30.08.2008
03.05.2008 10:37

Komünist militanlar 1 Mayıs’ı anlatıyor...

 

“Direne direne Taksim’i kazanacağız!”

Taksim’e ulaşmak için sokak sokak çatıştık!

Sabah 09:30 civarında DİSK binasının bulunduğu alana ulaştık. DİSK’in önünde biriken kitleyle birleşmek hedefiyle hareket ederek buraya açılan yolları zorlamaya başladık. Fakat alana girebilmenin koşulu yoktu. Polis bütün girişleri ve sokakları tamamen ablukaya almıştı.

Bizim alana varmamızla birlikte saldırılar da başladı. İlk olarak 100’ün üzerinde bir kitle “Direne direne Taksim’i kazanacağız!”,  “1 Mayıs kızıldır, kızıl kalacak!” sloganları eşliğinde polis barikatına doğru yürüyüşe geçtik. Polis hemen gaz bombaları ve panzerlerle saldırıya geçti. Kitle polise taşalarla karşılık verdi. Polisin saldırısına taşlarla direnildi. Yoğun bir biçimde kulanılan gaz bombaları sonucunda kitle farklı sokaklara doğru dağıldı. Fakat kimse alanı terketmedi. Kitle sokaklarda yeniden toparlanma fırsatı buldukça yine polis barikatına yöneldi.

Bulunduğumuz alana sürekli yeni güçlerinde gelmesiyle bir süre sonra hemen hemen bütün sokaklarda polis barikatı zorlandı.

Burada bulunan kitlenin büyük kısmı Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun kitlesiydi. Yanısıra çeşitli sendikalardan işçiler de vardı. Her sokakta gruplar halinde çatışılıyordu. Çatışmalar 2 saate yakın sürdü.

Saat 11:30’dan sonra bine yakın bir kitleyle Taksime doğru yürüyüşe geçildi. Bundan sonra helikopterle takibe alındık. Taksim’e yaklaştığımızda ise polis arkadan saldırıya geçti. Bu saldırıda da kitle bir dağınıklık yaşamadan Tarlabaşı’nın alt  tarafına doğru geçti. Burada her sokak başınada yine polis barikatıyla karşılaşıldı. Bu sokaklarda da bir süre çatışmalar devam etti. Polis her yönden kitleyi kuşatarak saldırdı. Burada yaşanan saldırıların sonucunda kitle dağıldı.

Bir BDSP’li / İstanbul

 

İşte 1 Mayıs! İşte Taksim!

Taksim’e çıkacağız!.. Başından itibaren bu inaç ve kararlılık içindeydik. Halen de öyleyiz...

1 Mayıs’ı kazanacağımız inancı ve inadıyla, devletin tüm barbar tutumuna karşı, geçen yılın da kazanılan ruhuyla Taksim’deydik. Yıllardan sonra, geçen yıl Taksim ısrarı, gecikmiş de olsa, aşılması noktasında ciddi bir kazanımdı. Bu sene de tüm engellemelere, vahşice saldırılarına rağmen Taksim’i zorladık.

Sermaye devleti kitlenin bir araya gelmemesi için her türlü zorbalığı pervasızca uyguladı. Fakat biz de tüm müdahalelerine rağmen, inatla zorladık. Bunu da ciddi bir kazanım olarak görmek lazım.

Lütfen gücümüzü görelim. Çaresizlik saldırganlaştırır. Onlar, bizim gücümüzden ve örgütlülüğümüzden korktukları için insana benzeyen ama, hiçbir insani değer taşımayan robotlarını üstümüze salıyorlar. Her geçen gün artan hak gasplarına, yozlaşan ilişkilere, düzenin tüm kirli dayatmalarına karşı nasıl sessiz kalabiliriz ki?

Kalamayız, kalmadık, kalmayacağız!

Topkapı’dan bir emekçi


YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31