25.04.2008 12:36
ÖDP: 1 Mayıs’ta alanlara!
Zengin dostu yoksul düşmanı AKP'ye dur de!
Türkiye kriz içerisinde. Egemenlerin iktidar savaşı bu krizi giderek derinleştiriyor. Sermaye uzlaşma çağrıları ile krizin önüne geçmeye çalışıyor.
İktidar ülkenin en temel sorunları karşısında çözüm üretemiyor. Aksine yıllardır devam eden sorunlar, AKP eliyle daha çözümsüz ve karmaşık hale getiriliyor.
Özelleştirme politikaları, güvencesiz çalışma, işsizleşme ile yoksulluk ve gelir adaletsizliği büyüyor. AKP‘nin sağlıktan eğitime tüm alanları paralı hale getirmesi ile parası olmayanlar yaşamın dışına itiliyor.
Herkes bir dilim ekmeğe muhtaç hale getiriliyor. AKP sadaka kültürü ile topluma avuç açtırıyor.
Piyasa tanrısına inanan AKP, herkesi sermayenin kulu kölesi olmaya zorluyor.
Üsttekine han hamam alttakine din iman düzenine inanan AKP, toplumu cemaat ve tarikatlarla gericilik çemberi içerisine alarak, sermayeye sınırsız itaati örgütlüyor.
AKP, Türkiye‘yi özgürleştirmiyor, yalnızca toplumun dinsel dogmalarla uyuşturularak neo liberal politikalarını daha rahat yürütebileceği, kendi iktidarının pekiştirilmesinin önündeki engellerin temizlenmesini istiyor.
AKP, bazılarının sandığı gibi Türkiye‘yi demokratikleştirmiyor; sadece Türkiye‘yi bir orta çağ karanlığına sürükleyeceği, saltanatını daha rahat sürdürebilmek için, kendisi için "demokrasi" istiyor.
Kürt halkının temsilcisiyim diyen AKP, bölgeye tarikat ve cemaat örgütlenmesi dışında hiçbir şey sunmuyor. 15 yaşındaki bir çocuğun bedeni üzerine nefret kazınıyor, kameralara göstere göstere çocukların kolları kırılıyor, sokaklarda insanlar vuruluyor.
Kısacası AKP, hiçbir sorunu çözme becerisini gösteremiyor. Türkiye‘nin sorunlarını ABD‘ye ve AB‘ye havale ederek emperyalizmin gölgesinde iktidar olmaya çalışıyor.
Şimdi zengine dost yoksula düşman AKP‘yi durdurmanın zamanıdır.
AKP‘yi durdurmanın yolunu emekçiler, sağlık ve sosyal güvenlik hakkına sahip çıkma mücadelesi içerisinde, alanlarda ve sokaklarda dosta düşmana göstermiştir.
Şimdi, emekçilerin muhalefetini 1 Mayıs alanında büyütmenin, Türkiye‘nin geleceği için bir başka sesi haykırmanın zamanıdır.
Şimdi, Tuzla tersanelerinde ölen işçilerin; fabrika kapılarında grevlerde direnenlerin; üniversitelerde paralı eğitime ve faşist saldırılara karşı mücadele eden gençlerin; sağlık ve sosyal güvenlik hakkı için sokakları kuşatan emekçilerin; dünyanın her yerinde Amerikan emperyalizme karşı başkaldıranların; yoksulluğa karşı isyan edenlerin sesini 1 Mayıs alanlarına taşımanın; eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye mücadelesini yükseltmenin zamanıdır.
1 Mayıs’ta alanlara!