29.04.2008 11:25
ATİK’ten 1 Mayıs çağrısı..
(29.04.08) - Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) yaptığı “Eşitlik, demokrasi ve özgürlük mücadelesi yolunda yaşasın 1 Mayıs!” başlıklı yazılı açıklama ile ‘1 Mayıs coşkusunu her yerde kuşanalım ve hep birlikte haykıralım!” dedi. ATİK yazılı açıklamasında şunları söyledi:
Eşitlik, demokrasi ve özgürlük mücadelesi yolunda
Yaşasın 1 Mayıs!
İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü şanlı 1 Mayıs; sosyal kurtululuş ve sınıfsal özgürlük davasının fikirsel ve eylemsel açıdan en güçlü yansıtıldığı ULUSLARARASI BİRLİK günüdür. İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü şanlı 1 Mayıs; sömürülen dünya işçi sınıfının, ezilen halkların burjuva egemenlik sistemlerine karşı, sokakları ve meydanları fethederek, akın akın harekete geçtikleri ULUSLARARASI DAYANIŞMA günüdür. İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü şanlı 1 Mayıs; 19. yüzyıldan beri sürdürülen sınıflar mücadelesi tarihi boyunca, nice bedeller ödenerek, nice kan ve alınteri akıtılarak kazanılan ULUSLARARASI MÜCADELE günüdür.
Başını ABD, AB, Rusya, Japonya ve Çin emperyalistlerinin çektiği uluslararası devlet terörizmi saldırganlıkları azgınca yaygınlaştırılmaktadır. Mal ve meta pazarlarında kızışan rekabette altta kalmamak için egemenlerce ısrarlıca sürdürülen ekonomik, politik ve sosyal yıkım politikaları dünya emekçilerini aynı sömürü cenderesi içine hapsetmeyi tasarlamaktadır. Bu gelişmeler insanlığın her geçen gün daha fazla uçurum kenarına doğru sürüklenmesine neden olmaktadır.
Her şey zıttıyla birlikte vardır tezini doğrularcasına; tekelci kapitalizmin gaspçı ve talancı egemenlik sistemine ve neo-liberal sömürü politikalarına karşı; uluslararası işçi sınıfının ve ezilen halkların yürüttükleri gerçek demokrasi ve özgürlük mücadelesi de bir çok ülkede yeniden mevziler kazanarak güçlenmektedir.
Emperyalist-kapitalist sömürü düzenine, modern ücret köleliğine ve bu zulüm sisteminin yarattığı her türden baskı mekanizmalarına karşı; işçilerin enternasyonal birliği ve halkların kardeşliği tezi, halen doğru bir önerim olarak, varlığını ve önemini korumaktadır.
Tüm dünyada işçiler ve emekçiler grevlere, sokak eylemlerine, kitlesel protestolara daha fazla katılmakta, toplumsal itirazlara ve isyanlara artık dünden daha fazla kalkışmaktadırlar. Toplu işten çıkarmalara, ucuz emekçiliğe, sosyal ve siyasal hak gasplarına karşı emekçilerin kendiliğinden veya örgütlü tepkisi her tarafta çoğalmakta ve bu durum her yerde umudun yeniden büyümesine vesile olmaktadır.
Türkiye’de bugünlerde; burjuva ve gerici egemen sınıfların sisteme içkin çıkar çatışmaları boyutlanarak sürmektedir. Türk devleti içindeki hükümet bürokrasisi ve militarist devlet güçleri arasındaki kapışma muhtemel ‘ekonomik kriz’ çanlarını yeniden çaldırtmaktadır.
Bir faşist kliğin başka faşist klikle kapışması sonucu oluşan bu egemenlik kargaşası içinde, kitlelerin bazı gerçekleri daha iyi görebilmesi mümkün iken, ortalığa saçılan toz-duman içinde herkesin geleceği kestirmesi de bir o kadar zorlaştırılmaktadır. Bu dalaşma ortamında Türkiye’de bugün, devrimci-demokratik örgütler ve büyük sendikalar 1 Mayıs direnişinin onursal alanı Taksim Meydanı’na çıkmak için hummalı bir çaba sergilemektedirler. Faşizmin kolluk güçleri ve AKP hükümeti de işçileri Taksim’e sokmama hazırlıklarını günlerdir sürdürmektedir.
2008 Newroz serhildanıyla, siyasal ve soyal yıkım politikalarına (örneğin SSGSS yasa tasarısı) karşı işçi sınıfının kitlesel direnişleriyle, 8 Mart kutlamalarındaki aktif eylemliliklerle ve gençliğin faşizme karşı kitlesel-militan duruşuyla, dağların doruğunda gelişen isyan ateşiyle birlikte, Türkiye’de de umud yeniden ve yineden büyütülmektedir.
1 Mayıs coşkusunu her yerde kuşanalım ve hep birlikte haykıralım:
Emperyalizme, faşizme, militarizme ve ırkçılığa karşı; yaşasın kızıl 1 Mayıs!
Yaşasın İşçilerin Enternasyonal Birliği ve Halkların Kardeşliği!