21.04.2008 00:26
Almanya'da paneller...
"1 Mayıs’a doğru Türkiye’de ve Almanya’da işçi sınıfı hareketi ve gelişmeler"
(21.04.08) - Türkiye'den Volkan Yaraşır'ın da panelist olarak katıldığı "1 Mayıs'a doğru Almanya'da ve Türkiye'de işçi sınıfı hareketi ve gelişmeler" başlıklı paneller, Almanya'nın Stuttgart ve Köln kentlerinde gerçekleştirildi.
Stuttgart’a panel…
Stuttgart İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu olarak, “1 Mayıs’a doğru Almanya’da ve Türkiye’de işçi sınıfı hareketi ve gelişmeler!” başlıklı bir panel düzenledik.
Panel öncesi bölgedeki işçi ve emekçi evlerini ziyaret ederek, panelin gündemine ilişkin sohbetler çerçevesinde panele çağrı yaptık.
Panelimize Türkiye’den Tez-Koop-Iş Eğitim Danışmanı Volkan Yaraşır ve Almanya’dan MAN Fabrikası işyeri temsilcisi Bülent Köroğlu katıldı. Panelin açılış konuşmasını Bir-Kar’dan bir arkadaş yaptı.
Ardından sözü ilk olarak Volkan Yaraşır aldı. Türkiye ve dünyadaki neoliberal saldırılara değindi ve uzun bir sessizlik ve durgunluk döneminden ardından Türkiye’de işçi ve emekçilerin sessizliğini yırtarak yeniden eylemli bir sürecin içine girdiğini vurguladı.
İşçi ve emekçilerin Hrant Dink cenazesi ve 2007 1 Mayıs ile başlayan eylemlik sürecinin 13-14 Mart, 1 ve 6 Nisan eylemleriyle devam ettiğini, işçi ve emekçileri giderek tepkilerini eylemlerle dışavurduğunu belirtti. Aynı zamanda dünyanın birçok yerinde gelişen sınıf hareketlerine değinerek, bu sürecini ne anlama geldiğini dile getirdi.
İkinci konuşmacı Bülent Köroğlu ise, "2010 Agenda” Yasası’yla Almanya’da işçilere yönelik saldırıların boyutlarını anlattı, sermayenin sosyal saldırılardaki pervasızlığını ortaya serdi.
İkinci bölüm soru-cevap biçiminde devam etti. Panele katılan işçi ve işyeri temsilcilerinin konuşma ve soruları dikkat çekti. Ayrıca panele katılan bir Alman kadın işçi enternasyonal ilişkileri konusunda önerilerde bulundu.
Panel Volkan Yaraşır’ın dinleyicilerden gelen soruları yanıtlamasıyla devam etti. Ardından Bir-Kar’dan bir arkadaşın kapanış konuşmasıyla panel sona erdi. Katılımcılar, panelin eğitici ve öğretici olduğunu belirttiler.
Panele 50 kişi katıldı.
Bir-Kar / Stuttgart
Köln'de panel...
2008 1 Mayıs’ı yaklaşırken, her yerde buna yönelik hazırlık çalışmaları da gittikçe yoğunlaşıyor. Bizler de Köln Bir-Kar çalışanları olarak, bu amaçla 20 Nisan günü Köln İşçi-Gençlik Kültür Evi’nde "1 Mayıs’a doğru Türkiye’de ve Almanya’da işçi sınıfı hareketi ve gelişmeler" başlıklı bir panel gerçekleştirdik.
Panele konuşmacı olarak Türkiye’den Tez-Koop İş Eğitim Danışmanı Volkan Yaraşır, Nürnberg’de Man Fabrikası işçi temsilcisi Bülent Köroğlu ve Köln Ford Fabrikası’ndan Turgut Ber katıldı.
Kısa bir açılış konuşmasının ardından ilk söz Volkan Yaraşır'a verildi. Volkan Yaraşır sözlerine 12 Eylül darbesi ve bunun işçi sınıfı üzerinde yarttığı tahribatı açıklayarak başladı. Ardından sermayenin sınıfa yönelik sistemli ve kapsamlı saldırılarının sınıfa üst kimliğini unutturarak, ulusal, dinsel ve mezhepsel alt kimliklerle nasıl paralize ettiğini, bu kimliği nasıl değersizleştirildiğini, gittikçe yoksullaştırılan ve en nihayetinde aç bırakılan sınıfın yardım ve hayırseverlik adı altında bir cemaat toplumuna nasıl dönüştürüldüğünü çarpıcı örneklerle açıkladı.
Yaraşır, konuşmasının ilerleyen bölümlerinde ise işçi sınıfının tarihsel rolüne, sınıfın toplumdaki ağırlıklı, sürükleyici, dönüştürücü ve yıkıcı gücüne vurgu yaparak, özellikle son SSGSS saldırısına karşı yükselen işçi ve emekçi hareketinin, işçi sınıfının Türkiye’de nasıl bir devrimci dinamiği bağrında taşıdığına iyi bir örnek teşkil ettiğine ifade etti. 14 Mart’ta Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kişinin sokağa çıktığını ve bu sürecin Hrant Dink’in cenazesi, Hava-İş grevi, Novamend grevi, Tekel grevi, Telekom grevi gibi önemli grev ve direnişlerle adım adım örüldüğünü ve bunun 2008 1 Mayısı’nda doruğa çıkacağını belirtti.
Ardından, fakat önemli olanın 1 Mayıs değil esas olarak 2 Mayıs’ta ne yapacağımız olduğunu belirten Volkan araşır, 14 Mart’ın, sınıfın tüm devrimci ve komünistlere, ‘‘gelin beni örgütleyin!‘‘ çağrısı olduğunu; devrimciliğin veya komünistliğin ölçütünün de işçi sınıfı içinde ne kadar güç olup olunmadığıyla ölçüldüğünü ve geleceği kazanmanın tek bir yolu olduğunu, onun da işçi sınıfı devrimciliği olduğunu söyledi.
İlk bölümde oldukça doyurucu, tok, canlı ve etkileyici bir sunum yapan Volkan Yaraşır, sözlerini bir Afgan savaşçının "onlar ancak saati kazanabilirler, zamanı biz kazanacağız!" sözlerine atfen, zamanı devrimci ve komünistlerin kazanacağını söyleyerek noktaladı.
İlk bölümün diğer iki panelisti ise dünden bugüne Almanya’da yaşanan sosyal hak gaspları, işçi sınıfının örgütlülük durumu, sendikaların tutumlarına değinerek, özellikle burada yaşayan işçi ve emekçilerin kendilerini asla küçümsememeleri gerektiğini, gerektiğinde çalıştıkları işyerlerinde bizzat öncülük yapabileceklerini belirterek, örgütlenme ve mücadele çağrısı yaptılar.
Panel, kısa bir aradan sonra, soru-cevap bölümü ile devam etti. Bu bölümde değişik kişiler, panelistlere soru sormanın yanısıra konu hakkındaki görüşlerini açıkladılar. Canlı geçen bu bölümde de ağırlıklı tartışma konusu işçi sınıfı devrimciliğinin önemi, ayırdediciliği ve gerekliliği oldu.
Bir soru üzerine Volkan Yaraşır’ın, son zamanlarda oldukça güncel hale gelen kriz, bu krizin sebepleri, sonuçları ve en önemlisi de krizin bağrında taşıdığı devrimci olanaklara değinmesi, krize hazırlıklı olunursa bunun devrimle sonuçlanabileceğini, yoksa da tarihte görüldüğü gibi bunun faşizmle sonuçlanabileceğini belirten konuşmasıyla panel sona erdi.
Panele 60 işçi ve emekçi katıldı. Panel katılımcılar tarafından baştan sona büyük bir dikkat ve ilgiyle izlendi.
Bir-Kar / Köln