07.09.2008
19.07.2008 08:42

Devrimci ve Demokratik Yapılar Arasında Diyalog ve Çözüm Platformu’nun açıklaması:

 

“Devrimci ve demokratik yapılar arasındaki sorunlar diyalog yoluyla çözülmelidir!”

 

Devrimci demokratik kamuoyuna!

7 Nisan 2007 tarihinde Alibeyköy’de iki Azadiya Welat dağıtımcısının bıçaklanması sonrasında bu bıçaklama olayı gerekçe gösterilerek 8 Nisan tarihinde Anadolu Temel Haklar Derneği’ne, 10 Nisan tarihinde ise Eyüp Temel Haklar Derneği’ne saldırı düzenlenmiş, 11 Nisan tarihinde yapılan görüşmede saldırılara son verilerek sorunların diyalog yoluyla çözülmesi konusunda mutabakata varılmıştır. Ancak buna rağmen, oluşan gerilim tam olarak ortadan kalkmamış ve bu kez 14 ve 15 Nisan tarihlerinde Okmeydanı Temel Haklar Derneği’ne karşı saldırılar düzenlenmiştir.

8 Nisan tarihinde Anadolu Temel Haklar Derneği’ne yapılan saldırıdan hemen sonra HÖC tarafından, Devrimci ve Demokratik Yapılar Arasında Diyalog ve Çözüm Platformu'na (DDYADÇP) toplantı çağrısı yapılmıştır. 9 Nisan tarihinde yapılan platform toplantısında HÖC temsilcisi gelişen olayları aktararak; 8 Nisan tarihinde Kürt Hareketi’nin alan temsilcilerinin kendileri ile yaptıkları görüşmede, Alibeyköy’deki bıçaklama olayından HÖC’ün sorumlu tutularak ülke çapında yanıt verileceğinin deklare edildiğini; arkasından aynı gün Anadolu Temel Haklar Derneği’ne saldırının yaşandığını belirterek, saldırıların son bulması ve sorunun çözümü konusunda platformun konuyu gündemine almasını talep etmiştir. HÖC’ün bu tutumu, DDYADÇP ilkeleri çerçevesinde şekillenen olumlu bir yaklaşımdır.

DDYADÇP, başvurunun hemen ardından derneklere saldırılar üzerine Kürt Hareketi’nin alan temsilcileri ile çeşitli kanallar üzerinden görüşmelere başlamış ve saldırıların derhal durdurularak, bir sorun var ise diyalog yolu ile çözülmesini talep etmiştir. DTP yönetiminin sürecin başından itibaren görüşme kanallarını açık tutmuş olması ve görüşmelerde sorunun diyalog ile çözülmesi gerektiği yönündeki görüşleri olumlu olmakla birlikte saldırıların önüne geçmekte yetersiz kalmıştır. Yapılan bir dizi görüşmenin ardından saldırılar sona ermiş ve tarafların da onayını alan DDYADÇP, olayları yerinde incelemek ve saldırılardaki sorumlulukları tespit etmek üzere bir araştırma komisyonu kurmuştur.

Komisyon, Azadiya Welat dağıtımcılarının bıçaklanması da dahil olmak üzere saldırıların gerçekleştiği bölgelerde bir dizi görüşme yapmış ve hazırladığı raporu DDYADÇP’ya sunmuştur. Bu metin hem saldırılar gerçekleştiği sırada DDYADÇP tarafından yapılan görüşmeler hem de komisyon raporu ışığında hazırlanmıştır.

Her ne kadar Azadiya Welat dağıtımcılarını bıçaklanması olayına karışanlardan ikisi, bir dönem Eyüp Temel Haklar Derneği’ne gidip gelen ve bazı çalışmalarına katılmış olan kişiler olsa da bıçaklama olayının siyasi bir yönünün olmadığı belirlenmiştir. Temel Haklar Derneği yetkilileri bıçaklama olayının akabinde Eyüp DTP ilçe yöneticileri ile yaptıkları görüşmede Azadiya Welat dağıtımcılarını bıçaklayan kişilerin olaydan bir süre önce kendileri ile herhangi bir bağının kalmadığını ifade etmişlerdir.

Buna rağmen bu olayın HÖC’ün Kürt Hareketi’ne dönük bir saldırısı olarak değerlendirilmesi ve o dönem DTP il başkanının bu yöndeki demecinin Güncel Gazetesi’nde yer alması saldırıların boyutlanmasına yol açmıştır. Ayrıca Kürt Hareketi’nin alan temsilcileri platformun talebi üzerine katıldıkları 12 Nisan tarihindeki platform toplantısında Alibeyköy’deki bıçaklama olayının ardından tutum alınmasına karar verdiklerini ilk iki saldırının bilgileri doğrultusunda gerçekleştiğini, ancak 11 Nisan tarihinde gerçekleştirilen görüşmenin ardından bu kararı kaldırdıklarını, bundan sonra gerçekleşmiş saldırıların tamamen iç iletişim eksikliğinden kaynaklandığını; tarafımızdan saldırı olarak nitelenen ve asla kabul edilemez bulduğumuz yönelimleri ise kendilerine ve değerlerine dönük saldırılara karşı ‘meşru müdafaa’ olarak değerlendirdiklerini ifade etmişlerdir.

DDYADÇP tarafından ilk görüşmeden itibaren saldırıların yayılmasının önüne geçmek amacıyla Güncel Gazetesi’nde çıkan haberin düzeltilmesi konusunda hem DTP il başkanı hem de Güncel Gazetesi nezdinde girişimlerde bulunulmuştur. Konu gündeme her getirildiğinde düzeltme yapılacağı ifade edilmesine rağmen bu konuda süreç boyunca herhangi bir adım atılmamıştır.

DDYADÇP’nun saldırıların durdurulması konusundaki girişim ve görüşmeleri sırasında da saldırılar devam etmiş, 14 Nisan tarihinde Okmeydanı’nda gerçekleştirilen saldırıda karşılıklı olarak ateşli silahlar kullanılmış ve ağır yaralananlar olmuştur. Bu gelişmeden sonra yapılan görüşmelerde saldırıların yapıldığı en son yer olan Okmeydanı’nda ortak bir açıklama yapılmasında mutabık kalınmış ancak, yapılan görüşme ve ortak açıklama da yeterli olmamış; ortak açıklamanın yapıldığı günün akşamında 15-20 kişilik bir topluluk tarafından Okmeydanı Temel Haklar Derneği’ne tekrar saldırı düzenlenmiştir.

Saldırıların, ortak açıklamaya rağmen devam etmesi üzerine, DDYADÇP girişimleriyle her iki taraftan temsilciler 18 Nisan günü biraraya gelmiş; yapılan görüşme sonucunda diyalog zemini sağlanmış ve saldırılar durmuştur. Adından komisyon çalışmalarına başlamıştır.

Bu çalışmaların sonucunda çıkardığımız ortak sonuçlar şunlardır:

1- Siyasi bir yanı bulunmayan bir olay, DTP ve Kürt Hareketi’nin diğer kurumları tarafından detaylı araştrılmasına girilmeden varılan yargıyla hareket etmeleri nedeniyle büyümüştür.

2- İkinci olarak, alınan tutumun şiddetle karşılık vermek şeklinde olması hiçbir şekilde kabul edilemez. Devrimci ve demokratik yapılar arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesini esas almış olan platformumuz bir başka devrimci kuruma yönelik şiddeti mahkum etmekte ve kınamaktadır. DDYADÇP devrimci ve demokratik kurumlar arasında hangi gerekçe ile olursa olsun her türlü misilleme ve meşru müdafaa adı altında savunulan tırmandırıcı yaklaşımları ilkesel olarak reddettiğini bir kez daha vurgulamaktadır.

3- Komisyon araştırmaları boyunca, DTP temsilcileri yaşanan olayların bir birikime dayandığını ifade ederek, oluşan ortama dikkat çekmeye çalışmışlardır. Ortada bir birikimin olduğu yadsınamaz.

* İlk olarak, bu birikime konu olan olaylar ne olursa olsun, bu, uygulanan şiddetin gerekçesi olamaz, olmamalıdır. Yaşanan sorunları muhatapları ile zamanında diyalog yolu ile çözme anlayışının temel alınması, bahsi geçen olayların birikime neden olmasının önüne geçilmesinde en önemli noktadır.

* İkinci olarak; sözü edilen birikime neden olan olaylar tek taraflı gerçekleşmemektedir. Her siyasi yapı kendi politikalarını hayata geçirme hakkına sahiptir. Bu noktada ortaya çıkan sorunlar ise dost kurumlar arasında bir mesele olarak ele alındığında, sorunların boyutlanması önlenecektir.

4- DTP ve ideolojik paralelindeki kurumlar, yaşanan sürecin ve bir devrimci kuruma uygulanan şiddetin yanlış olduğunu, bundan sonra gelişecek durumların engellenmesinde hassasiyet gösterileceğini ifade etmişlerdir. Platformumuz bu yaklaşımı olumlu bulmaktadır.

Yaşanan olaylardan çıkarılan sonuçlarla, yaşanan sorunların diyalog yolu ile çözülmesinde ısrarcı olunmasının, tüm devrimci ve demokratik kurumların kazanımı olacağı konusunda görüş birliğine varılmıştır.

 

Devrimci ve Demokratik Yapılar Arasında

 

Diyalog ve Çözüm Platformu

 

Not: DHP, saldırıları merkezi görmediği ve Okmeydanı’ndaki saldırıların bir başka nedenden kaynaklanıp, Alibeyköy’deki saldırılardan bağımsız olduğu gerekçesi ile bu metne şerh koymuştur.

9 Temmuz 2008


YAZICIYA GONDER


September
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 1 2 3 4 5