmek isteniyor.

Bugüne kadar yaşadığımız ve artarak devam eden yoksulluğumuzun, sefaletimizin, işsizliğimizin, açlığımızın sorumlusu olan sermaye düzeni ve onun bekçisi devlet, yarattığı bu çatışmalı ortamdan faydalanarak, bir an önce kalan kırıntı haklarımızı da gaspetme çabasında. Önümüzdeki aylarda meclise getirilecek olan “sosyal güvenlik reformu” ile sağlık, sigorta ve emeklilik hakkımızı gaspetmeye hazırlanıyorlar. Sırada kıdem tazminatı hakkımızın gaspı var.

Yarattıkları bu ortamı fırsat bilerek ulaşıma ve elektriğe zam yaptılar. Suya ve  doğalgaza zam ise kapıda. Patronların vergi yükünü azaltan sermaye uşakları, emeğiyle geçinenlerin üç kuruşluk ücreti üzerindeki vergi yükünü artırdıkça artırıyorlar. Karşılığında bizlere reva görülen zam, zulüm, işkence oluyor. “Açız” dediğimiz için başımıza cop indiriyorlar, “işsiziz” dediğimiz için yerlerde sürüklüyorlar, “insanca yaşamak istiyoruz” dediğimiz için bizi baskı ve zorla susturmaya kalkıyorlar. Haklarımızı ve özgürlüklerimizi istediğimiz için bizleri “terörist” ilan ediyorlar.

Ülke kaynaklarını emperyalistlere peşkeş çeken işbirlikçi asalaklar ülkeyi Amerika’nın çiftliğine dönüştürdüler. İşçi sınıfı ve emekçileri ağır sömürüye ve kölece çalışma koşullarına mahkum eden ve biri gelip biri giden İMF heyetlerinin dayatmaları doğrultusunda bize kan kusturuyorlar. Susurlukçuları, hortumcuları, hırsızları el birliğiyle aklayanlar, bizleri bir dilim ekmeğe muhtaç ediyorlar.

Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Iraklısıyla, İranlısıyla, Filistinlisiyle her milliyetten işçi ve emekçiler kardeştir. Çünkü bizleri birbirine bağlayan sınıfsal çıkarlarımız ortaktır. Çünkü emperyalist haydutlarla işbirliği yapan sermaye iktidarı altında tüm ezilen halklar, işçi ve emekçiler aynı saldırılara maruz kalıyorlar.

Onlar sömürü, sefalet ve kâr üzerine kurulu saltanatlarının sürmesi için bizleri birbirimize düşürmeye, birbirimize karşı düşmanlaştırmaya çalışıyorlar. Çünkü tüm halkların özgürlüğü ve eşitliği için, barış ortamında kardeşçe yaşaması için, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için bizlerin birleşmesinden ve öfkemizin sömürücülerin saltanatına yönelmesinden korkuyorlar.

Onların korkularını gerçeğe çevirelim! Bizleri insanlık dışı koşullarda yaşamaya ve çalışmaya mahkum edenlere, Ortadoğu halklarının katliamı için emperyalistlerle kirli pazarlık yapanlara karşı gücümüzü birleştirelim!

Tüm milliyetlerden işçi ve emekçiler olarak “İşçilerin birliği, halkların kardeşliği!” için birleşip kenetlenelim, sömürücülerin ve onların düzenlerinin karşısına dikilelim!

Sömürücülerin saltanatı son bulacak, dünya emeğin olacak!

Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!

Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP)


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30