15.08.2008 12:22
Dursun Karataş kızıl bayrak denizinde ölümsüzlüğe uğurlandı!
Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!
Dursun Karataş ölümsüzlüğe uğurlandı! (Foto galeri)
(15.08.08) – Devrimci Halk Kurtuluş Partisi (DHKP) Genel Sekreteri Dursun Karataş 11 Ağustos 2008 tarihinde sabaha karşı 05.00’te şehit düştü.
Hollanda'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Dursun Karataş'ın cenazesi dün saat 16.30’da İstanbul’a getirildi. Teslim işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gazi Cemevi’nin cenaze aracıyla Gazi Mahallesi’ne götürüldü.
Tutuklu Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği’nin (TAYAD) çağrısıyla gerçekleştirilen cenaze töreni için hazırlıklar dün akşamdan itibaren başladı. Akşam 23.00’ten itibaren Gazi Cemevi önünde toplanan yüzlerce kişi sloganlar ve marşlar eşliğinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar bekledi. Gece bekleyişi sırasında Dursun Karataş’ın “Haklıyız Kazanacağız” başlıklı savunmasının görüntülerinden oluşan sinevizyon gösterimi de gerçekleştirildi.
Gazi Karataş’ı uğurlamaya hazırlanıyor!
Gazi Mahallesi’nde Cemevi’nin çevresindeki ara sokaklar akşam saatlerinden itibaren barikatlar ile kesilerek araç geçişi engellendi. Otobüsler de tüm gün boyunca mahalleye girmeyerek mahalle girişinden geri döndüler.
Gazi Mahallesi esnafı ise cenaze nedeniyle saat 11.00-15.00 saatlari arasında kepenk kapattı. Mahalledeki MOBESE kameralarının da güvenlik gerekçesiyle etkisiz hale getirildiği gözlendi. Mahalle alınan tüm bu önlemler ile Karataş’ın cenazesi için hazırlandı. Yine mahallenin pek çok yerinde yol kenarlarına asılmış kızıl bayraklar göze çarpıyordu.
Yürüyüş hazırlıkları...
15 Ağustos günü pek çok kişi sabahın erken saatlerinden itibaren cemevi önünde toplanmaya başladı. Gazi mahallesi halkının yanı sıra farklı illerden gelenler de yine erken saatlerde Cemevi önünde beklemeye başladılar.
Karataş’ın bir gece önce Gazi Cemevi’ne getirilmiş olan cenazesi de hazırlanarak görmek isteyenlerin ziyaretine açıldı. Saat 12.30’a kadar pek çok kişi Karataş’ı ziyaret ederek yiğit devrimciye saygılarını sundu.
Ağırlığını Halk Cephesi’nin oluşturduğu cenazeye pek çok siyasi hareket de katılarak destek verdi. Yürüyüş dergisi satışı sırasında polis tarafından sırtından vurulan ve felç olan Ferhat Gerçek de tekerlekli sandalyesiyle yürüyüşte yer aldı.
12.30: Kortejler oluşturuluyor…
Saat 12.30’da Gazi Cemevi önünde sayısı gittikçe artan kitle buradan yürüyüşün başlayacağı Eski Karakol Durağı’na doğru yürüyüşe geçti. Tören yürüyüşü henüz başlamamış olmasına rağmen Eski Karakola doğru gerçekleştirilen yürüyüş, pankartlar, dövizler ve flamalar ve coşkulu sloganlar eşliğinde gerçekleştirildi. Dursun Karataş’ın büyük boy fotoğrafının taşındığı yürüyüşte, en önde TAYAD’lı Aileler yer aldı. Kortejlerin en önünde sırasıyla “Kahramanlar ölmez halk yenilmez!”, "Dursun Karataş ölümsüzdür!" ve "Bize ölüm yok" pankartları taşındı.
Yürüyüş boyunca ağırlıklı olarak “Önder yoldaş Dursun Karataş!”, “Dursun Karataş ölümsüzdür!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Kim vuruyor, cephe; kimin için, halk için!”, “Titre oligarşi, parti-cephe geliyor” sloganları atılırken “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganı da sıklıkla haykırıldı.
Kitlenin eski karakol önünde toplanarak bekleyişe geçtiği sırada Dursun Karataş’ın naaşı dini tören için Gazi Yeşil Cami’ye götürüldü. Saat 14.00’te gerçekleştirilen cenaze namazının ardından cenaze, nakil aracı ile Eski Karakol’a doğru yola çıktı.
Saat 14.30: Tören başladı...
Saat 14.30’da Dursun Karataş'ın cenazesi Eski Karakol’da toplanan kitlenin yanına getirildi. Karanfillerle bezenmiş tabutunda getirilen Karataş’ı kitlenin büyük bir heyecanla karşıladığı ve karanfiller atarak selamladığı gözlendi.
Cenazenin gelmesiyle birlikte tören başlandı. İlk olarak Dursun Karataş nezdinde tüm devrim şehitleri adına saygı duruşuna geçildi. Saygı duruşunu Halk Cephesi adına Eyüp Baş’ın yaptığı basın açıklaması izledi.
"Sosyalizm bayrağı er ya da geç dalgalanacaktır!"
Sözlerine “Dursun Karataş’ı yitirmenin derin üzüntüsü içindeyiz” diyerek başlayan Baş, Karataş’ın Gazi Mahallesine gömülmesinin anlamından bahsetti. Karataş’ın hayatının ve devrimci kimliğinin anlatıldığı açıklamada düzen cephesinde Karataş hakkında yürütülen karalama kampanyalarına da değinildi.
Açıklama şu sözlerle sona erdi:
"Ve inanıyoruz ki, şimdi o şehit yoldaşlarıyla birlikte halkımızın bağrında rahat ve huzur içinde uyumaktadır. Ektiği tohumların boşa gitmeyeceği ve boy vereceği inancını taşımaktadır. Sen rahat uyu büyük insan! Gözün arkada asla kalmasın! Ağlamayacağız! Ağlamak sıradanlaştırır bizi! Acımızı emek ve cüretin örs ve çekicinde dövüp yolumuza daha güçlü devam edeceğiz. Elbette umudun gerçek olacak! Sosyalizm bayrağı bu ülkenin burçlarında er veya geç mutlaka dalgalanacaktır."
Mezarlığa doğru yürüyüşe geçildi
Konuşmanın ardından en önde ses aracı ve Karataş'ın resmiyle beraber yürüyüşe geçildi. TAYAD’lı ailelerin en önde yürüdüğü kortejde, TAYAD’ın arkasında Karataş’ı taşıyan cenaze aracı yer aldı. Kortejde kızıl bayrakların yanı sıra Dursun Karataş’ın fotoğrafından hazırlanan dövizler de taşındı. Coşkulu sloganlar eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş boyunca çevrede biriken ve evlerinden töreni izleyen halka da “umudun korteji” ne katılma çağrıları yapıldı. Pek çok kişi alkışlarla yürüyüşe desteklerini sundu.
Saat 16.00 sıralarında kitle Gazi Karakolu’nun önüne geldi. Burada katil sürüsünü hedefleyen sloganlar daha gür ve öfkeli haykırılarak mezarlığa doğru yürüyüşe devam edildi. Karakol’un içine yığınak yaptığı gözlenen kolluk kuvvetleri kortejleri uzaktan izlemek ile yetindiler.
Mezarlığa gelindiğinde Karataş’ın naaşı omuzlara alınarak defnedileceği mezara taşındı. Bu sırada pek çok kişi ellerindeki karanfilleri omuzlarda taşınan tabuta attılar. Cenazenin getirilmesi sırasında iki militan mezarın başında DHKP ve DHKC flamaları açtı.
Defin işlemlerinin tamamlanmasının ardından mezar başında dini tören gerçekleştirildi. Dini törenin ardından ise anma etkinliğin ikinci bölümüne geçildi.
Halkın hangi değerini öldürebildiler ki?
Mezar başında Karataş ve devrim şehitleri için yeniden saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından Ahmet Kulaksız konuşma yapmak üzere kürsüye çıktı. Ölüm orucu şehitleri Canan ve Zehra Kulaksız'ın babası Ahmet Kulaksız mezar başında yaptığı coşkulu konuşmasıyla, Karataş'ın Canan ve Zehra gibi militanları yetiştiren değerli bir devrimci olduğunu söyledi. Kulaksız, Karataş’ın Cananlar’ın, Zehralar’ın ve Mahir Çayanlar’ın toprağına uğurlandığını söyledi.
Program, "Güneşe Akın" şiiriyle sürdü. Mezar anmasındaki konuşmalarda sonraki söz ise TAYAD Başkanı Mehmet Güvel'in oldu. Güvel yaptığı konuşmada, "Düşmanların boşuna sevinmesin, ölmedin. Bugüne kadar halkların hangi değerini yok edebildiler ki! Mahir Çayan'ı, Deniz Gezmiş'i, İbrahim Kaypakkaya'yı öldürebildiniz mi? Che'yi öldürebildiniz mi?" diye sorarak Karataş'ın ölmediğini söyledi. Konuşması "Karataş vefanın, bağlılığın, özverinin, kararlılığın, cüretin ve umudun adıdır." sözleriyle son buldu.
Anma töreni Grup Yorum'un söylediği devrimci türkü ve marşlarla son buldu. Bu bölümde "Bize ölüm yok!", "Haklıyız kazanacağız!", "Rebel" marşları söylendi. Program, DİP Girişimi, PKK Parti Meclisi ve Mücadele Birliği Platformu'nun mesajlarının okunmasıyla son buldu.
Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde baştan sona coşku ve öfke hâkimdi. Karataş’ı uğurlamak için kızıl bayraklar ile Gazi sokaklarını dolduran binlerce kişi Karataş’ı yaşatmanın onun mücadelesini yaşatmak olduğu bilincini hep bir ağızdan burjuva iktidarına karşı haykırdılar. Ömrünün 38 yılını tereddütsüzce devrime adamış değerli devrimci “Öndere selam savaşa devam!” sloganıyla, kızıl bayrak denizinin ortasında ölümsüzlüğe uğurlandı.
Kızıl Bayrak / İstanbul