10.07.2008 16:15
Cezaevinde işkence!
(10.07.08) - İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi cezaevlerinde tecrit koşullarında kalan hasta, tutuklu ve hükümlülerin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla başlattığı etkinliklerin 6. ayında hasta tutuklulara dayanışma mektupları göndermeye devam ediyor.
İHD, Galatasaray Lisesi önünde bugün gerçekleştirdiği basın açıklaması ile İHD şubelerinin bulunduğu 29 ilden mektupları Siirt E Tipi Kapalı Hapishanesi'nde tutuklu bulunan İnayet Mete ve Ali Çekin adlı tutsaklara gönderdi. İnayet Mete ve Ali Çekin’in cezaevi koşullarına dikkat çekildi.
Açıklamada, İHD İstanbul Şube Yönetim Kurulu üyesi Özlem Gümüştaş, Çekin ve Mete’ye gönderilen mektupları okudu.
Mete ve Çekin’in hapishane koşullarını anlattıkları mektuplarına karşı verilen cevaplarda Kürt tutsakların anadillerinde mektup yazmaları konusunda ve keyfi uygulamalara karşı dayanışma mesajı verildi.
İnayet Mete’nin durumu...
13 yıldır cezaevinde bulunan İnayet Mete gözaltı sırasında maruz kaldığı işkenceler nedeniyle 3 yılını felçli olarak geçirdi. Koroner ve miyokardit kalp hastalığı, polinöropati, bel fıtığı, boyun fıtığı, omirilik zedelenmesi, karaciğerde siroz, hiperlipidemi, yüksek kolestrol, yüksek trigliserid, mide ülseri, hemoroit, gravitasyonal egzama ve kronik egzaması bulunan Mete’nin hastanede devam etmesi gereken tedavisi ise askerlerin hastane randevularına götürmemesi nedeniyle yapılamıyor.
Mete, 11 Temmuz ‘07 tarihinde Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne götürülürken ring aracında kalp krizi geçirmiş ve sevk işkencesine maruz kalmıştır.
Ali Çekin’in durumu...
77 yaşında olan Çekin okuma yazma bilmiyor ve yatalak durumda... Karaciğer kanseri olan Çekin’in tüm vücuduna yayılan ve akciğerlerinin iflas etmesine neden olan hastalıkları doktor raporlarıyla da belgelenmiş...
Çekin’in gözleri ve tüm vücudu limon sarısına dönüşmüş durumda, derisi kemiğe yapışmış ve kaslarının tümü erimiş ve zaruri ihtiyaçlarını karşılamayacak halde.
Çekin’in tahliye olabilmesi için İstanbul Adli Tıp’tan rapor alması gerekiyor. Ancak cezaevi idaresi İstanbul’a gitmesi için tahsis edilmesi gereken ambulansı ‘sağlayamadıklarını’ gerekçe gösteriyor. Çekin’in tedavisi ağrı kesicilerle ve düşük dozlu antibiyotiklerle sağlanıyor. Normal beslenme yapamadığından serumla beslenmek zorunda. Cezaevi revirinin açık olmamasından kaynaklı açlığa terk edilmiş.
İHD İstanbul Şubesi’nin Çekin ve Mete hakkında kaleme aldığı mektupta ise şu ifadelere yer verildi:
“Yazdıklarınızı okuyunca biz insan hakları savunucuları olarak insanlığımızdan utanıyoruz. Utanması gerekenler duyarsız, ne acıdır ki utanmıyonlar. Bu durumu engellemek için yüzlerce başvuru yapıyoruz ama Adalet Bakanı’mız M. Ali Şahin ‘Biz cezaevlerini prestij kurumları olarak görüyoruz. 13 ilde bulunan ‘yüksek güvenlikli’ cezaevlerimiz dışarıdan eleştirildiği gibi değil. Yurtdışındaki cezaevlerinin yanında bizim cezaevlerimiz saray gibi’ demektedir”.
Açıklamanın ardından Mete ve Çekin’e yazılan mektuplar Beyoğlu Postanesi’nden gönderilerek hasta tutukluların serbest bırakılması istendi.
**
İşkence ve tecrit çocuk tanımıyor...
(10.07.08) - Cezaevlerindeki siyasi tutuklulara yönelik tecrit işkencesi her gün yeni bir uygulama ile açığa çıkıyor.
Çocuk yaştaki (18 yaş altı) siyasi tutukluların maruz kaldığı baskılara karşı Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulnan Harun Çelik'nin abisi Süleyman Çelik, Maltepe Cezaevi’nde tutulan Harun Akbaş’ın annesi Pürüzet Akbaş İHD İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile çocuklarının karşı karşıya kaldığı saldırı ve baskılara dikkat çektiler.
Birarada bulunma talebiyle açlık grevindeler...
TUAD yöneticisi Abdullah Geldi, İHD Şube yöneticisi Cezaevi Komisyonu üyesi Sevim Kalman ve İHD Avukatı Rahşan Aytaç’ın da katıldığı toplantıda
konuşan Harun Akbaş’ın annesi Pürüzet Akbaş, çocuğunun tecrit koşullarında kaldığını, kendisine kitap ve radyonun verilmediğini söyledi. Harun Akbaş ve a2 arkadaşının birarada bulunma talebiyle 16 gündür 3 arkadaşıyla birlikte açlık grevinde olduğu bilgisini verdi.
Akbaş’ın annesi, oğluna verilen hücre cezası nedeniyle oğluyla görüşmesinin engellendiğini belirtti.
Basın toplantısında konuşan Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde kalan Harun Çelik’in abisi Süleyman Çelik ise açlık grevine girmesi nedeniyle kardeşine 1 yıl mektup vermeme ve 15 günlük hücre cezası verildiğini belirtti. Süleyman Çelik, tüm çabalarına karşın sonuç alamadıklarını söyledi.
18 yaş altının hücrede tutulması yasal değil...
İHD avukatı ise örgüt üyesi olması gerekçesiyle tutuklanan ve 18 yaşından küçük çocukların, 3 kişilik hücrelerde tutulmalarının yasal olmadığının altını çizdi.
Kendilerine sigara verilmediği için yemek boykotu yapan Cihan Altuğ, Harun Akbaş ve Harun Çelik gardiyanların saldırılarına maruz kaldılar.
Tutsakların Kürtçe mektup yollaması ve alması da yasaklanmış durumda.
Kızıl Bayrak / İstanbul