28.09.2008 18:54
“Zafere On yıldız” İzmir'de anıldı!
(28.09.08) - İzmir’de Eylül ayında gerçekleştirilen Buca, Diyarbakır ve Ulucanlar katliamları bir hafta boyunca gerçekleştirilen eylemlerle lanetlendi. Ulucanlar şehitleri ise bugün TKİP MK üyesi Habip Gül’ün Helvacı Köyü’ndeki mezarı başında anıldı.
Sermaye devleti bu yıl da Ulucanlar anmasına katılımı engellemek için çeşitli yöntemler kullandı. Helvacı Köyü’ne gidecek araçların saat 10:00’da DTP il binası önünde toplanacağı biliniyordu. Kolluk güçleri araçları tehdit ederek geri gönderdi. Devrimci güçlerin kararlılığı devletin bu hamlesini boşa düşürdü. Yeni araçların bulunması uzun sürmedi. Kolluk güçlerinin bu keyfi tutumu sadece anmanın biraz gecikmeli olarak başlamasına neden oldu.
Araçlar Helvacı Köyü’ne doğru yola çıktıktan bir süre sonra jandarmanın yürüyüş yaptırmayacağı, doğrudan mezar başına izin vereceği, kitleyi araçlardan dahi indirmeyeceği vb. yönlü haberler ulaştı. Ancak bu keyfi tutum da boşa çıkarıldı.
Yürüyüşte öfkeli sloganlar haykırıldı!
Araçlar köyün girişinde herhangi bir engelleme ile karşılaşmadı. Kolluk güçleri yürüyüşü boşa düşürmek amacıyla arama noktasını mezarlığın önüne kadar çekmişlerdi. Devrimci güçler köyün girişinde araçlarından inerek kolluk güçlerinin bu hamlesini de boşa düşürdüler.
Mezarlık girişinde pankartlar açıldı, kortejler oluşturuldu. Yürüyüş coşkulu sloganlarla başladı. Kitle hep bir ağızdan tüm öfkesiyle devletten hesap sordu, devrimci irade ve kararlılığı selamladı.
En önde “Buca-Diyarbakır-Ulucanlar hapishane katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız! Hesabını soracağız!” yazılı ortak pankart taşındı. Ardından Habip, Ümit, Hatice yoldaşların fotoğraflarının olduğu “Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmezdir!” şiarının olduğu pankartın yanı sıra Ulucanlar’da katledilen 10 yiğit devrimcinin fotoğrafları taşındı.
Habip Gül’ün mezarı başında kitleyi bekleyen aile, kortejleri karşılamak için mezarlık girişine doğru geldi. Karşılıklı atılan sloganların ardından aile korteje katıldı.
“Devrim kazanacak, biz kazanacağız!”
Habip Gül’ün mezarı başına gelindiğinde devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşen tüm devrim şehitleri anısına saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra ortak metin okundu. Zindanlarda gerçekleştirilen katliamların devrimci tutsakları ve iradeyi teslim almak amaçlı olduğu ifade edildi. Devrimci tutsakların egemenlerle girdikleri irade savaşını her seferinde kazandıkları dile getirildi. Ulucanlar’da devletin sergilediği vahşet teşhir edildi. Katliamın işçi ve emekçilere yönelik saldırılardan bağımsız olmadığı söylendi. Devletin yalanlarla girdiği Ulucanlar’da devrimcilerin ölümüne direnişiyle karşılaştığı dile getirildi.
Devrimci tutsakların direnişi şu sözlerle ifade edildi, “Devrimci tutsaklar, Denizler’den Mahirler’den, İbrahimler’den devralınan direniş, devrimci dayanışma ve hesap sorma geleneğini yaşattılar bir kez daha. Ölümsüzler kervanına katılan ilk devrimci sloganlarla uğurlandı. Zafer’in devrime olan inancını simgeleyen zafer işareti, Habip’in aldığı öldürücü kurşun yarasından sonra ‘beni Parti bayrağına gömün’ sözleriyle perçinlendi. Önder, ağır yarasına rağmen ‘beni bırakın işinize bakın’ diyecek kadar bağlıydı davasına. Ahmet gaz bombalarını geri fırlatırken düşmana, hep birlikte halaya durdular kurşunlar altında.”
Katliamın sorumlularının devlet tarafından korunduğu ifade edildikten sonra açıklama şu sözlerle sona erdi, “Zafere olan inancımızla ölümü hiçe sayanların mücadelesini yaşatmaya devam edeceğiz. bir kez daha ilan ediyoruz ki, devrim kazanacak, biz kazanacağız!”
“Ulucanlar’da dayanışma ve kararlılık vardı!”
Daha sonra Ulucanlar’da şehit düşen devrimcilerin hayatlarını anlatan metin okundu. Ardından Ulucanlar katliamına ve direnişine tanıklık eden Filiz Gülkokuer bir konuşma yaptı. Gülkokuer, Ulucanlar’da yaşanan devrimci dayanışmanın öncesinde, katliamda ve direnişte de öne çıktığını dile getirdi. Ulucanlar’ın devrimci direniş ve kararlılığın en anlamlı örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Şehit düşen tutsaklara dair anlatımlarda bulundu.
Anma şiir ve müzikten oluşan bir sunumla sona erdi. Habip Gül’ün sevdiği bir türkü söylendi.
Anma sonrası aileye ziyaret gerçekleşti!
Anmanın ardından aileye ziyaret planlanmıştı. Geçen yıl da benzer bir program hazırlanmıştı. Ancak kolluk güçlerinin engellemesi nedeniyle gerçekleşememişti. Bu yıl bu mevzi kazanıldı. Anma programının ardından kitle araçlara binerek aileyi ziyarete gitti.
İçilen çayların ardından aileyle kısa bir sohbet gerçekleşti. Sohbette bu yıl ziyaretle bir mevzi daha kazanıldığı vurgulandı. Aile de ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kapılarının her zaman açık olduğunu belirtti. Habip Gül’ün mezarına yönelik saldırının ardından yaşanan sahiplenmeden duydukları mutluluğu dile getirdi, Parti’nin varlığını hissettiklerini söyledi.
Eylemi örgütleyen bileşenler de duygu ve düşüncelerini belirten kısa konuşmalar yaptılar. Habip Gül’ün yaşamına dair aileye soru sordular.
Anma boyunca eylem canlı ve coşkulu geçti. Öfkeli sloganlar anma boyunca hiç susmadı. Eylemde “Katil devlet hesap verecek!”, “Devrimci irade teslim alınamaz!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz!”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Yaşasın Ulucanlar direnişimiz!”, “Ulucanlar katliamının hesabını soracağız!”, “İçerde, dışarıda hücreleri parçala!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!” sloganlarının yanı sıra Ulucanlar şehitlerinin adları okunarak “Yaşıyor!” sloganı atıldı.
Eylemi BDSP, Alınteri, ESP, Kaldıraç, Köz, Mücadele Birliği Platformu, Partizan örgütledi. İHD İzmir Şubesi katılarak destek verdi. Eyleme 100 kişi katıldı.
Kızıl Bayrak / İzmir