07.09.2008
29.10.2007 08:48

Ekim Devrimi 90.yılında!

 

(29.10.07) - Ekim Devrimi yol göstermeye devam ediyor. Partizan’ın “90. Yılında Ekim Devrimi Yolumuzu Aydınlatıyor” şiarıyla düzenlediği, BDSP’nin de katıldığı panel 28 Ekim günü BEKSAV’da saat 15:30’da gerçekleştirildi.

Panelde açılış konuşmasını Partizan adına Derya Aras yaptı. Daha sonra BDSP adına Fatma Ünsal bir konuşma yaptı.

Ünsal yaptığı konuşmada, “Lenin’in ifadesiyle ‘buz kırılmış, yol açılmıştır’. Bu açılan yol proleter devrimler çağıdır. Bugün kitle hareketi durmuş sayılabilir, karşı devrim 1989 çöküşüyle dünyanın sonunun geldiğini ilan ededursunlar. Ancak proleleter devrimler çağı devam ediyor, burjuvazi ve proletarya arasındaki çelişkiyi yok edemezler. Aradan 90 yıl geçmiş, o devrimin kazanımları yere çalınmış, Rusya’daki işçi ve emekçiler yoksullaştırılmış ve biz Türkiye’nin devrimcileri olarak 90. yılında Ekim Devrimi’ni kutluyoruz, kutlamaya da devam edeceğiz. Bugün burada ne kadar olduğumuza takılmamak gerekiyor, kitle hareketi geri gider ileri çıkar, sınıf mücadelesi devam ediyor” dedi.

Ünsal, Ekim Devrimin açtığı yoldan diğer halk devrimleri ve devrimci ulusal kurtuluş savaşlarıyla yolu izlediğini belirtti.

Ünsal, “Ekim Devrimi’nden bahsedildiğinde, Bolşevik Parti’den ve onun önderi Lenin’in güçlü teorik ve politik etkisi çok büyüktür. İkinci Enternasyonal partilerinin, Bolşevik bir parti gibi çelikten disiplini olan partiler değildi. Ekim Devrimi’nden ders çıkaran emperyalist ülkeler kendi ülkelerindeki devrimci partileri ezdiler. Emperyalistlerin, sosyalizme karşı direk savaş açtıkları ikinci emperyalist savaşta, Sovyetler Birliği sadece kendisi için değil, Avrupa’da faşistlerin işgal ettikleri yerlerden de temizlemişlerdi. Emperyalistler, savaştan sonra Avrupa’nın üçte birini, yani Doğu Avrupa kaybetmişlerdi. Bu dönemde savaşlardan deneyim çıkaran burjuvazi direk sosyalizme karşı savaşmak yerine, kendi ülkesinde işçi ve emekçileri ‘sosyal devlet’ adı altında rüşvet sunarak kendilerine bağlamaya çalıştı” dedi. Daha sonra burjuvazinin deneyimlerinden ders çıkarabildiği gibi işçi sınıfının öncülerinin de gereken dersleri çıkarması gerektiğini vurguladı.

Ekim Devrimi’nin etkisiyle Türkiye’de de TKP’nin kurulduğunu, kurulmasıyla birlikte 15 öncü kadrosunun katledildiğini, RKP’nin de etkisiyle bu partide revizyonizmin etkisini gösterdiğini ifade eden Ünsal, “TKP reformizmi ve revizyonizmine tepki olarak kopan örgütler devrimci ruhla davranmakla birlikte, Marksizme yönelmek yerine, Marksizm dışı farklı yöntemlere ve akımlara yöneldiler” dedi. Ünsal yaptığı konuşmada, Türkiye’de sol hareketin Ekim Devrimi’nden gerekli sonuçları çıkarmadığına vurgu yaparak, dönemin proleter devrimler çağı olduğuna ve bu devrimlerin gerçekleşmesinde Bolşevik tipte bir partinin taşıdığı öneme işaret etti.

Türkiye’de, demokratik görevlerin kaldığı tespitiyle devrimci yapıların programlarının demokratik devrimi aşamadığını, Ekim Devrimi’nin ise burjuvaziden kalan demokratik görevleri tamamlayan bir devrim olduğunu ve demokrasiye bakarken de “hangi sınıf” ve “kimin için demokrasi”  diye bakmak gerektiğini vurguladı. Ekim Devrimi’nden sonra demokrasinin işçi ve emekçiler için proleter demokrasi, burjuvazi içinse diktatörlük olacağını belirterek demokrasinin sınıfsal bir karakteri olduğunu belirtti.

Daha sonra Partizan adına Derya Aras konuşma yaptı.

Aras yaptığı konuşmada, “Ekim Devrimi gösteriyorki sadece proletarya bir devrimi sonuna kadar getirebilir. Ekim Devrimi’yle birlikte zorun rolü, devrimci şiddetin gerekliliği, 2. Enternasyonal’deki partilerin parlamanter yolu tek mücadele olarak öne çıkarmasına karşı en önemli darbe oldu. Ekim Devrimi bu sapmayı ortadan kaldırdı. Egemen sınıfların iktidarı şiddetle parçalanmadan proletarya kazanamaz” dedi.

Aras, Bolşevik parti üzerine de şunları söyledi, “Devrimi yapacak olan örgütün de nasıl bir örgüt olması gerektiğini ortaya koymuştur. Çelik disiplinli olmadan çelik bir parti olmadan, ideolojik bir bütünlük olmadan komünist partisi olamaz” dedi.

Aras, marksist teorinin Ekim Devrimi’yle birlikte Rusya’da “somut koşulların somut tahlili”yle geliştirildiğini ve Türkiyeli devrimcilerin de koşulların incelenmesi ve araştırılması konusunda ilgisiz kaldıklarını ifade etti.

1989’la beraber burjuvazinin, tarihin sonunu ilan ettiğini ve emek-semaye, ezen-ezilen arasındaki çelişkinin sona erdiğini söylemelerine karşı bu mücadelenin devam edeceğini belirtti.

Aras, “Sadece Ekim Devrimi’ni değil, dünya devrimini incelemek gerekiyor, sadece teorik olarak değil, pratik olarak da hataları ve örgütlenme konusunda  taktik ve politikalarını araştırmak gerekiyor. Ekim Devrim’inden sonra Çin Devrimi ve şu an Hindistan, Filipin ve Nepal’de süren devrim süreçlerini bir-iki devrimci hareketin dışında sol hareket değerlendirmiyor. Türkiye devrimci hareketinin inceleme ve araştırma yönü zayıf” dedi.

Aranın ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyonda, Lenin’in 4 Nisan’da  Finlandiya Gar’ında yaptığı konuşmadan Kışlık Sarayı’nın ele geçirilmesine kadar gelişen süreç anlatıldı.

Soru-cevap bölümünün ardından panel sona erdi.

Panele 40 kişi katıldı.

Kızıl Bayrak/İstanbul


YAZICIYA GONDER


September
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 1 2 3 4 5