23.11.2008
24.06.2008 08:53

Stuttgart’ta 10. yıl konferansı...

 

(24.06.08) - Partimizin 10. yılı vesilesiyle yurtdışında gerçekleştirmekte olduğumuz konferanslardan birini de,  22 Haziran 2008 tarihinde, Almanya’nın Stuttgart kentinde gerçekleştirdik. Konferansımıza yaklaşık 50 kişi katıldı.

Konferansımızı dünyada ve Türkiye’de devrim ve sosyalizm davası uğruna mücadelede şehit düşmüş devrimci ve komünistler için bir dakikalık saygı duruşu ile başlattık. Ardından, sunuma geçildi.

Sunumu yapan yoldaş konuşmasına Türkiye’deki son dönem önemli siyasal gelişmelere, bu gelişmelerin anlamı, niteliği ve seyrine ilişkin sunumla başladı. Bu çerçevede, yeniden mayalanmakta olan işçi hareketi, Kürt ulusal hareketindeki gelişmeler, Alevi kitlesinin çekilmek istendiği tuzak, laiklik-şeriat sahte ikilemi, bunun kararttığı gerçekler ve yolaçtığı bilinç bulanıklığına değindi, geleceğe dönük uyarılarda bulundu.

Ardından, konferansın asıl konusuna geçildi. Bu çerçevede komünist hareketimizin bakış açısı ile tarihsel bir çerçeve çizilerek sol hareketin dünden bugüne gelişme seyri, sınıfsal karekteri, ideolojik çizgisi, bunun ifadesi olan programatik görüşleri ve bütün bunlardan hareketle sol hareketin geleceği değerlendirildi.

Özetle, 20’lerden 60’li yılların sonuna dek Türkiye sol hareketine orta sınıf aydınlarının önderliği ile kendisini ifade eden, burjuva sosyalizminin egemen olduğu, 60’ların sonlarında ise bir kopuşun yaşandığı dile getirildi. Bu kopuşun, düzen içi bir program ve devrimcilikten, başka bir anlatımla, reformizmden, darbecilikten ve parlamenterizmden bir ilk kopuş olduğu açıklandı. Kopuşun devrimci bir kopuş olduğunun, devrimci bir birikim yarattığının ve sonrası döneme devrimci bir miras devrettiğinin altı çizildi. Bu hareketin ortaya çıkış koşulları, beslendiği kaynaklar, örgütsel dayanakları, politik ve pratik seyri ve sonuçları konusunda somut bilgiler verildi. Ve dahası, anlatımın açıklayıcı ve ikna edici olması için, M-L birikime başvuruldu.

Aradan 160 yıl geçmesine karşın, Komünist Manifesto’nun hala güncelliğini koruduğu, bizim için hala temel referans olduğunun altı çizildi. Burada dile getirilen ve hala geçerliliğini koruyan, gelecek toplumun kurucusu olan işçi sınıfına ve sosyalizme ilişkin deyim yerindeyse, Marksizmin ABC’si olan temel fikirlere değinildi. Türkiye’nin iki dönemine damgasını vuran, adına ‘71 devrimci hareketi denilen hareketin ideolojik çizgisi ile bir karşılaştırması yapıldı. Çarlık Rusya’sında ortaya çıkan Narodnik hareketle benzerliklerine değinildi. Bu hareketin 80’li yıllara doğru miadını doldurup, misyonunu tamamladığı söylendi. Gelinen yerde ise, bu hareketin artık tüm yönleriyle anlaşıldığı ve aşıldığı vurgulandı. Komünist hareketimizin de, bunun çok somut örneği olduğu anlatıldı.

Kısaca, komünist hareketimizin, 87’lerdeki kopuşu, ortaya çıkış dinamikleri, ideolojik, politik, örgütsel gelişme süreci ve bugünkü durumu hakkında açıklamalarda bulunuldu. Sunum, hareketimizin, işçi sınıfına ve sosyalizme ilişkin iddiaları konusundaki tutarlılığına dikkat çekilerek bitirildi.

Konferansımız bu kez, kimi katılımcıların söz alıp düşüncelerini açıklaması ve sunumu yapan yoldaşa sorular sorulması ile devam etti. Bu bölüm, tümü ile canlı ve işlevsel tartışmalara sahne oldu. Sunumu yapan yoldaşın anlatımı konusunda ek açıklıklar sağlamasına da olanak yarattı.

Sonuç olarak, bu konferansımız da, öncekiler gibi, partimizin görüşlerinin anlatılmasının işlevli bir aracı olmuştur. Asıl dikkate değer ve sevindirici olan ise, bir kez daha, diğer çevrelerin görüşlerimiz konusundaki merakları ve belirgin ilgileridir. Bunun kendisi, bu tür konferansların daha hazırlıklı ve daha hedefli olduğunu bize anlatmaktadır.

 Stuttgart’dan TKİP taraftarları


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30