10.11.2007 16:09
Kızıl Bayrak hakkında toplatma ve yayın yasağı!..
Devrimci-sosyalist basın susturulamaz!
Son aylarda tırmandırılan devlet terörü, devrimci-sosyalist basın-yayın organlarını hedef alan saldırılarda ciddi bir artışı da kapsıyor. Sermaye düzeninin içte ve dışta saldırganlığını artırdığı şu günlerde gazetemiz de bu saldırılardan payına düşeni almıştır.
Gazetemizin bu hafta yayınlanan 9 Kasım 2007 tarihli 43. sayısı hakkında mahkemece el koyma kararı verildi. Buna gerekçe olarak, sözkonusu sayının kapağı, aynı sayıda yer alan Türkiye Komünist İşçi Partisi’nin 2. Kongresi’nin toplandığını bildiren “TKİP II. Kongresi toplandı... Parti’yi güçlendirmek ve mücadeleyi büyütmek için!” başlıklı belgesel metin, TKİP’nin yıldönümü etkinliği haberi, etkinlikte TKİP adına yapılan konuşmanın metni ve yine etkinlikte okunan TKİP İstanbul İl Örgütü'nün mesajı gösterildi. "Yasadışı örgüt propagandası" yapıldığı iddia edilerek verilen bu kararın yanısıra, düzenin ilerici-devrimci toplumsal muhalefete karşı bir saldırı ve terörünün yasal dayanağı olarak kullanılan Terörle Mücadele Yasası’ndan hareketle gazetemiz Kızıl Bayrak hakkında ayrıca "2 hafta yayın durdurma" kararı da verildi.
Bu saldırı büyük bir korkunun ifadesidir!
Kızıl Bayrak’ın saldırıya konu edilen 9 Kasım 2007 tarihli 43. sayısında, Türkiye Komünist İşçi Partisi’nin II. Kongresi’nin toplandığını bildiren belgesel bir metin yayınladı. Bu topraklarda yıllardır özgürlük, devrim ve sosyalizm mücadelesi yürüten ve işçi sınıfının devrimci siyasal temsilcisi olmak iddiası taşıyan bir partinin temel siyasal değerlendirmeler içeren ve her açıdan belgesel bir değer taşıyan bildirisini yayınlamak, işçi sınıfını, emekçileri ve kamuoyunu bu önemli gelişme hakkında bilgilendirmek en doğal ve meşru bir haktır. Devrimci basın bunu yapmayacak, bu temel işlevi yerine getirmeyecek de ne yapacaktı!
Kızıl Bayrak olarak bunu hep yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bizim çizgimizin sınırı faşist baskı ve terör yasaları değil, işçi sınıfının ve devrimin tümüyle haklı ve meşru ihtiyaçlarıdır. Hiçbir gerici-faşist yasa ya da yasak gerekçe gösterilerek burjuva demokratik anlamda bile basın özgürlüğü kapsamına girebilen bu hakkı gaspedemez, bu hakkı en meşru bir biçimde kullanmamızı engelleyemez.
Bu saldırı sermaye iktidarının devrimci güçlere, devrimci düşünceye ve devrimci faaliyete karşı bilinen tahamülsüzlüğünün yeni bir örneğidir sadece. Elbette bu aynı zamanda devrimci çalışma ve mücadeleyi ileriye taşıyan her önemli adımdan duyulan kaygı ve korkunun da bir ifadesidir. Yanısıra sermaye düzeninin içeride ve dışarıda baskı ve terörü tırmandırdığı bir dönemde, devrimci bir yeraltı partisinin siyasal ve örgütsel açıdan büyük bir önem taşıyan kongresini toplamış olmasından duyulan açık rahatsızlığın da bir ürünüdür.
"Sınıfın, devrimin ve sosyalizmin sesi"ni boğamazsınız!
Gazetemizin toplatılması ve yayının durdurulması bizi elbette ki şaşırtmamıştır. Kızıl Bayrak işçi sınıfının, devrimin ve sosyalizmin sesi ve soluğudur, temel amacını ve misyonunu böyle saptamış bir yayın organıdır. Böyle bir yayın organı elbette sermaye iktidarının saldırılarına hedef olacaktır.
Biz yıllardır gazetemizi hedef alan çok daha kapsamlı saldırılarla karşı karşıya kalan bir yayın organıyız. Bu ülkede devrim uğruna mücadele etmenin ne demek olduğunu, ne türden bedeller gerektirdiğini de çok iyi biliyoruz. Ve elbette bunun gerektirdiği bir kararlılık ve direniş çizgisinde hareket ediyoruz. Bugüne kadar gazetemizi hedef alan sayısız saldırılar ne Kızıl Bayrak’ın susturulmasını başarabilmiştir, ne de yılları bulan kesintisiz yayın faaliyetini esası yönünden etkileyebilmiştir.
Dün ve bugün olduğu gibi yarın da sonuç farklı olmayacaktır!
Kızıl Bayrak susturulamaz!
10 Kasım 2007
Kızıl Bayrak