17.05.2008
21.04.2008 01:06

Paris’de 10. Yıl Konferansı

 

(21.04.08) - Yurtışında Partimiz’in 10. Yılı çerçevesinde planlanan konferanslardan biri de, 20 Nisan günü Paris’de gerçekleştirildi.

"Siyasal gelişmeler, Partimiz’in 10. yılı ve sol hareket" konulu konferans, dünya ve Türkiye’de devrim ve sosyalizm mücadelesinde şehit düşen devrimcilerin anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından konferasın sunumuna geçildi.

Sunumun ilk bölümünde özetle, Türkiye’deki son dönemin en önemli siyasal gelişmelerine, bu çerçevede Kürt ulusal hareketi, Aleviler, din ve laiklik-şeriat sahte ikilemine değinildi. Bu konuların dikkate değer yanlarının altı çizildi. Bu bölüm işçi sınıfı ve sınıf hareketindeki gelişmelere ilişkin açıklamalarla birleştirildi.

Bu girişin ardından, 1920’lerden başlanarak günümüze dek Türkiye sol hareketine ilişkin anlatıma geçildi. 1960’ların sonlarına dek sol harekete burjuva reformizminin hakim olduğu, ancak 1960’ların sonların sonlarına gelindiğinde, 1950’lerin ikinci yarısından başlayarak 1960’larda ek bir ivme kazanıp daha da hızlanan kapitalist gelişmenin dolaysız sonucu olan sosyal sınıf mücadelelerin temeli üzerinde yeni ve devrimci bir hareketin mayalandığını, 1960’ların sonuna gelindiğinde ise bunun doğal sonuçlarına ulaşıp, ilk ve anlamlı bir kopuşun, adına 71 hareketi denen kopuşun yaşandığı belirtildi.

Konferanscı yoldaş, bu hareketin ideolojik, politik, programatik ve pratik bakımdan önceki döneme damgasını vuran orta-sınıf aydınlarının önderlik ettiği burjuva sosyalizminden daha ileri bir hareket olduğunu vurguladı. Bu hareketin tüm bir 60’lı ve 70’li yıllara damgasını vurduğunu, oynayabileceği rolu oynayarak 1980’li yıllara gelindiğinde misyonunu tamamladığını belirtti. Bu hareketin programı, stratejisi, yarattığı kültür ve gelenekleri ve nihayet bünyesinde topladığı maddi güçleri itibariyle, tüm doğallığına, iddialarına ve sosyalizme ilişkin samimiyetine karşın, marksist bir hareket olmadığını, küçük-burjuva sosyalist bir hareket olduğunu açıkladı. Ardından Komünist Manifesto’dan başlayarak proleterya sosyalizmini önceleyen sosyalizm türleri, bu çerçevede ütopik sosyalizm, anarşizm ve anarşizme benzer yanları olan küçük-burjuva sosyalizm türleri ve onların en temel karakteristik özellikleri hakkında aydınlatıcı açıklamalarda bulundu. Böylece konuyu daha da anlaşılır hale getirdi.

Adına 71 devrimci hareketi denilen küçük-burjuva sosyalist hareketin, 1980’lerle birlikte hakim politik öge olma sürecini tamaladığını, modern sınıf mücadelelerinin cereyan ettiği Türkiye gibi bir ülkede, bu hareketin daha fazla bu konumunu koruyamayacağının açığa çıktığına işaret etti. Nihayetinde, bu hareketin kolay bir yenilgi ve yıkımı yaşayarak, yolu proleterya sosyalizmine açtığını dile getirdi. Partimizin önceli olan EKİM’in, tam da bu durumun bilince çıkmasının ve anlaşılır hale gelmesinin ifadesi olduğunu vurguladı.

Konferanscı yoldaş ardından sözlerini, tümü de küçük-burjuva sosyalisti olan devrimci hareketin çeşitli bileşenlerinin yolun sonuna geldiklerini, neredeyse tümünün de gelinen yerde programları ve stratejileri hakkında kuşkuya düştüklerini, programlarını en temel noktalarda tartışmaya açtıklarını, bazılarının ise programlarını tamamen değiştirdiği şeklindeki açıklamalarla sürdürdü. Bunun adeta kaçınılmaz hale geldiğini, zira söz konusu bu hareketlerin sahip olduğu programların geri ve günümüzü açıklamaktan uzak bir nitelik taşıdığının altını çizdi. Sonuç olarak dönemin net bir biçimde proleterya sosyalizmi dönemi olduğunu ve bunun giderek her alanda kanıtlanabilir hale geldiğini ileri sürdü. Yoldaş sözlerini, Partimiz’in temel karakteristik özellikleri ve tümüyle işçi sınıfı içinde bir gelişmenin ifadesi olan durumu hakkında açıklamalarla sonlandırdı.

Konferans, verilen kısa bir aradan sonra ikinci bölümüyle devam etti. Bu bölümde her yerde yapıldığı gibi katılımcı akım temsilcilerine ve tek tek kişilere konuşmaları için söz verilerek devam edildi. Köz ve MKP’yi temsilen iki arkadaş söz alıp görüşlerini açıkladılar. Onların ardından tek tek kişiler söz alıp, kısa konuşmalar yaptılar ve sorular sordular.

Konferans, sunumu yapan yoldaşın sorulan sorulara cevap vermesi, soruları vesile ederek anlatılanları daha da anlaşılır hale getiren yeni açıklamalarıyla sona erdirildi. Doğal olarak bu bölüm canlı tartışmalara sahne oldu ve konu hakkında ek açıklıklar yarattı.

10. yıl vesilesiyle yapılan konferansımıza 40 kişi katıldı.

Konferansımız, devrimci hareketin ideolojik sorunlara ve tartışmalara çok açık ilgisizliğine, deyim yerindeyse bu tür ortamlarda özenle uzak duruşuna karşın anlamlı oldu.

Paris TKIP taraftarları


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1