13.05.2008 13:49
Halk Gerçeği’ne durdurma!
(13.05.08) - Devletin baskıcı yasaları işlemeye devam ediyor. Son olarak Halk Gerçeği dergisinin 11 Mayıs 2008 tarihli 6. sayısına el konuldu, dergi 1 ay süreyle durduruldu. Derginin toplatma gerekçesi olarak da “3, 9, 10, 11, 12, 13, 15, 19, 29, 30, 33, 38, 44, 47. sayfaları, dergi kapağı ve bu kapağın iç kısımlarında” yer alan yazılar gösterildi. Mahkeme kararında ise “DHKP-C propagandası yapıldığının anlaşılması” sonucu derginin toplatıldığı iddia ediliyor.
Toplatılan sayfalarda ise şu yazılar yer alıyor: 1 Mayıs değerlendirmesi, 1 Mayıs’a katılanlarla röportajlar, Hak-İş’in misyonu nedir?, Haklar ve Özgürlükler Cephesinin 1 Mayıs açıklaması, Adana ve Ankara’da hukuksuz tutuklamalar, yurdışında 1 Mayıs kutlamaları, İTÜ şenliği ve Deniz Gezmiş anmaları, kontrgerilla tarafından öldürülen devrimci gazetecilerin isimleri, Grup Yorum’un Mehmet adlı türküsünün sözleri…
Toplatma ve yayın durdurma kararına ilişkin Halk Gerçeği dergisi adına yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “…bu sayfalarda, karara yazılan “suç”un işlendiğini gösterecek tek bir kelime gösterebilir mi Hakim Sedat Sami Haşıloğlu?.. Gösteremez. Çünkü olmayan şey gösterilemez.
Öyleyse bu karar neyin kararıdır, neden verilmiştir?
BU KARAR, DÜZENİN YASA TERÖRÜ’DÜR. Evet yapılana bir ad koymak gerekirse, karşı karşıya olduğumuz uygulamanın adı, hakimler eliyle uygulanan yasa terörü’dür.
Bu TERÖR, devrimcileri susturmak için uygulanıyor.
Türkiye’de hukuk adına, adalet adına bu TERÖRÜN nasıl uygulandığını görmek için Halk Gerçeği dergisinin söz konusu sayfalarını mutlaka inceleyin. Bu sayfaları inceleyen, kimin terörist olduğunu çok net olarak görecektir. Açık söylüyoruz; bu kararlarla, devrimcilere karşı terör, hukuk cüppesi giymiştir.
İnceleyin ve görün: Yasa yok, demokrasi yok, hukuk yok, sadece terör var!”
Halk gerçeği dergisine uygulanan terörün 1 Mayıs sonrasında olması şaşırtıcı olmasa gerek. Devlet, 1 Mayıs’ta İstanbul’da uyguladığı faşist baskı ve terörün ardından devreye hukuk terörünü sürmüş bulunuyor. İstiyorlar ki, Taksim’de sergilenen direniş anlatılmasın. İstiyorlar ki, devletin uyguladığı baskı ve terör teşhir edilmesin…
Ancak devrimci basını hiç bir baskı ve terör durduramadığı gibi, cüppeli terörü de durdurumaz!
Devrimci basın susturulamaz!